BLOG

Her yönüyle TMO’nun 2026 hububat alım fiyatları

17 Haziran 20265 dk okuma

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) merakla beklenen 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıklaması, tarımdan sanayiye kadar uzanan devasa bir zincirde kartların yeniden karılmasını beraberinde getirdi. Türkiye genelinde rekolte rekorları kırılacağı beklentisi piyasada heyecan yaratırken, TMO’nun belirlediği taban fiyatlar ve 45 günlük ödeme vadesi tarım paydaşlarını dinamik bir tartışmanın içine çekti. Müdahale fiyatlarının ilan edilmesinin hemen ardından yükselen farklı sesler, konunun sadece bir tarım politikası olmaktan çıkıp makroekonomik bir denge arayışı da olduğunu gözler önüne serdi. Olumlu ve olumsuz yorumların ardından TMO’dan gelen açıklamalar devletin bu fiyat politikasını hangi reel parametrelere dayandırdığını ortaya koydu.

TMO tarafından ilan edilen 2026 yılı alım fiyatlarına göre; makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 16.500 TL, arpa için ise 12.750 TL taban fiyat belirlendi. Bu rakamlar, 2025 yılı fiyatlarıyla kıyaslandığında buğdayda yüzde 22,2, arpada ise yüzde 15,9 oranında bir artışa tekabül ediyor. Açıklanan bilgilerde ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yeni üretim modelini destekleyen teşvik paketi de yer aldı. Temel destek, planlı üretim desteği ve sertifikalı tohum kullanım desteğiyle birlikte üreticilere alım fiyatının haricinde dekar başına toplam 980 TL de ödeme yapılması öngörülüyor. Resmi açıklamaya göre, Türkiye ortalaması olan 325 kg verim esas alındığında, bu destekler ton başına yaklaşık 3.014 TL seviyesine tekabül ediyor. Bakanlığın bu matematiksel modellemesine göre, prim ve destekler dahil edildiğinde üreticinin eline geçecek net tutar buğdayda 19.514 TL/ton, arpada ise 15.764 TL/ton seviyesini buluyor.

SAHADAN YÜKSELEN İKİ FARKLI SES

Şemsi Bayraktar

Fiyatların ve vadelerin netleşmesiyle sektör temsilcilerinin görüşleri medyada yer bulmaya başladı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, açıklanan artış oranlarının Nisan ayındaki yüzde 32,37’lik yıllık enflasyonun altında kaldığını vurgulayarak belirgin bir muhalefet çizgisi çekti. TZOB, yüksek girdi maliyetleri altında ezilen çiftçinin korunması için kilogram başına 3 TL ek prim talep ederken; borçları hasatla birlikte kapıya dayanan çiftçinin parasını almak için 45 gün bekletilmesinin “kabul edilemez” olduğunu savundu.

Mutlu Doğru

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru ise karara ilişkin değerlendirmesinde olumlu ve olumsuz bulduğu noktaları sıraladı. Fiyat artışının genel olarak üretici açısından pozitif olduğunu ve rasyonel bir temele dayandığını belirten Doğru, “Piyasaya ve konjonktüre uymayan aşırı yüksek bir fiyat açıklansaydı TMO kapılarında büyük yığılmalar olurdu.” diyerek fiyat yapısının piyasayı kilitlemeyecek bir dengede olmasını olumlu buldu. Diğer taraftan finansman ve destek modeline şerh koyan Doğru, en az 1 TL civarında doğrudan fiyat fark desteği (prim) verilmemesini önemli bir eksiklik olarak nitelendirdi. Yüksek faiz ortamında 45 günlük vadenin parayı reel olarak yüzde 6 eriteceğini ve fiyatı fiilen 15.500 TL seviyesine çekeceğini de hatırlatan Doğru, piyasayı rahatlatmak için ödemelerin peşin yapılacağının ilan edilmesi gerektiğini savundu.

