BLOG

Sensörlerden silolara: Yapay zekâ, yem üretiminde otonom bir gelecek vaat ediyor

16 Nisan 20265 dk okuma





Aidan Connolly
AgriTech Capital



Camila Ulloa
Purdue University


Yapay zekâ, yem şirketlerinin formülasyon, tedarik ve fabrika operasyonlarını yönetme biçimini yeniden şekillendirmeye başlıyor. Asıl fırsat, yalnızca yeni dijital araçları benimsemek değil; yem fabrikalarından, hammadde piyasalarından ve hayvan performansından elde edilen verilerin birlikte çalışabilmesi için karar sistemlerini yeniden tasarlamaktır.

Yapay zekâ, yem endüstrisine sessiz ama istikrarlı bir şekilde giriyor. Yem formülasyon yazılımları, hammadde ikamelerini gerçek zamanlı olarak değerlendiriyor. Fabrika kontrol sistemleri büyük hacimli operasyonel veri kümeleri üretiyor. Sensörler, üretim sistemleri genelinde hayvan performansını ve besleme davranışını izliyor. Pek çok yem şirketi için bu teknolojiler hâlâ deneysel görünse de dönüşüm çoktan başlamıştır. Yem fabrikalarında ve çiftliklerdeki silolardaki yem miktarını tahmin etmek amacıyla yem bunkeri sensörlerinin yaygın biçimde benimsenmesi, ikna edici bir finansal gerekçe sunulduğunda benimsemenin ne kadar hızlı gerçekleşebildiğini gösteriyor. Asıl dönüşüm, yeni dijital araçların sahneye çıkmasından değil; yem şirketlerinin karar alma biçimlerindeki köklü değişimden kaynaklanıyor.

YEM ENDÜSTRİSİ YAPAY ZEKÂ İÇİN NEDEN BİÇİLMİŞ KAFTAN

Yem endüstrisi her zaman biyoloji, mühendislik ve dalgalı emtia piyasalarının kesişim noktasında faaliyet göstermiştir. Beslenme uzmanları, formülasyon maliyetlerini hayvan performansıyla dengeler. Tedarik ekipleri, öngörülemeyen tahıl ve protein piyasalarında yollarını bulmak zorundadır. Fabrika yöneticileri, enerji tüketimini ve iş akışını kontrol altında tutarken tutarlı ürün kalitesini de sürdürmek durumundadır. Bu karmaşıklık, yem üretimini hayvancılık sektörünün en veri yoğun alanlarından biri hâline getirmektedir.

Yapay zekâ, bu veri akışlarını geleneksel yönetim sistemlerinin hiçbir zaman yapamadığı biçimde birbirine bağlama kapasitesi sunuyor. Her yem fabrikası her gün büyük hacimli bilgi üretiyor: üretim kapasitesi, hammadde envanterleri, formülasyon düzenlemeleri, enerji tüketimi ve müşteri talebi. Yem fabrikalarındaki modern otomasyon sistemleri, üretim süreçlerini izlemek ve gerçek zamanlı operasyonel veri üretmek için giderek artan ölçüde PLC ve SCADA teknolojilerine dayanıyor. Öte yandan çiftçiler de hayvan büyüme hızları, yem tüketimi ve sağlık durumuna ilişkin ek veriler üretiyor. 

Tarihsel olarak bu veri kümelerinin büyük çoğunluğu parçalı kalmıştır. Beslenme yazılımları tedarik sistemleriyle doğrudan entegre olmayabilir. Fabrika kontrol platformları, tedarik zinciri planlama araçlarından bağımsız çalışır. Çiftliklerde toplanan veriler, üretimi etkileyecek kadar hızlı biçimde formülasyon kararlarına nadiren yansır. Yapay zekâ, kuruluşların birden fazla değişkeni eş zamanlı olarak analiz etmesine ve geleneksel sistemlerin çoğunlukla gözden kaçırdığı örüntüleri tespit etmesine imkân tanıyarak bu dinamiği değiştiriyor. FAO'nun da belirttiği üzere yapay zekânın gücü, karmaşık veri kümelerindeki ilişkileri saptama ve tarım-gıda sistemlerinde daha hızlı ve daha bilinçli kararları destekleme kapasitesinden kaynaklanmaktadır.

