Cemali Toprak
Hayvan Besleme ve Sürü Yönetimi Uzmanı
Dünya genelinde artan hayvansal ürün talebi, ruminant beslemede alternatif protein kaynaklarına olan ilgiyi artırıyor. Siyah Asker Sineği (BSF) larvaları, yüksek protein ve yağ içeriği, dengeli amino asit profili ve soya fasulyesi küspesi gibi geleneksel hammaddelerin yerine kullanılabilme potansiyeli ile sürdürülebilir ve besleyici bir seçenek sunuyor. Dayanıklılıkları, by-pass özellikleri ve büyüme, sindirim ile bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkileri, onları süt ikame mamaları, başlangıç yemleri ve ruminant rasyonları için umut verici bir bileşen haline getiriyor.

Dünya nüfusunun hızla artması sonucunda insanların hayvansal ürün (örneğin; et, süt, yumurta, peynir, yoğurt vb.) tüketim miktarları da artmaktadır. Hayvansal ürünlere olan tüketim talebinin artması doğal olarak hayvansal üretimde kullanılan ham maddelerin (örneğin; soya fasulyesi küspesi, mısır, arpa vb) tüketim miktarlarının da artmasına neden olmaktadır.
Küresel ısınma ve kuraklık neticesinde dünya da tarımsal ürünlerin üretiminde ciddi azalmalar ve kısıtlamalar yaşanmaya başlandı. Bu nedenle hayvansal üretimde kullandığımız ham maddelerin alternatifi olabilecek yeni nesil ham maddelere ihtiyaç doğmaya başlamıştır.
Böcekler hayvansal ürünlerin üretiminde kullanılan protein kaynaklarının yerini alabilecek değerli protein kaynakları olarak son yıllarda hayvan besleme alanında kullanılmaya başlamıştır.
Hayvan beslemede protein kaynağı olarak kullanılabilecek böcek türleri arasında son dönemde en çok dikkati çeken tür “Siyah Asker Sineği – Black Soldier Fly (Hermetia illucens)” olarak bilinen bir sinek türüdür. Bu türün dikkat çekmesinin en önemli nedenlerinden biri ergin sineğinin beslenmemesi ve dolayısıyla hastalık bulaştırıcı bir vektör olmamasıdır. Diğer bir tercih nedeni de, larvalarının son aşamasında beslenmeyi bırakmalarından kaynaklanan diğer sinek larvalarına göre vücutlarında daha fazla yağ depolayabilme özellikleridir.
Siyah asker sineği (bundan sonraki bölümlerde BSF olarak anılacaktır) tropik ve ılıman iklimlerde yaşayabilen bir türdür. BSF meyveler, sebzeler, gübreler olmak üzere çok geniş bir organik madde tüketim potansiyeline sahiptirler. BSF larvaları ortalama olarak 13-20 mm boyutlara ulaşabilirler.
BSF larvaları uygun besi ortamı sağlandığında 14 günlük bir besi dönemi neticesinde 25 mg’dan 500 mg’a kadar besin maddesi tüketebilir ve 27 mm vücut uzunluğu, 6 mm vücut genişliği ve 220 mg canlı ağırlığa ulaşabilmektedir.
BSF larvaları çok dayanıklıdır. Çok zorlu koşullarda yaşamlarını sürdürebilirler. Örneğin; laktik asit içeren ortamlarda dahi hayatta kalabilme yeteneğine sahiptirler. Bu sayede özellikle genç ruminant hayvanların beslenmesinde antibiyotik büyütme faktörlerinin yerine BSF larvalarının kullanım şansı olmaktadır.

BSF İLE RUMİNANT HAYVAN BESLEMENİN AVANTAJLARI NELERDİR?
Böceklerin protein kaynağı olarak hayvan besleme de kullanılmasının genel olarak avantajları aşağıda sıralanmaktadır;
- Düşük yem dönüşüm oranlarına sahiptirler (Düşük FCR)
- Düşük su tüketimi, gereksinimi
- Kısa sürede besin artıklarından kaliteli protein kaynakları üretebilme potansiyeli
- Düşük sera gazı üretimi ve emisyon değerleri sayesinde çevreye daha az zarar vermeleri
- Yüksek ve kaliteli protein içerikleri
- Dengeli ve yüksek amino asit içerikleri
- Yüksek yağ içerikleri
- Dengeli ve kaliteli yağ asidi kompozisyonları

