BLOG

Böcek yemi hayvan yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımını azaltabilir

20 Eylül 20216 dk okuma

Christophe Derrien
Genel Sekreter IPIFF

“Hayvan beslenmesi için sayısız avantajlarına ek olarak, böceklerde örneğin kitin, lorik asit gibi antimikrobiyal ajanların varlığı, patojenlere karşı etkili olmuştur ve hayvan yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımını azaltmadaki yüksek potansiyellerini doğrulamaktadır.”


Röportaj / Cemalettin Kanaş
Önümüzdeki on yıllarda sürdürülebilir hayvansal üretim için artan nüfus ve protein talebi sorunlarına bazı çözümler getirilmesi gerektiği ortada. Bunlardan biri de gıda döngüsünün endüstriye yeteri kadar kazandırılmamış olan zinciri olarak ifade edebileceğimiz böcekler. 2017 yılında su ürünleri yemlerinde böcek proteinlerinin kullanımına izin veren AB, geçen ay bu izni genişleterek kanatlı hayvan ve domuz yemlerinde de böcek proteini kullanımının önünü açtı. Kanatlı hayvanların normalde de böceklerle beslendiği, domuzların ise omnivor oldukları düşünüldüğünde kararın sağlık açısından bir sorun teşkil etmeyeceği düşünülüyor. Eylül ayı içerisinde yürürlüğe girecek iznin, şimdilik diğer yem türlerine kıyasla geri planda bulunan böcek yemi sektörünü daha da geliştirmesi bekleniyor.

Böcek üretim sektörünün çıkarlarını AB politika yapıcılarına, Avrupalı paydaşlara ve vatandaşlara karşı temsil eden IPIFF’ın Genel Sekreteri Christophe Derrien ile röportaj yapma imkânı bulduk. Derrien sektörün önümüzdeki on yılı ile ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “2020'li yılların sonuna kadar, yeni düzenleyici gelişmelerin (örneğin, böcekler için hammadde olarak et ve balık içeren eski gıda maddeleri gibi AB'de yeni substratların onaylanması) böceklerin ve bunlardan türetilmiş bileşenlerin üretiminin artırılmasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Ki bu durum dolaylı olarak fiyatlarda düşüşe yol açacaktır.” Derrien ile IPIFF’i, sektörün mevcut durumunu, geleceğini, AB’nin yeni iznin muhtemel etkilerini ve tabi ki koronavirüsü konuştuk. IPIFF Genel Sekreteri Christophe Derrien’e sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplar şöyle:

IPIFF'i tanıtır mısınız? Gıda ve yem sektörü için neler yapıyorsunuz? Uluslararası Gıda ve Yem için Böcek Platformu (IPIFF), böcek üretim sektörünün çıkarlarını AB politika yapıcılarına, Avrupalı paydaşlara ve vatandaşlara karşı temsil eden, kar amacı gütmeyen bir AB kuruluşudur. 2012 yılında kurulan dernek, şu anda 25 ülkede 78 üyesi olan böcek yetiştiricileri ve üreticileri ile yakın temas halinde çalışarak sektör ile AB/uluslararası kurumlar arasındaki uçurumu kapatmak için düzenleyici gelişmeler hakkında bilgi ve güncellemeler vermekte ve politika ihtiyaçlarını anlayarak çalışmaktadır.

Kuruluşumuz, yıllar boyunca, tüm üretim zincirinin fotoğrafını çekmek için akademik kuruluşları (üniversiteler ve araştırma enstitüleri) ve ekipman ve/veya makine üreten aktörleri entegre etti. IPIFF'in ana misyonu, faaliyetlerini böcek üretimine uygulanacak uygun AB yasal çerçevelerinin savunulması etrafında toplayarak, insan tüketimi ve hayvan yemi için tamamlayıcı bir protein kaynağı olarak böceklerin daha geniş kullanımını teşvik etmek, bilgilendirmek ve desteklemektir.