Hammadde piyasaları somut bir örnek sunmaktadır. Yem tedarik ekipleri, mısır, soya küspesi ve diğer emtialardaki fiyat dalgalanmalarına sürekli tepki vermek zorundadır. Yapay zekâ sistemleri, piyasa sinyallerini formülasyon kısıtlamaları ve hammadde mevcudiyetiyle birlikte analiz ederek ikame stratejilerini çok daha hızlı değerlendirebilir.

Üretim verimliliği bir diğer fırsatı temsil etmektedir. Yem fabrikaları, küçük verimsizliklerin zamanla önemli maliyet farklılıklarına dönüştüğü karmaşık mekanik sistemler işletmektedir. Yapay zekâ, üretim hatları genelindeki verileri analiz ederek ekipman performansı, duruş süreleri ve enerji kullanımıyla ilgili örüntüleri belirleyebilir. 

Bununla birlikte yem endüstrisinde benimseme düzeyi hâlâ dengesizdir. Pek çok kuruluş, yapay zekâya bir yönetim dönüşümü olarak değil, teknolojik bir yükseltme olarak yaklaşmaya devam etmektedir. Yeni araçlar kurulsa da kuruluşun karar yapısı değişmeden kalmaktadır. Doldurulmayan bu boşluk büyük önem taşımaktadır.


TEKNOLOJİ DENEYİNDEN YÖNETİM STRATEJİSİNE

Dönüştürücü teknolojiler, çevrelerindeki sistem de birlikte evrilmedikçe nadiren tam potansiyellerini ortaya koyabilir. Tarih, bu konuda aydınlatıcı bir analoji sunmaktadır. Japonya, 1960'larda Shinkansen hızlı trenini hayata geçirdiğinde başarı yalnızca daha hızlı bir tren inşa etmekten kaynaklanmadı. Tüm demiryolu ağının değişmesi gerekti. Raylar, sinyalizasyon sistemleri ve operasyonel planlama, yüksek hızları destekleyecek biçimde yeniden tasarlandı. Yapay zekâ, yem endüstrisi için benzer bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Yönetim süreçlerini dönüştürmeden yapay zekâ araçları kurmak, hızlı treni geleneksel rayların üzerine yerleştirmeye benzer. Deneyselliğin ötesine geçmek isteyen yem şirketleri için net bir uygulama stratejisi zorunlu hâle gelmektedir. 

Tarım-gıda sistemlerinde yapay zekâ benimsemesini inceleyen son çalışmamızda, bu geçişi yöneten kuruluşlar için pratik bir çerçeve önerdik. Bu yaklaşımı DRIVE kısaltmasıyla tanımlıyoruz.

  • Önce veri. Yapay zekâ, güvenilir ve birbirine bağlı bilgiye dayanır. Hammadde tedarik sistemleri, yem formülasyon yazılımları, fabrika operasyon verileri ve lojistik platformları, işletme genelinde bilgi paylaşmalıdır.
  • Amaçlı pilot uygulamalar yürütün. Yapay zekâ girişimleri, fiyat dalgalanmaları sırasında hammadde ikamelerini optimize etmek veya öğütme verimliliğini artırmak gibi açıkça tanımlanmış operasyonel sorunlarla başlamalıdır.
  • İç kapasite önemlidir. Yapay zekâ, uzmanlığın nasıl uygulandığını değiştirir. Beslenme uzmanları, mühendisler ve tedarik uzmanları giderek hesaplama yapmaktan modelleri yorumlamaya ve kararları yönlendirmeye doğru bir geçiş yaşamaktadır.
  • VIP'ler muaf değildir. Üst düzey yönetim, yapay zekâyı teknik bir deney olarak değil stratejik bir öncelik olarak ele almalıdır.
  • Şimdi harekete geçin. Sistemleri devreye alan, onlardan öğrenen ve başarılı pilot uygulamaları ölçeklendiren kuruluşlar, rakiplerin taklit etmekte güçlük çektiği yetkinlikler inşa eder.


