BLOG

Yem üretiminde enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik

21 Temmuz 20263 dk okuma

Kâr marjlarının daraldığı yem endüstrisinde sürdürülebilirlik artık ticari bir tercih değil, ekonomik bir zorunluluk. Feed Planet Temmuz sayısı kapak dosyasında; proses mühendisliğinden akıllı besleme teknolojilerine kadar işletme giderlerini radikal biçimde düşürecek saha odaklı stratejileri masaya yatırıyor.

Küresel gıda arzının en dinamik halkası olan karma yem sektörü; dalgalı hammadde piyasaları ve küresel iklim krizinin getirdiği yeni nesil yasal mevzuatlar kıskacında tarihi bir dönüşümden geçiyor. Bugün endüstrinin ve üreticilerin ana gündemi; yüksek operasyonel gücü korurken, işletme maliyetlerini aşağı çekecek sürdürülebilir modelleri devreye almaktır. Sektör genelinde rekabet avantajının artık yalnızca üretim tonajıyla değil, tüketilen her bir kilovat saatin ve termal enerjinin verimliliğiyle ölçüldüğü yeni bir döneme şahitlik ediyoruz.

Feed Planet dergisi olarak, endüstrinin kalbindeki bu sancılı arayışın, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların ve üreticilerin omuzlarındaki maliyet yükünün son derece farkındayız. Fabrikalarda hammadde tedarikinden sonra en büyük gider kalemini oluşturan elektrik ve termal enerji tüketimi, artık sadece çevresel bir sorumluluk değil, doğrudan bir hayatta kalma ve küresel pazarda var olabilme mücadelesidir. İşte tam da bu ticari ve ekolojik gereksinimleri görerek, Temmuz sayımızda “Yem Üretiminde Enerji Verimliliği ve Karbon Ayak İzini Azaltma Stratejileri” başlığını kapak konusu olarak masaya yatırıyoruz. Buradaki amacımız, körü körüne yapılan yatırımlar yerine, işletmelere en yüksek yatırım geri dönüşünü (ROI) sağlayacak mühendislik ve besleme optimizasyonlarını sektörle paylaşmak.

Bu ay kapak dosyamızı, genel geçer teorilerin ötesine geçerek fabrikalarda hemen uygulanabilecek, veri temelli ve somut çözümler sunan iki güçlü aktörün ufuk açıcı çalışmalarıyla yapılandırıyoruz. Dergimizde üç sayı boyunca sürecek kapsamlı bir rehber niteliğindeki yazı dizisine başlayan Pusulay Mühendislik’ten Mustafa Yılmaz, serinin bu ilk makalesinde fabrikaların en yoğun elektrik tüketen noktaları olan öğütme ve peletleme hatlarındaki mekanik optimizasyonları inceliyor. VFD (frekans konvertörü) kullanımı, hava yardımlı aspirasyon sistemleri ve rasyon kompozisyonunun peletlenebilirliğe etkisini somut saha denemeleriyle ortaya koyan bu çalışma, doğru proses yönetimi ve veri odaklı kararlarla fabrikalarda %15 ila %30 arasında toplam enerji tasarrufunun nasıl mümkün olduğunu teknik verilerle kanıtlıyor.

Kapak dosyamızın vizyoner tamamlayıcısı olarak Trouw Nutrition Türkiye’den Sedat Gezen ise sektöre bütünsel bir perspektif kazandırıyor. Sürdürülebilirliği “Tarladan Sofraya” uzanan makro bir tedarik zinciri olarak ele alan makale; onarıcı tarım uygulamalarından yeşil lojistiğe, fabrikalardaki GES entegrasyonundan geviş getiren hayvanlarda enterik metan salınımını doğrudan %10›a kadar azaltan akıllı katkı ve hidroksi iz mineral teknolojilerine kadar uzanan ekolojik ve ekonomik eylem planını okurlarımıza sunuyor.

Farklı uzmanlık alanlarından gelen ve birbirini kusursuz şekilde tamamlayan bu değerli makaleler, yem fabrikalarında enerjiyi ve karbon emisyonunu akıllıca yönetmenin reçetesini sunuyor. Fabrikanıza ve işletme vizyonunuza doğrudan değer katacak bu teknik dosyamızı keyifle okumanızı dileriz.

İlgili konular: 

Kapak Dosyası Kategorisindeki Yazılar
24 Mayıs 20216 dk okuma

Ürün kontaminasyonunu ısıl işlemle önlemek

Ürün güvenliği her zaman birinci öncelik olduğundan kontaminasyonu önlemek çok önemlidir. Üreticile...

16 Kasım 20232 dk okuma

Tahıl üretiminin darbe aldığı Avrupa tarımda zorluklarla karşı karşıya

07 Haziran 20227 dk okuma

Isı stresini betain ile yenin