Protein açığı nedir? Sektör bu sorunu nasıl aşabilir? Yakın gelecekte bu konuda bir kriz yaşayanacağını düşünüyor musunuz? Protein açığı sorunu, Avrupa'daki mevcut et proteini taleplerine yanıt verebilmek için hayvan yemi bileşenlerinin (yani yüksek proteinli materyallerin) tedarikinde AB'nin kendi kendine yeterli olmaması gerçeğiyle yakından ilişkilidir1.

2050 yılına kadar dünya nüfusunun 9,7 milyarı aşması beklenirken, gıda üretiminin de orantılı olarak artması gerekiyor. Böcek üretim faaliyetleri, yerel olarak üretilen gıdaların yanı sıra balık veya hayvan yetiştiriciliğinde kullanılabilecek yem bileşenleri üreterek artan nüfusu beslemek için sürdürülebilir ve yüksek kaliteli protein talebine yanıt vermektedir.

Gıda ve yem olarak neden böceklere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsunuz? Ekonomik verimlilik kaygılarının yanı sıra çevresel avantajlar da söz konusu mu? Böcek yetiştiriciliğinin sürdürülebilirliği, düşük çevresel ayak izi ve su ve arazi ayak izi açısından ise yüksek verimliliği ile sağlanmaktadır. Esas olarak AB'de üretilen böcek proteinleri, ithal edilen protein kaynaklarına bağımlılığın azaltılmasına yardımcı olabilir (belirli ithal malzemelerin kullanımıyla bağlantılı olan ormansızlaşmanın azaltılmasına da katkı). Uygulanan dikey tarım teknikleri sayesinde, böcek yetiştiriciliği daha az ekilebilir arazi gerektirir (böcek çiftçileri dikey olarak dizilmiş 'sandıklar' kullanır).

Böcekler ayrıca, artık insan tüketimine yönelik olmayan veya artık kullanılmayan gıda maddeleriyle beslenerek gıda atık yükünün azaltılmasına da katkıda bulunabilirler. Ayrıca, hayvan beslenmesi için sayısız avantajlarına ek olarak, böceklerde antimikrobiyal ajanların (örneğin kitin, lorik asit) varlığı, patojenlere karşı etkili olmuştur ve hayvan yetiştiriciliğinde antibiyotik kullanımını azaltmadaki yüksek potansiyellerini doğrulamaktadır.

Üreticilerle yasama makamları arasındaki rolünüz nedir? Bu bağlamda, AB ile ne tür bir ortaklık sürdürüyorsunuz? Kuruluşumuzun temel amaçlarından biri, böcek üreticilerinin çıkarlarını temsil etmek ve üyelerimizin ve sektörümüzün büyümesine yardımcı olabilecek düzenleyici hedeflere ulaşmaya çalışmaktır. Bunu yapmak için IPIFF, Birim Başkanları, AB kurumlarından politika görevlileri (Avrupa Komisyonu DG AGRI, ENVI ve SANTE) ve Avrupa Parlamentosu temsilcileriyle düzenli olarak görüşür. Ayrıca Copa-Cogeca, FEFAC ve Food Drink Europe gibi tarım-gıda sektöründeki diğer önemli aktörlerle de işbirliği yapmaktadır.

AB çerçevesinde, böceklerin evcil hayvan gıdalarında ve su ürünleri yemlerinde kullanılmasına zaten izin vardı. Avrupa, kümes hayvanları ve domuz yemlerinde böcek unu kullanılmasını da yakın zamanda onayladı. Bu yeni gelişmenin sektörü nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz? Gelecekte daha fazla izin beklemeli miyiz? Yem olarak böcek pazarı dinamiktir ve bir dizi faktöre bağlıdır. Bunlar arasında, düzenleyici bağlam Avrupa Birliği içerisinde önemli bir rol oynamıştır. Özellikle, su ürünleri yetiştiriciliğinde böcek PAP'larına (işlenmiş hayvansal proteinleri) izin verilmesinin ardından (yani Temmuz 2017), su ürünleri yemi pazarı, yem işletmecileri (FBO'lar) için ana hedef haline geldi. O tarihe kadar PAP'lar yalnızca evcil hayvan yemi ve mamalarında kullanılabiliyordu.