YEM ŞİRKETLERİ İÇİN STRATEJİK FIRSAT

Yem endüstrisi açısından sonuçlar, operasyonel verimliliğin çok ötesine uzanmaktadır. Yem, hayvancılık üretiminde en büyük maliyet kalemi olmayı sürdürmektedir. Yem verimliliğindeki küçük iyileşmeler bile tüm protein tedarik zincirinde anlamlı kazanımlar sağlayabilir. Yapay zekâ, bu karmaşıklığı yönetmek için yeni araçlar sunmaktadır. Gelişmiş modeller, şartlar değiştikçe beslenme uzmanlarının rasyon stratejilerini iyileştirmesine yardımcı olmak amacıyla hammadde piyasalarını, hayvan performansını ve çevre şartlarını eş zamanlı olarak değerlendirebilir. Bunların hiçbiri insan uzmanlığının önemini ortadan kaldırmaz.

Yem endüstrisi her zaman bilimsel bilgiyi pratik tecrübeyle bir araya getirmiştir. Yapay zekâ bu yetkinliklerin yerini almaz. Aksine, gizli kalabilecek örüntüleri ortaya çıkararak onları güçlendirir. En fazla ilerleme kaydeden şirketler yalnızca yeni yazılımlar benimsemiyor. İş akışlarını yeniden tasarlıyor ve yapay zekâyı karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası hâline getiriyorlar.

Yem endüstrisi liderlerine yönelik esas mesele, yapay zekânın sektörü etkileyip etkilemeyeceği değildir. Bu noktadaki esas mesele, kuruluşların tam potansiyelini yakalamak için operasyonlarını yeniden tasarlamaya hazır olup olmadığıdır. Demiryollarında hızlı tren, çevresindeki tüm sistemin birlikte evrilmesiyle başarıya ulaştı. Yem endüstrisinde yapay zekâ benzer imkânlar sunuyor. Ancak en fazla fayda sağlayacak şirketler, bilginin nasıl aktığını, kararların nasıl alındığını ve teknolojinin sistemi yürüten insanları nasıl desteklediğini yeniden düşünmeye hazır olanlardır.

YAZAR HAKKINDA

AgriTech Capital’ın kurucusu Aidan Connolly, Forbes tarafından "gıda/yem/çiftlik fütüristiği" olarak nitelendirilmektedir. Şu ana dek dört dilde yayımlanan "Tarımın Geleceği" adlı kitabın ve tarım-gıda sistemlerinde yapay zekâya ilişkin güncel bir white paper’ın yazarıdır.

Camila Ulloa, Tarım Ekonomisi alanında Yüksek Lisans derecesiyle Purdue Üniversitesi'nde Araştırma Asistanı olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda AgriTech Capital'de küresel tarım-gıda tedarik zincirleri boyunca tarım teknolojisi şirketlerinin pazar ve rekabet analizini yürütmektedir.

Kapak Dosyası Kategorisindeki Yazılar
15 Mart 20237 dk okuma

Küresel buğday piyasası, 21. yüzyılın en büyük savaşında barut fıçısının üzerinde oturuyor

14 Ekim 201616 dk okuma

Hayvan Yemi Üretim Fabrikamı Dönüştürmem Gerekiyor YARDIM!

Uygun otomasyon, donanım birkaç yılda değiştiğinde bile yazılımın tamamen değişmek zorunda olmayaca...