Yukarıda saydığımız tüm bu avantajlara ek olarak BSF larvası kullanılan rasyonların NDF ve ADF değerleri soya fasulyesi küspesi kullanılan rasyonlara göre daha düşüktür. Yani BSF larvası kullanılan rasyonlar soya fasulyesi küspesi kullanılan rasyonlara oranla daha iyi tüketilebilir ve sindirilebilir.
BSF larvası kullanılan rasyonların NDICP ve ADICP proporsiyonları da soya fasulyesi küspesi kullanılan rasyonlara göre daha üstündür.
In vitro olarak yapılan rumen çalışmalarında BSF larvaları ile besleme neticesinde rumende üretilen amonyak konsantrasyonunun azaldığı tespit edilmiştir.
GELECEKTE HAYVAN BESLEME ALANINDA BSF KULLANIMI NASIL OLACAKTIR?
Hayvansal üretimde gerek besi ve gerekse de süt hayvancılığında en büyük girdi kalemini ve maliyeti yem oluşturmaktadır. Bir hayvancılık işletmesinin üretim maliyetlerinin ortalama %70 ve fazlası yem maliyetleridir. Bu nedenle de hayvancılık sektöründe gerek üretim performansını koruyacak ve gerekse de ekonomik ve sürdürülebilir olacak alternatif protein kaynaklarının üretimi her geçen gün daha da önem kazanmaktadır.
Günümüzde sınırlı oranda kullanılmaya başlanan böcek kaynaklı protein yemleri gelecekte bitkisel kaynaklı protein kaynaklarının yerini almaya aday alternatif yem ham maddeleridir. Ancak böceklerden elde edilen protein kaynakları ile ilgili daha fazla araştırma yapılmasına ve veriye ihtiyaç duyulmaktadır. Gelecekte gerek BSF ve gerekse de kara sinek larvalarının hayvan beslemede kullanım olanaklarının artacağı beklentisi yükselmektedir.
Günümüzde üretilen böcek kaynaklı protein kaynaklarının en büyük sorunlarının başında farklı besi ortamlarının kullanılması neticesinde elde edilen larvaların besin değerlerinin birbirinden çok farklı olmasıdır. Gelecekte bu konuda standardizasyonun sağlanması ve elde edilen böcek kaynaklı proteinlerin besin madde içeriklerinin standart hale gelmesi kullanım alanlarının artmasına fayda sağlayacaktır.
BY-PASS BSF LARVALARI NASIL ELDE EDİLİR?
Hayvan beslemede kullanılan ve by-pass özelliği olan protein kaynaklarının rumende parçalanmaya dirençli oldukları ve bağırsaklarda sindirime uğradıkları için daha fazla yarar sağladıkları artık yadsınamaz bir gerçekliktir.

Ruminant hayvan besleme de kullanılan BSF larvaları da mikro kapsülleme tekniği ile kalsiyum pektinat gibi özel bileşenlerle enkapsüle edilerek yani kaplanarak by-pass özelliği kazanabilirler. Bu sayede by-pass özelliği kazanır ve verime daha fazla katkıda bulunabilirler.
By-pass özelliği kazanmış BSF larvalarının rumende sindirimi neticesinde daha az üre serbest kalır. Bu sayede üre kaynaklı toksikasyon vb olumsuzlukların önüne geçilmesinde yardımcı olur. Bu da rumende bulunan faydalı mikro organizmaların besin maddelerine ulaşımını dengeler ve mikrobiyal protein sentezinin düzene girmesini sağlar.
BSF BESİN MADDE İÇERİĞİ NASILDIR?

