BLOG

Avrupa yem pazarı yol ayrımında: Düzenleme, hastalık ve küresel arz baskıları

16 Şubat 20266 dk okuma







Nanditha Kinavoor Madathil
Yardımcı Fiyat Muhabiri
S&P Global Energy

Avrupa yem pazarı, düzenleyici gelişmeler, hayvan hastalığı riskleri ve küresel arz dinamiklerindeki değişimlerin etkisiyle 2025/26 sezonunu artan bir belirsizlik ortamında geçiriyor. AB Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü’nün ertelenmesi fiyatlar açısından geçici bir rahatlama sağlarken, Afrika Domuz Vebası ve kuş gribi talep ve piyasa algısı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Avrupa yem pazarı, düzenleyici belirsizlikler ve yeniden ortaya çıkan hayvan hastalığı salgınlarının etkisiyle artan baskı altında 2025/26 pazarlama yılına girdi. AB Ormansızlaşmayı Önleme Tüzüğü (EUDR) ve Afrika Domuz Vebası (ASF) olmak üzere, iki temel unsur fiyat hareketlerine yol açtı, ticaret akışlarını sekteye uğrattı ve alıcı güvenini zayıflattı. Bu gelişmeler, önümüzdeki dönemde zorlu bir yılın sinyallerini veriyor.


EUDR: DÜZENLEMEDE ERTELEME RAHATLAMA SAĞLADI ANCAK BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Piyasa katılımcıları, EUDR’nin 26 Kasım 2025’te ertelenmesini genel olarak olumlu karşıladı; uygulama takvimi 2026’ya kaydırıldı. Hollanda merkezli bir trader, “Bir yıl daha ertelenmiş olması iyi bir haber,” dedi. Ancak trader’lar, düzenleyici gelişmelerin fiyat oynaklığını tetiklemeye devam etmesi sebebiyle piyasa algısının temkinli kaldığını belirtti.

29 Ekim’de Avrupa Komisyonu’nun EUDR’nin Aralık ayında yürürlüğe gireceğini teyit etmesinin ardından, Avrupa soya küspesi piyasalarında fiyatlar güçlendi. Platts tarafından değerlendirilen FOB Hollanda fiyatı ton başına 30 Euro artarak 336 Euro’ya yükselirken, EXW Barselona fiyat değerlendirmesi 27 Euro artışla 342 Euro oldu. Kasım ayında ise Avrupa Parlamentosu’nun uygulamanın Aralık 2026’ya ertelenmesi yönünde oy kullanmasının ardından fiyatlar tersine döndü; FOB Hollanda 16 Euro gerilerken, EXW İspanya 17 Euro düştü.

Piyasa kaynakları, bir ay içinde yaşanan %14’lük fiyat dalgalanmasının birçok katılımcının spot piyasa faaliyetlerinden geri durmasına yol açtığını söyledi. Bir başka Hollandalı trader, “Bir rahatlama var ama gelecek yılın ne getireceğine dair kaygı da sürüyor,” dedi. Katılımcılar, uygulama takvimine ilişkin belirsizliğin ticari davranışları etkileyen temel faktörlerden biri olmaya devam ettiğini vurguladı.

Güncellenen takvime göre EUDR kademeli olarak uygulanacak. Büyük ve orta ölçekli işletmelerin 30 Aralık 2026’ya kadar, küçük ve mikro işletmelerin ise 30 Haziran 2027’ye kadar uyum sağlaması gerekecek.

Güney Amerika, son beş yılda ithalatın %52’sinden fazlasını karşılayan Brezilya öncülüğünde, AB’nin en büyük soya küspesi tedarik bölgesi olmayı sürdürüyor. Piyasa katılımcıları, EUDR uyum gerekliliklerinin özellikle izlenebilirlik sistemleri ve ormansızlaşmasız sertifikasyon şartları açısından Güney Amerikalı ihracatçılar için operasyonel zorluklar yaratabileceğini belirtti.


ASF VE KUŞ GRİBİ: YEM TALEBİ İÇİN YAPISAL RİSKLER

Hayvan hastalıkları, 2025 boyunca birçok AB ülkesini etkileyen ASF sebebiyle Avrupa yem sektörünü baskılamaya devam ediyor. Piyasa katılımcıları, ASF’nin özellikle İspanya’nın Katalonya bölgesi gibi başlıca domuz üretim merkezlerinde, domuz eti ve yem sektörleri için temel bir risk unsuru olmaya devam ettiğini söyledi.

