
Cemalettin Kanaş
Editör
Değerli okurlarımız,
Artık üçüncü yılına giriş yapmaya hazırlanan COVID-19’dan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yaygın bir kanaat. Dönmek istediğimiz şartların normal yerine ‘yeni’ normal olarak adlandırılmasının sebebi bu.
Ağır sıklet bir boksörden beklenmedik bir aparkat yemişçesine sarsılan dünya ekonomisi, üzerindeki sersemliği attı. Bir taraftan henüz ‘bitti’ diyemediğimiz pandeminin etkileriyle mücadele eden piyasa aktörleri diğer yandan da işte bu ‘yeni normal’e ve hatta gelecekteki muhtemel pandemi(ler)e karşı hazırlıksız yakalanmamak için çeşitli tedbirler alıyor.
Gıda sektörüne hizmet veren piyasa aktörleri, uyum sürecinin sancılarını yaşıyor. Devletler güvenliklerinin bir yanını teşkil eden tahıl stoklarının güçlendirecek alımlar planlıyor. Rusya gibi üretici ülkelerse gıda güvenliği kaygısıyla ciddi bir döviz kaybını göze alarak ihracata kısıtlamalar getirebiliyor.
Konu tahılla sınırlı değil elbette. Tüm sektörler COVID-19’un ilk aylarında yaşanan ve Batı dünyasının gelişmiş ekonomileri başta olmak üzere bütün dünyayı adeta felç eden tedarik sorunlarının muhtemel tekrarı hakkında kafa yoruyor. Örneğin, anlık makine arızaları karşısında hazırlıksız yakalanmak istemeyen sanayiciler, kestirimci bakım konusunu daha derin bir kavrayışla ele alarak kötü sürprizlerin önünü kesmeyi ve bu yolla öngörülebilirliği ve sürdürülebilirliği artırmayı hedefliyor. Otomasyon konusunun nasıl ivmelendiğini tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok. Hangi sektöre kulak versek salgından kendiler açılarından dersler çıkardıklarını dinliyoruz. Bütün bunlar yazının başında değindiğimiz yeni normalin nasıl şekilleneceğine dair bazı ipuçları veriyor.
Siz değerli okuyucularımızı yılın son sayısıyla baş başa bırakmadan önce 2022’nin ilk müjdesini vermek istiyorum. İki ayda bir yayınlanan Feed Planet, ihtiyaç ve sektörden gelen talep üzerinde önümüzdeki yıl her ay sizlerle buluşacak. Bu yeni kararın tüm yem sektörü için hayırlı olmasını temenni ediyorum.