Önümüzde süreçte güneş enerjisi alanında hem kendimize hem ülkemize yatırım yapmak için fırsatlar devam etmektedir. Temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak hem dünyamıza hem ülkemize hem kendimize yapacağımız en mantıklı yatırımdır.

Hasan KARA
Electrical Engineer,
MBA / Elektrik Mühendisi
Bovinagro Teknik Enerji
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi enerji tüketimleriyle doğru orantılıdır. Sanayisi sürekli gelişmekte olan ülkeler enerji ihtiyacını karşılamak için şimdiye kadar kullandıklarından farklı kaynaklar bulmak zorundadır. Fosil yakıtların giderek pahalanması, Türkiye’yi enerji politikası açısından dıştan bağımsız kılma zorunluluğu, fosil kaynakların kullanımı sonucu çevre kirliliği ortaya çıkması sonucunda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı zorunlu bir hal almıştır. Türkiye coğrafi konumu nedeniyle yüksek güneş enerjisi potansiyeline sahiptir. Günümüzde yenilenebilir enerji kapsamında güneş enerjisi oldukça yaygın olarak kullanılmaktadır.
Güneş, sadece gündüzleri ışık kaynağı olmaktan daha fazlasıdır. Dünyaya ulaşan her güneş ışığı parçacığı –fotonlar– gezegenimizi besleyen enerjiyi içerir. Güneş panelleri, güneş enerjisini fotovoltaik etki olarak adlandırılan bir işlemle kullanılabilir elektriğe dönüştürür. Üretilen elektrik ilişkili tüketim tesisinde tüketilir veya enterkonnekte olan Türkiye enerji ağına dağıtım firmaları üzerinden satılır.
Dünya atmosferinin dışında güneş enerjisinin şiddeti, yaklaşık olarak 1370 W/m² değerindedir, ancak yeryüzüne ulaşan miktarı atmosferden dolayı 0-1100 W/m2 değerleri arasında değişim gösterir. Bu enerjinin dünyaya gelen küçük bir bölümü dahi, insanlığın mevcut enerji tüketiminden kat kat fazladır. Güneş enerjisinden yararlanma konusundaki çalışmalar özellikle 1970'lerden sonra hız kazanmış, güneş enerjisi sistemleri teknolojik olarak ilerleme ve maliyet bakımından düşme göstermiş, çevresel olarak temiz bir enerji kaynağı olarak kendini kabul ettirmiştir. Özellikle temiz bir enerji kaynağı olması ve kurulumdan sonra düşük maliyetle çalışması güneş enerjisinin önemini arttırmaktadır.

Şekil 1- Türkiye Güneş Enerjisi Potansiyeli Atlası (GEPA) Source Kaynak: EİGM
Günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle ve artan enerji talebi nedeniyle güneş panelleri sürekli olarak gelişmektedir. Ham madde ve teknoloji anlamında güneş paneli üretiminin başını Çin Halk Cumhuriyeti çekmektedir. Türkiye son 2 yılda panel üretiminde Avrupa lideri olmuştur. Panel üretimi konusunda büyük ölçekli ve orta ölçekli bir çok yatırım da 2022 yılında devreye girecektir. Ancak enerji maliyetlerinin çok artması sebebiyle talep çok artmıştır. Yerli üretim de yetersiz kalmakta ve ithal paneller de kullanılmaktadır.
Yerli panel kullanımında ciddi teşvikler yer almaktadır. 4. Bölge teşvikleri olarak adlandırılan teşviklerle 240 kW üstü tesis kurulumunda;
• Gümrük Vergisi Muafiyeti
• Sosyal Sigortalar Prim Desteği
gibi kalemlerde avantaj sağlanmaktadır.
Sanayide olduğu gibi tarımsal işletmelerde de güneş enerjisi santrali (GES) kurulumları çok hızlı bir şekilde devam etmektedir. Enerji ihtiyacının maliyetini minimuma indirmek tarımsal işletmelerin kar payının arttırmasına katkı sağlayacaktır. Çiftliklerimiz enerji tüketimi fazla olan tarımsal üretim işlemlerini yerine getirebilmek için yenilenebilir enerji kaynakları olan biyoyakıt, güneş ve rüzgar enerjisinden yararlanmaktadır. Tarımsal üretimde özellikle de hayvan yetiştiriciliğinde daha kaliteli ve yüksek verime ulaşabilmek makineleşme ile orantılıdır. Makineleşmeye bağlı olarak enerji tüketimi de artış göstermektedir. Günümüzde enerji maliyetinin yükselmesi, çiftçilerimizin gelirlerinin önemli bir bölümünü elektrik faturalarına ayırmasına sebep olmaktadır.