Tablo 1. Dondurulmuş BSF Larvaları ve BSF Larva Küspesi Analiz Değerleri

Tablo 2. Dondurulmuş BSF Larvaları ve BSF Larva Küspesi Amino Asit İçerikleri

Tablo 3. BSF Larvaları Yağ Asidi Kompozisyonu
RUMİNANT RASYONLARINDA BSF LARVALARININ KULLANIMI
Ruminant hayvan beslemede BSF’nin;
- Kurutulmuş BSF
- BSF yağı
- BSF küspesi
- BSF dışkısı
- Kitin ve
- BSF larvaları olarak farklı şekillerde kullanımı söz konusudur.
BSF, yüksek esansiyel amino asit, antibakteriyel olarak Lauric Asit ve probiyotik olarak Laktik Asit Bakterileri içeriği nedeniyle ruminant hayvan rasyonlarında kullanıma uygundur.
SÜT İKAME YEMLERİNDE (MAMALARDA) BSF LARVALARININ KULLANIMI
Oğlakların beslemesinde yapılan bir denemede keçi sütü, oğlak maması ve BSF içeren oğlak maması kullanılmıştır. BSF kullanılan oğlak maması 14 günlük yaşta %30 oranında BSF Larvası, yumurta unu, kazein, krema, buğday unu ve vitamin mineralleri içeren bir karışımla hazırlanmıştır.
Bu oğlak maması oğlaklara günde 6-8 defa 5 hafta süre ile verilmiş, daha sonra 8 haftalık yaşa kadar oğlak büyütme yemi ile birlikte verilerek rumen gelişiminin sağlanması hedeflenmiştir.
Deneme sonucunda BSF içeren oğlak maması tüketen oğlaklarda keçi sütüne oranla eşit miktarda kuru madde ve protein tüketimi elde edilmiştir. Ancak BSF içeren oğlak maması tüketen oğlaklarda yağ tüketimi oğlak sütü tüketenlere oranla önemli derecede yüksek olmuştur.
Keçiler yem tüketiminde oldukça hassas hayvanlardır. Bu nedenle BSF içeren oğlak maması tüketen grupta ilk 4 haftalık besleme döneminde keçi sütü ile beslenen oğlaklara göre kısmen tüketim düşmüştür. Bunun nedeni olarak adaptasyon süreci ve yüksek yağ içeriği gösterilebilir. BSF içeren oğlak maması keçi sütüne oranla 5 kat daha fazla yağ içermektedir.
BSF içeren oğlak maması ile beslenen oğlaklarda günlük canlı ağırlık artışı miktarı 157 gr/ gün olarak saptanmıştır.

Oğlaklarda büyütme dönemi sonu canlı ağırlıklarına bakıldığında; keçi sütü ile beslenen oğlaklarda 14 kg canlı ağırlık, BSF içeren oğlak maması ile beslenen oğlaklarda ise 12.5 kg canlı ağırlık tespit edilmiştir.
BSF larvası içeren oğlak maması ile beslenen oğlaklarda herhangi bir fizyolojik olumsuzluk tespit edilmemiştir.
BSF larvası içeren oğlak maması ile beslenen oğlaklarda FCR (yem dönüşüm oranı) 3.67 olarak tespit edilmiştir. Bu oran keçi sütü ile beslemeye göre daha yüksek bir değerdedir.
OĞLAK BÜYÜTME YEMLERİNDE BSF LARVALARININ KULLANIMI
Bu amaçla yapılan denemede kontrol grubu %30 oranında soya fasulyesi küspesi içermekte ve BSF larvası içermemektedir. Deneme 1 grubunda %15 oranında deneme 2 grubunda %30 oranında BSF larvaları oğlak büyütme yemlerinde kullanılmıştır. Deneme 3 ay süreyle sürdürülmüştür.
Yapılan çalışma neticesinde oğlakların fizyolojik ve hematolojik gelişimleri tüm gruplarda benzerlikler göstermektedir. Tüm gruplarda oğlakların beslenmesi neticesinde ortalama 20 kg canlı ağırlığa eriştikleri gözlemlenmiştir.
BSF larvaları gerek amino asit içerikleri ve gerekse de yüksek protein ve yağ içerikleri nedeniyle oğlak büyütme yemlerinde kullanılmaya uygundur.
HAYVAN YEMLERİNDE BSF LARVALARININ KULLANIMI
Böceklerin kabuklarında bulunan kitinin ruminant yemlerinde kullanılması neticesinde; süt üretimi, yem tüketimi ve sindirimi, rumen fermentasyonu, rumen pH, bakteriyel çeşitlilik, büyüme oranı, yün miktarı ve sağmal ineklerde performans verilerinin arttığı gözlemlenmiştir.
BSF larvalarında bulunan Laurik asit antiviral ve antibakteriyel özelliklere sahiptir.
BSF larvalarında bulunan antimikrobiyal peptitler birçok bakteri üzerine etkilidirler ve bakterilerin karşı direnç geliştirme şansları oldukça azdır. Antimikrobiyal peptitler ruminant hayvanlarda büyümeyi destekler, yem sindirimini iyileştirir, bağırsak sağlığını ve bağırsak mikro biyotasını düzenler ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
Böceklerden elde edilen bakterisitler virüs ve fungusların olumsuz etkilerini gidermekte kullanılabilir.

