BLOG

Çoklu stres faktörleri karşısında su ürünleri yetiştiriciliğini sürdürülebilir kılmak

08 Ağustos 20235 dk okuma

Akuatik ortamların patojenler ve antijenik uyaranlar bakımından zenginliği, stresle mücadelede akuakültür için günlük bir sorundur. Stres faktörleri balık homeostazını derinden etkileyerek oksidatif strese ve bozulmuş bağışıklık durumuna yol açar. Kârlı ve sürdürülebilir su ürünleri üretimini geliştirmek için, yenilikçi çözümlerle, çiftlikte yetiştirilen su canlılarını birçok stres faktöründen koruyacak güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirilmelidir. 
Temitope Alex Aloba
Teknik Satış Müdürü
Dr. Eckel Animal Nutrition

Dr Bernhard Eckel
Başkan Yardımcısı
Dr. Eckel Animal Nutrition


Su ürünleri yetiştiriciliği, küresel ölçekte en hızlı büyüyen gıda üretim sektörlerinden biridir ve yüksek kaliteli protein ve temel besin maddelerine olan ihtiyacı karşılayarak küresel balık arzının yaklaşık yarısını sağlamaktadır. Ancak değişen iklim, hastalıkların ortaya çıkması ve düşük su kalitesi gibi sorunlar sağlık, büyüme ve refahı etkilemektedir. Bu zorluklar, organizmaların fizyolojik ve davranışsal tepkilerini ve çevreyle etkileşimlerini etkileyen çoklu stres faktörleri ile daha da şiddetlenebilir. O halde akuakültürün birçok zorlukla yüzleşirken sürdürülebilir olmasını nasıl sağlayabiliriz? Suda yetiştirilen türlerin sağlığını ve üretkenliğini tehdit eden çoklu stres faktörleriyle nasıl başa çıkabiliriz? Stresi en aza indirmek ve stres direncini optimize etmek, çoklu stres faktörleri karşısında akuakültürün sürdürülebilirliğini ve kârlılığını sağlamak için en iyi seçenek olacaktır.

STRES: DAİMİ BİR SORUN

Suda yetiştirilen türler (balıklar ve karidesler) her gün dolaşmak zorunda oldukları patojen bakımından zengin bir ortamda yaşamaktadır. Sonuç olarak, strese yol açan bakteri, virüs, protozoa vb. dahil olmak üzere çok çeşitli patojen organizmalara maruz kalırlar. Ayrıca, diğer faktörler biyolojik sistemlerin su ürünleri yetiştiriciliği türlerinde hayatta kalmak için en uygun şartlara uyum sağlarken istikrarı koruma eğiliminde olduğu kendi kendini düzenleyen süreci değiştirir. Strese karşı mücadele, patojen enfeksiyonları için bir risk faktörü olan bağırsak ekosisteminde dengesizliğe sebep olan akuakültür türleri için sürekli bir zorluk teşkil eder (Şekil 1). İklimsel faktörler de üretim sisteminin türüne, konumuna ve yoğunluğuna bağlı olarak stres faktörlerinin etkisini artırır. Akuakültürdeki stres faktörleri akuakültür uygulamalarından ve çevresel şartlardan kaynaklanabilir. Çevresel stresörler ya abiyotik (tuzluluk, artan sıcaklık, oksijen azalması) ya da biyotik (avcılar, patojenler, istilacı türler) iken, strese yol açan yaygın akuakültür uygulamaları arasında taşıma, nakil, kalabalıklaştırma ve sınıflandırma yer almaktadır.

STRES TEPKİSİNİN MEKANİZMASI 
Stres, organizmaların homeostazı sürdürmek için ihtiyaç duyduğu birincil ve temel mekanizmalardan biri olan davranışsal ve fizyolojik tepkileri ortaya çıkarır. Bununla birlikte, stres tepki mekanizmalarını çok fazla zorlamak balık ve karideslerin sağlığına zarar verebilir veya patolojik durumların gelişmesiyle sonuçlanan uyumsuzluklara yol açabilir. Strese verilen tepkiyi, stres faktörünün türü, büyüklüğü ve sıklığı gibi birçok faktör etkiler. Organizmanın yaşı, cinsiyeti, boyutu, genetik geçmişi ve önceki tecrübeleri gibi bireysel özellikleri de stres tepkisini değiştirmektedir.

Homeostaza yönelik bir tehdidin fark edilmesinden stres tepkisine ve stresin sonuçlarına kadar her kategori merkezi sinir sistemi tarafından başlatılır. Tüm hayvanlarda mevcut entegre stres tepkisi modeli, adaptasyon ve strese karşı savaş ya da kaç tepkisinden oluşmaktadır. Adaptif yanıt, stres faktörleri tarafından uyarılan birçok reaktif sürecin spesifik olmayan doğasını vurgularken, savaş ya da kaç yanıtı nöroendokrin sistemin aktive edilmesini içerir. Her iki durumda da plazma glikozu artar ve bu da çiftlik balıkları söz konusu olduğunda enerji maliyetini temsil eder. Stres tepkisinin bir başka uzantısı da dolaşımdaki kortizolü yükselterek büyümeyi engeller ve bağışıklık fonksiyonunu baskılayarak hastalıklara yatkınlığı artırır.