AB’nin en büyük domuz eti ihracatçısı olan İspanya, piyasa katılımcılarına göre 28 Kasım 2025’te bir salgın bildirdi. 2026’nın başlarında ise yaban domuzu popülasyonlarında yeni vakalar rapor edildi. Bu gelişmeler, yem ve domuz eti piyasalarında endişeleri yeniden artırdı.

İspanya yem sektöründe faaliyet gösteren piyasa katılımcıları, kısa ve orta vadede daha düşük yem talebine hazırlık yaptıklarını söyledi. Etkinin büyüklüğü henüz tam olarak netleşmemiş olsa da, yem fabrikaları Platts’a yaptıkları açıklamada 2026 için yem hammaddesi alımlarını “ertelediklerini” ifade etti.

Bir yem fabrikası, “ASF, 2026 yem talebini potansiyel olarak törpülüyor. Domuz eti ihracat talebi ortadan kalkarsa, yem talebi de daralır,” değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşın bazı piyasa katılımcıları, genel piyasa yapısının görece istikrarlı kaldığını belirtti. İspanya’nın ASF salgınlarını yönetme konusunda tecrübeli olduğu, ayrıca büyük domuz eti ithalatçılarının giderek daha fazla bölgeselleştirme uygulamalarına yöneldiği, bunun da yerel hastalık vakalarının ticaret üzerindeki etkisini sınırlamaya yardımcı olduğu ifade edildi.

Aynı zamanda Avrupa’nın kanatlı sektörü, kuş gribinden kaynaklanan tekrarlayan zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Piyasa katılımcıları, salgınların birçok ülkede üretim döngülerini aksattığını, bunun da yem piyasalarında temkinli bir havaya ve sınırlı tedarik faaliyetlerine yol açtığını söyledi.


AB TİCARET ANLAŞMALARININ YEM PİYASALARINA ETKİSİ SINIRLI

Sektör kaynaklarına göre, AB ile Mercosur ülkeleri arasında ve AB ile Hindistan arasında imzalanan son ticaret anlaşmalarının soya küspesi piyasası üzerinde doğrudan etkisi sınırlı kaldı.

Bir piyasa uzmanı, “Bu ticaret anlaşması, artık uygulanmayan bir tarife engelini ortadan kaldırmıyor. Brezilya ve Arjantin onlarca yıldır Avrupa’nın ana tedarikçileri,” dedi.

Piyasa katılımcıları, AB–Mercosur anlaşmasının soya fasulyesi ve soya küspesi için mevcut tarife yapılarını, arz hacimlerini ya da tedarik modellerini değiştirmediğini; Brezilya ve Arjantin’in zaten uzun süredir kayda değer tarife engelleri olmaksızın AB’nin başlıca tedarikçileri olduğunu belirtti.

Benzer şekilde, AB–Hindistan serbest ticaret anlaşması kapsamında soya fasulyesi ve soya küspesi hassas ürünler olarak sınıflandırılıyor ve serbestleştirme dışında tutuluyor. Piyasa katılımcıları, bunun yem piyasaları üzerindeki doğrudan etkiyi sınırladığını söyledi.


GÜNEY AMERİKA ARZI VE FİYAT DİNAMİKLERİ

Güney Amerika, AB soya küspesi tedarik akışlarında belirleyici konumunu koruyor. AB Komisyonu verilerine göre, son on yılda Brezilya ve Arjantin sırasıyla AB ithalatının %47’sini ve %39’unu karşılarken, Hollanda ve İspanya başlıca ithalat merkezleri olmaya devam etti.

Brezilya’nın rekabetçi fiyat yapısı, AB’nin tedarik stratejilerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Bu sebeple Brezilya’daki fiyat hareketleri, doğrudan Hollanda fiyatlarını etkiliyor.

Brezilyalı tahıl ihracatçıları birliği ANEC, 13 Ocak’ta Ocak ayı soya fasulyesi ihracat tahminini 3,73 milyon tona yükseltti; bu rakam, ay bazında şimdiye kadar kaydedilen en yüksek seviye olacak. Bol Brezilya arzına yönelik beklentiler Avrupa piyasalarını baskılarken, Platts tarafından değerlendirilen Hollanda soya küspesi fiyatları sert düşüş kaydetti. Son USDA raporunun yayımlanmasının ardından, Brezilya’da rekor bir soya fasulyesi hasadı beklentilerini pekiştirmesiyle birlikte piyasa algısı daha da aşağı yönlü hale geldi.