Son dönemde yapılan çalışmalarda böceklerin %10 oranında soya fasulyesi küspesi yerine hayvan beslemede kullanımlarının besleme üzerine negatif bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Bununla beraber rasyonda böceklerin kullanımının pH seviyesini artırdığını görmekteyiz. BSF larvalarının soya fasulyesi küspesi yerine kullanıldığı rasyonlarla beslenen ruminant hayvanlarda rumendeki amonyak miktarında ve sindiriminde azalma gözlenmiştir. BSF larvalarının silaj içeren rasyonlarda da kullanımı gözlemlenmiş ve rumende parçalanma, toplam gaz üretiminin arttığı, ancak rumende metan gazı üretiminin azaldığı gözlemlenmiştir.
SAĞMAL İNEK RASYONLARINDA BSF LARVALARININ KULLANIMI
BSF larvalarının sağmal ineklerde kullanıldığı bir diğer çalışmada bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkilerinin olduğu gözlemlenmiştir.
BSF larva ununun kullanıldığı sağmal ineklerde yapılan bir çalışmada ineklerin verim performanslarının yükseldiği, bağışıklık sisteminin güçlendiği ve süt kalitesinin arttığı gözlemlenmiştir.
BESİ RASYONLARINDA BSF LARVALARININ KULLANIMI
Besilik danalarda BSF larvalarının protein kaynağı olarak kullanıldığı bir diğer çalışmada da kaba yem tüketiminin arttığı ve bu sayede besin maddesi sindiriminin iyileştiği gözlemlenmiştir.
BSF LARVALARININ KULLANIMINDA SAKINCALAR NELERDİR?
Ruminant hayvanların beslenmesinde böceklerin kullanılması “Bovine Spongiform Encephalopathy” (Deli Dana Hastalığı) riski nedeniyle kuşkuyla karşılanmaktadır. Bu nedenle de Avrupa Birliği ülkelerinde bu konuda sınırlamalar getirilmiştir.
RUMİNANT BESLEMEDE BÖCEK KULLANIMINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
İşlenmiş hayvansal proteinlerin kullanımına ilişkin mevzuat dünya genelinde çeşitlilik göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde bu konuda yasaklamalar mevcut iken, gelişmekte olan ülkelerde net bir tavır görülmemektedir.
BSF LARVALARININ KULLANIMINDA SINIRLAMALAR VE GELECEK PERSPEKTİFLERİ
BSF larvalarının besin madde içerikleri oldukça yüksektir. Ancak besin madde içeriği kullanılan larvaların kalitesine, besin ortamının türü ve kalitesine, çevresel etkenlere göre değişiklik gösterebilmektedir. Ayrıca sineklerde bulunan patojenler ve çevresel kirleticilerin etkileri de ruminant hayvanlar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilirler.
Sineklerde bulunan proteinler, vitaminler, mineraller ve yağ asitleri gibi bileşenlerin biyoyararlılığını tespit etmek için daha fazla araştırma yapılması gerekmektedir.
Farklı ülkelerin yasalar ile getirdiği kuralların dışında böceklerin hayvan beslemede kullanımının önündeki en büyük engellerden birisi de toplumsal önyargı ve helal olup olmama durumudur.

Sonuç olarak; hayvancılıkta en büyük girdi maliyetini oluşturan besleme giderlerinin düşürülmesi ve günümüz dünyasında karşı karşıya olduğumuz küresel ısınma ve kuraklık sorunlarına bir çözüm olarak gelecekte hayvan beslemede böceklerin protein ve enerji kaynakları olarak kullanımı güçlü bir olasılıktır. Bu konuda kat edilecek yol, halledilmesi gereken yasal prosedürler ve yapılması gereken bilimsel araştırmalar var.