Yaşar Serpi

Ulusal Hububat Konseyi (UHK) Başkanı Yaşar Serpi fiyat listesini ve açıklanan diğer bilgileri olumlu bulduğunu açıklayan isim oldu. Yaşar Serpi, fiyatların hem çiftçi hem de piyasa beklentilerini karşılayan bir denge kurduğunu söyledi. Küresel piyasalarda hammadde fiyatlarının stabil gittiği bir ortamda hem çiftçinin üretim azminin korunduğunu hem de nihai tüketicinin gıda enflasyonuna karşı gözetildiğini ifade eden Serpi, TMO’nun her ürünü alacağını açıklamasının üreticiye verilen en büyük teminat olduğunu vurguladı.

TMO’DAN “MALİYET, VADE VE KALİTE” CEVABI

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, merakla beklenen ve açıklanmasının ardından çok konuşulan fiyatlarla ilgili kamuoyuna bilgi verdi. Bir TV kanalının canlı yayınına katılan Güldal, TMO’nun kurumsal stratejisini net verilerle savundu. Çiftçi birliklerinden gelen maliyet açıklamasına ve fiyat eleştirilerine cevap veren Güldal, maliyet hesabının sadece geçen yılki fiyata yüzde eklemekten ibaret olmadığına dikkat çekti.

Güldal şöyle konuştu: “2026 sezonu rekolte beklentimiz çok yüksek; 22,7 milyon ton buğday ve 9 milyon ton arpa bekliyoruz. Bu tarihte görülen en yüksek rakamlardan biri. Son 38 yılın en iyi yağış rejimini yaşadık. Üreticimizin en büyük maliyet kalemi olan sulama masrafları bu sayede minimize oldu. Sahada 400 kilogramın altında hasat yok; hatta dün 800 kilo ürün teslim eden üreticilerimiz oldu. Yüksek verim, maliyeti doğrudan düşürür.”


Üreticiyi en çok endişelendiren «45 günlük vade» eleştirilerine de ezber bozan bir açıklık getiren Güldal, net bir tarih verdi. Güldal, “45 gün ifadesi, ödemenin 45 gün sonra yapılacağı anlamına gelmez. Üreticilerimizin endişesi olmasın. 10-13 milyon ton ürün alacağız ve bunun devasa bir finansal maliyeti var. Kurumsal olarak mahcup olmamak adına bu vadeyi ihtiyatlı koyduk ancak ödemeler hasattan 3 hafta (21 gün) sonra başlayacak, 45 günü kesinlikle beklemeyeceğiz.” dedi.

ESKİ PRİM SİSTEMİ ARTIK YOK

TMO Genel Müdürü, yükselen prim talepleri konusuna açıklama getirdi. “Eski prim sistemi planlı üretime geçişle birlikte tamamen kaldırıldı. Artık temel destek, planlı destek ve sertifikalı tohum desteği var. Bu desteklerin bir sonraki yıl ödenmesi uygulaması sürüyor ama çiftçinin sadece 16.500 TL ile baş başa kaldığını söylemek doğru olmaz.” dedi.

Ekmeklik ve makarnalık buğday fiyatının eşitlenmesini ise kalitenin korunması stratejisine bağlayan Güldal, “En kaliteli makarnalık buğdayı Güneydoğu’da üretiyoruz. Geçmişteki fiyat farkı İç Anadolu’da kalitesiz makarnalık buğday üretimine sebep olmuştu. Bu kararla üretimi ekolojik olarak doğru bölgeye yönlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

SONUÇ: BOLLUK YILINDA DENGE ARAYIŞI

TMO’nun 2026 hububat politikası; tarladaki çiftçiyi küstürmemekle, işleme sanayisinin hammadde maliyetlerini dizginleyerek gıda enflasyonunu kontrol altında tutmak arasında kurulmuş hassas bir terazi niteliğinde. Sektörün önünü görebilmesi için alım fiyatıyla birlikte satış fiyatlarını da (18.500 TL) şimdiden ilan ettiklerini belirten Güldal, 20 milyon tonun üzerinde devasa bir depolama kapasitesiyle hazır olduklarını söyledi. Hasat döneminde serbest piyasada fiyatları düşürmek isteyeceklere karşı üreticiye seslenen Güldal’ın, “Lütfen bu fiyatların altında piyasaya ürün arz etmeyin. TMO hepsini alabilecek güçtedir” çağrısı, TMO’nun açıkladığı fiyatların referans teşkil etme niteliğinin altını çizmiş oldu.


Kapak Dosyası Kategorisindeki Yazılar