Piyasa katılımcıları, Mart–Nisan dönemi fiyatlarının gerilediğini ve alıcıların bekle-gör tutumunu sürdürdüğünü söyledi. Alıcılara göre piyasa henüz bir taban bulmuş değil ve aşağı yönlü hareket beklentisi devam ediyor.

Platts, 19 Ocak’ta Şubat–Mart yüklemeli FOB Hollanda soya küspesi fiyatını 313,25 Euro/ton olarak değerlendirdi. Bu, haftalık bazda 10,75 Euro düşüşe işaret ederek arz taraflı aşağı yönlü piyasa algısını yansıttı.

MISIR VE YEMLİK TAHIL PİYASASINDA DEĞİŞİMLER

AB mısır ithalat kalıpları değişmeye devam ediyor. Ukrayna lider tedarikçi konumunu korurken, Brezilya ikinci sırada yer alıyor. Ancak 2025/26 sezonunda, piyasa katılımcıları ithalat hacminin daha büyük bir bölümünün, Ukrayna’daki savaşla bağlantılı süregelen lojistik engeller sebebiyle Brezilya’ya kaydığını belirtti.

İspanya’da piyasa katılımcıları, buğday fiyatlarının artmasına ve mısır fiyatlarının gerilemesine rağmen, buğdayın yem rasyonlarında rekabetçiliğini koruduğunu söyledi. Fiyat farkı, buğdaydan mısıra anlamlı bir ikameyi teşvik edecek kadar açılmadı. S&P Global Energy CERA analistleri, istikrarlı fiyat ilişkilerinin yem formülasyonlarında buğday kullanımının sürmesini desteklediğini ifade etti.

Madrid merkezli bir piyasa katılımcısı Platts’a, “Buğday ile mısır fiyatlarının yakınsamasıyla talep buğdaya kayıyor.” yorumunda bulundu.

Benzer bir eğilim İtalya’da da gözlemlendi. Piyasa katılımcıları, buğdayın yem rasyonlarında mısıra kıyasla daha rekabetçi fiyatlara sahip olması sebebiyle yemlik buğday talebinin arttığını belirtti.

Avrupa yem pazarı, 2026’ya piyasa katılımcılarının işaret ettiği çok sayıda yapısal etki eşliğinde girdi. Bunlar arasında EUDR’ye ilişkin düzenleyici belirsizlik, ASF ve kuş gribinden kaynaklanan ve devam eden hayvan hastalığı riskleri, Ukrayna ile bağlantılı lojistik aksamalar ve Güney Amerika arz şartlarındaki değişimler yer alıyor.

Piyasa kaynakları, bu unsurların Avrupa yem sektöründe fiyat dinamiklerini, ticaret akışlarını ve tedarik davranışlarını şekillendirdiğini söyledi. Katılımcılar; politik gelişmeleri, hastalık yönetimi önlemlerini, lojistik kısıtları ve Güney Amerika yağlı tohum arz şartlarını piyasa faaliyetlerini etkileyen temel belirleyiciler olarak yakından izlemeyi sürdürüyor.


Özel Dosya Kategorisindeki Yazılar
09 Kasım 20182 dk okuma

YEM İÇİN ALTERNATİF HAMMADDE KAYNAKLARI VE BÖCEK ENDÜSTRİSİ

Gıda sektörü protein açığına çare arıyor. Uluslararası Gıda ve Yem İçin Böcekler Platformu (IPIFF) ...

22 Mayıs 20188 dk okuma

Yem Hammadde Temininde Genel Sorunlar ve Uzun Vadeli Planlamanın Önemi

Yem sanayinin hızla büyüyor olması hepimiz için bir gurur kaynağı. Ancak önümüzde iyi yönetilmesi g...

26 Şubat 20185 dk okuma

Atıkların Sürdürülebilir Yönetimi İçin Katma Değerli Kaynaklar Mühendisliği

Küresel gıda atıklarının artan ölçeği hakkında olumlu bir şey varsa, o da sürdürülebilir geliştirme...