IPIFF üyeleri, kümes hayvanları ve domuz yemlerinde böcek PAP'larının yetkilendirilmesinin yeni fırsatlar sunacağını düşünmektedir- bu tür bileşenlerin bu hayvan gruplarının diyetine dâhil edilmesinden itibaren, daha sonra organik olarak yetiştirilen tavuk ve domuzlarda böceklerin kullanılması, dolaylı olarak böcek ve hayvan çiftlikleri arasındaki ortaklıkları güçlendirecektir. Bu trendler aynı zamanda tüketici seçimi (örneğin yumurta, balık, tavuk veya domuz gibi daha düşük ayak izine sahip hayvan kaynaklı ürünlerin artan tüketimi), belirli niş pazarların büyümesi (örneğin gezen kümes hayvanları, organik üretim değer zincirleri, vesaire.) tarafından da canlandırılacaktır.

2020'li yılların sonuna kadar, yeni düzenleyici gelişmelerin (örneğin, böcekler için hammadde olarak et ve balık içeren eski gıda maddeleri gibi AB'de yeni substratların onaylanması) böceklerin ve bunlardan türetilmiş bileşenlerin üretiminin artırılmasında önemli bir rol oynaması bekleniyor. Ki bu durum dolaylı olarak fiyatlarda düşüşe yol açacaktır.

Koronavirüs pandemisi gıda ve yem güvenliğine bakış açısını nasıl etkiledi? Yaşanan bu şokun böcek yemi üzerindeki geçici ve kalıcı yansımalarının nasıl olacağını düşünüyorsunuz? Üretim söz konusu olduğunda, diğer gıda sektörlerinde olduğu gibi, COVID-19 pandemisi Avrupa'daki ve dünya genelindeki böcek üreticileri için çok sayıda zorluk yarattı. KOBİ'ler ve 'yeni kurulan' işletmelerden oluşan böcek üretim faaliyetleri, benzeri görülmemiş bu kriz sonucunda bazı aksamalarla karşı karşıya kalmıştır.

Güvenlik açısından, üyelerimiz tarafından herhangi bir endişe dile getirilmedi veya sorunla karşılaşılmadı. Aslında böcekler, optimum büyüme koşulları ve zararlılardan korunma sağlamak için güvenli, hijyenik koşullarda yetiştirilmektedir. Sıcaklık ve nem, böceklerin farklı yaşam evreleri boyunca sürekli olarak izlenmektedir. Bu parametreler ayrıca, IPIFF İyi Hijyen Uygulamaları Kılavuzunda da vurgulandığı gibi, türlerin karakteristik özellikleri doğrultusunda uygun bir popülasyon yoğunluğunun korunmasını sağlar.

Genel olarak, COVID-19 salgını hem tüketiciler hem de üreticiler için tedarik zincirinin çalışma biçimini yeniden düşünme fırsatı sunacaktır. Tüketiciler ne satın aldıkları ve yedikleri konusunda daha iyi bilgilendirilecekler ve üreticiler yerel olarak üretilen gıda ve yem bileşenlerini seçerek (kesintileri önleyerek) daha esnek tedarik zinciri sistemleri uygulayacaklardır. Böcek üreticileri, substratları zaten tarımda doğrusaldan döngüsel iş modellerine geçişi kolaylaştıran yerel ortaklardan seçiyor.

Etiketler
#evcil hayvan yemi
Röportaj Kategorisindeki Yazılar
18 Aralık 20238 dk okuma

Denizcilik ve lojistik sektöründe 30 yılı aşkın tecrübe ve teknolojik liderlik

07 Nisan 20176 dk okuma

“Kalitedeki hassasiyetimizi laboratuvarımızda görebilirsiniz”

Nihan Ganjuk, Kartal Kimya: “Gelişen üretim teknolojilerini takip etmek ve uygulamak öncelikli yatı...

19 Ağustos 20246 dk okuma

Pedro Nonay küresel ticaretin ve finans paradigmalarının dönüşümünü anlattı

Pedro Nonay görüşleriyle, küresel ticaretin, jeopolitik etkilerin ve yem endüstrisindeki teknolojik ilerlemelerin değişen manzarasına ışık tutuyor.