Çoğu durumda, stres faktörlerinin bir kombinasyonunun ekleyici, ekleyiciden daha fazla ve antagonistik etkileri vardır. Örneğin, yüksek sıcaklıklar amonyak toksisitesini artırabilir veya balık büyümesini engelleyen patojenlere karşı direnci düşürebilir. Aynı zamanda, sıcaklık ve tuzluluktaki dalgalanmalar karides büyümesi üzerinde antagonistik bir etkiye sahiptir ve bunların optimum kombinasyonu etkileşimlerine bağlıdır. Stres faktörünün türüne, yoğunluğuna, süresine ve sıklığına bağlı olarak, su ürünleri yetiştiriciliği organizmaları farklı tepkiler gösterebilir: yem alımında ve büyümede azalma, kan kimyasında ve hormon seviyelerinde değişiklikler, davranış değişiklikleri ve sosyal etkileşimde azalma. Balıklar ve karidesler için en uygun tepki türe özgü özelliklere ve çevresel şartlara bağlıdır. Balık ve karideslerin bağışıklık sistemi çok çeşitli patojenlere tepki verebilmeli ve geniş bir çevresel şartlar aralığında çalışabilmelidir. 

Şekil 1. Stres faktörleri ve akuakültür üzerindeki etkileri
STRES DAYANIKLILIĞININ OPTİMİZE EDİLMESİ
Beslenme, stres tepkisinin modüle edilmesinde ve su ürünleri yetiştiriciliği türlerinin stres direncinin artırılmasında hayati bir rol oynar. Bu sebeple, yem katkı maddelerinin bunu sağlamadaki rolü göz ardı edilemez. Anta®Ox Aqua, su ürünleri yetiştiriciliği türlerini stres ve enflamasyona karşı koruyan fitojenik bir yem katkı maddesidir. Diyetteki bitki flavonoidleri, enflamatuar reaksiyonları azaltarak balık hücrelerinin strese uyum sağlamasına yardımcı olabilir. Buna uygun olarak, flavonoid bakımından zengin yem katkı maddesi Anta®Ox Aqua, çiftlik hayvanlarında enflamasyonu azaltarak anti-oksidatif kapasiteyi artırır ve entansif su ürünleri yetiştiriciliğinde kaçınılmaz stresin etkilerini hafifletmeye yardımcı olur. Ayrıca, antimikrobiyal özellikleri sayesinde Anta®Ox Aqua, çok çeşitli patojenler üzerinde geniş kapsamlı bir etki sağlar ve geniş bir çevresel şartlar yelpazesi altında işlev görür. Çok sayıda deney, Anta®Ox Aqua’nın bağışıklık ve metabolik sistemleri üzerinde yararlı bir etkiye sahip olarak akuakültür türlerinin stres direncini nasıl olumlu yönde etkilediğini göstermiştir.

Stresin bir göstergesi, örneğin bir organizmanın patojenlere karşı bağışıklık tepkisidir. Savunma sistemi ne kadar iyi çalışırsa, potansiyel enfeksiyonlara ve patojenle ilişkili strese karşı direnç de o kadar artar. Karideslerin 30 gün boyunca Vibrio parahaemolyticus’a maruz bırakıldığı bir deneyde, Anta®Ox Aqua alan gruptaki karidesler kontrol grubuna kıyasla daha belirgin bir tepki göstermiştir. Anta®Ox Aqua dozu ne kadar yüksekse, Vibrio kaynaklı strese karşı bağışıklık tepkisi de o kadar belirgin olmuştur (Şekil 2). Anta®Ox Aqua’nın daha yüksek dozajından kaynaklanan güçlü bağışıklık tepkisi, hayatta kalma oranını ve nihai canlı ağırlığı artırmıştır (Şekil 3). Sonuç olarak, güçlü bağışıklık tepkisi ve artan karides performansı, daha yüksek kârlı ve sürdürülebilir üretim anlamına gelmektedir. 

Şekil 2. Anta®Ox Aqua, karideslerin bağışıklık tepkisi (SOD; süperoksit dismutaz, THC; toplam hemosit) ile gösterildiği gibi Vibrio-challenge durumunda stresi azaltır

Şekil 3. Anta®Ox Aqua Vibrio-challenge durumunda karideslerin hayatta kalma oranını ve performansını artırır

DOĞAL YOLU SEÇİN
Havuzda, akvaryumda, kafeste veya başka bir sistemde olsun; su ürünleri yetiştiriciliğinde stres engellenemez. Sadece doğru planlama ve müdahale ile etkili bir şekilde yönetilebilir. Diğer yönetim önlemlerinin yanı sıra yemleme, stres yönetimi için yetiştiricinin alet çantasında her zaman bir araç olmalıdır. Hayvanların stres direncini Anta®Ox Aqua gibi doğal bir yolla güçlendirmek, daha sürdürülebilir ve kârlı bir su ürünleri yetiştiriciliği üretimine giden yolda yardımcı bir önlemdir. Daha fazla bigi edinmek için bizimle iletişime geçin.

Referanslar talep edilmesi halinde paylaşılmak üzere mevcuttur.



Makale Kategorisindeki Yazılar