BLOG

Bolluk içinde yol bulmak: Üreticinin emeği, tüketicinin ekmeği

11 Haziran 20262 dk okuma

Küresel tarım ve hammadde piyasaları, tam anlamıyla bir “bolluk paradoksu” yaşıyor. Küresel çapta son 9 yılın en yüksek arz rekoru kırılırken, Türkiye de son 38 yılın en yüksek yağışını aldığı, ambarların dolacağı tarihi bir hasat sezonuna giriyor. Ancak sektörümüzün profesyonellerinin ne bildiği gibi, tarladaki ürünün bol olması, onun sofraya ya da yem çuvalına aynı rahatlıkla ulaşacağı anlamına gelmiyor. Madalyonun diğer yüzünde lojistik, enerji, işçilik ve finansman gibi her kalemde katlanarak büyüyen yapısal maliyetler söz konusu.

Sektörü takip eden gazeteciler olarak görevimiz, piyasa dinamiklerini sadece raporlamak değil, bu dengenin her iki tarafını da sağduyuyla gözlemlemek. Çiftçi maliyet altında ezilip toprağına küserse yarın hasat edecek ürün bulamayız. Tüketicinin ekmeğe veya hayvansal gıdaya makul fiyatla ulaşamadığı durumda ise toplumsal refahı koruyamayız. Yayıncılık duruşumuz bu dengede saklı.

İşte bu bıçak sırtı dönemde, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) stratejik hamleleri piyasa istikrarı adına kritik bir işlev görüyor. Küresel fiyatların dalgalandığı ve girdi maliyetlerinin üreticinin kâr marjını daralttığı bu konjonktürde, kamunun alıcı ve regülatör olarak devreye girmesi, üretimde devamlılığı sağlayan önemli bir güvence. Kuşkusuz, üreticimizin nefes alabilmesi için bu müdahalelerin saha gerçekleriyle ve tarladaki maliyet enflasyonuyla uyumlu gitmesi şart. TMO›nun hem üreticiyi spekülasyondan koruma hem de sanayici ve tüketicinin hammaddeye erişimini gözetme rolü, bu büyük arz dalgasını yönetebilmenin en önemli anahtarı.

Hasadın bereketli, maliyetlerin yönetilebilir ve dengelerin her iki taraf için de adaletle korunduğu bir sezon dileğiyle.

Editör Kategorisindeki Yazılar
15 Mayıs 20262 dk okuma

İDMA Küresel Tahıl ve Değirmencilik Forumu 2026