Güneş enerjisi santrali kurulumu pahalı gibi gözükse de günümüzde yatırım amortisman süreleri finansman maliyeti hariç olarak 2.5-4 yıl arasıdır. Bu süre yatırımın karlılığı açısında çok iyi bir süredir. Birçok panel firması ürünleri en az 10 yıl malzeme garantisi ve en az 25 yıl performans garantisi vermektedir. Paneller 25 yıl sonra bile en fazla %80 verime düşmektedir.
Finansman bu yatırımın en önemli kısımlarından biridir. Gerek devlet bankaları gerekse özel bankalar bu konuda uygun krediler vermektedir. Ayrıca leasing (kurumsal kiralama) yöntemiyle de kurulum yapılabilmektedir. Aslında her ay elektrik faturası ödemek yerine yatırımınızın kredi-leasing ödemesi yapılacaktır. 4. Yılın sonunda da enerji ihtiyacını karşılayacak ve fazlası satılıyor hale gelecektir. Uzun yıllar ciddi bir gelir kapısı olacaktır.
Güneş enerji santralleri personel ve bakım istemeyen santrallerdir. Tozlanma durumuna göre 6 ayda bir saf su ile temizlenmesi faydalı olur. Onun dışında yağmurla kendi kendini temizleyen cama sahiptirler. Bu nedenle ekstra personel veya bakım istememektedir.
Aşağıdaki tabloda güncel 400 kWp’ lik bir güneş enerjisi santralinin finansal analiz tablosu yer almaktadır.
Yeni yasal düzenlemeler ile tarımsal olmayan arazilere güneş enerjisi kurulumu yapılmasının da önü açılmıştır. Çatısı uygun olmayan veya çatısına kurmak istemeyen yatırımcılar tarımsal olmayan araziler üzerinde gerekli mevzuat ve yükümlülükleri yerine getirerek güneş tarlası kurabilmektedir. Tarımsal ve Sanayi aboneleri anlaşma güçlerinin 2 katı kadar GES kurabilmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri için de taslak çalışmalar devam etmektedir.
Güneş enerjisi santral tasarımları ciddi mühendislik isteyen çalışmalardır. Günümüzde birçok mühendislik firması bu konuda çalışma yapmaktadır. Bu sektörle ilgili iş kolları doğmuş ve teknik personel istihdamı artmıştır.
Mayıs 2022 TEİAŞ Kurulu güç raporuna göre Türkiye’de yer alan santrallerin kurulu güç grafiği verilmiştir.
Grafikten de görüldüğü gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının pastadan daha çok pay alması gerekmektedir. Önümüzde süreçte bu alanda hem kendimize hem ülkemize yatırım yapmak için fırsatlar devam etmektedir. Temiz, yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak hem dünyamıza hem ülkemize hem kendimize yapacağımız en mantıklı yatırımdır.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemli özelliklerinden biri de karbon emisyonunu azaltmasıdır. Enerji tüketimi arttıkça karbon salınımı da artmaktadır. Günümüzde birçok santral fosil yakıt ile termik yöntemlerle üretim yapmaktadır. Sera gazı etkisinin azaltmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerekmektedir.
Birçok Avrupa ülkesi 2025-2030 yılları arasında tamamen termik üretim çıkmak için planlar yapmaktadır. Araçlar tamamen elektrikli hale gelmeye başlamıştır. Bu nedenle elektrik ihtiyacını katlanarak artacak ve temiz elektrik üretimi önemli hale gelecektir. Karbon ayak izi takibi ve karbon borsası ticareti de işlem görmeye başlamıştır. Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde vergi mekanizması düzenlemesi de yapılarak Sınırda Karbon Düzenlemesi (SKD) mekanizması AB tüzüğü olarak açıklanmıştır. SKD’nin başlangıç tarihi 1 Ocak 2023 ile başlayarak 3 yıllık geçiş dönemini kapsamaktadır. 1 Ocak 2026 itibarıyla da tam uygulamaya geçmesi planlanmıştır. Bu geçiş dönemi boyunca ilgili sektörlerin SKDM beyannamesi vermesi gerekmektedir. Bu beyanname AB’ye ithal edilen ürünler için doğrudan sera gazı emisyonlarının hesabını kapsayacaktır. Karbon maliyetleri şu an için ton başına yaklaşık 60 €’dur. Belirlenen sektörler maliyet avantajı sağlamak için bir an önce ürün başına ortaya çıkan sera gazı miktarları takip etmeli ve raporlamalıdır. Avrupa Birliği, elektrik enerji karmasının (kömür, doğalgaz, hidroelektrik ve nükleer gibi) kWh başına düşen CO2 emisyonunu 0,443 kg olarak vermiştir. Türkiye’de ise 2019 yılında 1 kWh elektrik üretmek için 0,437 kg CO2 emisyonu oranı hesaplanmıştır. Bu çok yüksek bir orandır. Bu nedenle CO2 emisyonunu azaltmak için, Avrupa ile ticaret yapabilmek için, sağlıklı bir dünya için enerji üretimini temiz enerji kaynakları ile yapmalıyız.