BLOG

DEĞERLİ BİR YEM HAMMADDESİ: KURUTULMUŞ DAMITIK TAHIL VE ÇÖZÜNÜR MADDELER (DDGS)

11 Kasım 202011 dk okuma

Ayhan Kındap Genel Müdür A.K. Tarımsal Ticaret ve Danışmanlık

DDGS yüksek enerji, protein ve fosfor içeriği ile geleneksel olarak kullanılan mısır, soya küspesi, ay çekirdeği küspesi ve fosfor içeren maddeleri hayvan yemlerinde ikame edebilecek özellikte değerli bir hammaddedir.

Bu yazının amacı, Feed Planet Dergisi okuyucularına, DDGS’nin üretim süreci, çeşitleri, taşıma ve depolama konuları, kalite faktörleri, fiyatlandırma ve taşımacılık ile ilgili genel bilgiler, ABD'nin dünya ticaretindeki payı ve Türkiye'nin DDGS ithalatı hakkında bilgileri vermektir.

Dünyayı bekleyen en büyük zorluklardan biri, artan küresel insan nüfusu için yeterli olabilecek gıdanın sağlanabilmesidir. Gıda da küresel talebin 2050 yılına kadar %60 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Bu da et, süt ve yumurtaya olan talebi artıracaktır. Bu talebi karşılamak için, gıda üretiminde yer alan herkesin yeni teknolojiler geliştirmek ve gıda üretiminin miktarını ve verimliliğini artırması gerekiyor. Verimliliği artırmak için, yem hammaddelerindeki enerji ve besin maddelerini hayvansal ürüne daha verimli bir şekilde dönüştürmek için yeni bir besleme sistemi geliştirilmelidir.

Yıllık yem üretiminin 1 milyar mt'den fazla olduğu küresel yem endüstrisi, dünyanın beslenmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Mısır, buğday, arpa gibi birçok yem hammaddesi hayvan yemlerinde kullanılan başlıca hammaddeleri temsil ederken, yem endüstrisi tarafından kullanılan diğer yem hammaddelerinin çoğu, insan tüketimine uygun olmayan ancak hayvan yeminde değerli enerji ve temel besin sağlayan çeşitli tarım ve gıda endüstrilerinden elde edilen yan ürünlerdir.

DDGS de etanol üretimi sırasında ortaklaşa üretilen endüstriyel bir yem hammaddesidir.

Etanol tüm tahılların yanı sıra, Brezilya’da olduğu gibi şeker kamışı, tapyoka ve şeker pancarından da üretilebilir. Mısır DDGS, buğday DDGS, arpa DDGS, pirinç DDGS gibi üretiminde kullanılan tahıla göre adlandırılır. Ama en popüler olanı mısırdan üretilen mısır DDGS’dir. Dünya çapında DDGS üretiminin çoğunluğu Amerika Birleşik Devletleri'nde üretilmektedir.

Grafik -1

Etanol endüstrisinin ortak ürünü olan DDGS konusunda besleme değerlerinin iyileştirilmesi ve aynı zamanda hayvan yemlerinde optimal DDGS kullanımına ilişkin yapılan araştırmalar devam etmektedir.

DDGS' yüksek enerji, protein ve fosfor içeriği ile geleneksel olarak kullanılan mısır, soya küspesi, ay çekirdeği küspesi ve fosfor içeren maddeleri hayvan yemlerinde ikame edebilecek özellikte değerli bir hammaddedir.

Grafik-1, 2007-2019 yılları arasında ülkelere göre küresel etanol üretimini göstermektedir. Küresel üretim artmaya devam etmektedir. Amerika Birleşik Devletleri, 2019 yılında 15,7 milyar galon üzerinde üretim yapmış, dünyanın en büyük etanol üreticisidir. Amerika Birleşik Devletleri ve Brezilya birlikte dünyanın %84 etanol üretimini yapmaktadırlar. ABD etanolün büyük çoğunluğunu mısırdan üretirken, Brezilya öncelikle şeker kamışı kullanmaktadır. Ama üretilen yan ürün DDGS değildir.

ETANOL VE DDGS ÜRETİM SÜRECİ Etanolün büyük bir kısmı kuru öğütme yöntemi ile üretilir. Kuru öğütme yöntemi ile etanol üretim süreci Şekil -1’de gösterilmiştir.

Şekil-1

Kuru öğütme teknolojisi kullanarak etanol üretiminde ilk adım bir çekiçli değirmen ile mısır taneleri öğütülerek toz haline getirilir. Tahılın daha fazla öğütülmesi etanol verimini etkilemektedir ve bu nedenle etanol üreticileri etanol verimini azami hale çıkarmak için ince öğütülmüş mısır kullanmaya çalışırlar.

Daha sonra, Su öğütülmüş mısıra eklenir. Pişirme operasyonu ile mısır nişastası enzim kullanılarak hidrolize edilir ve glikoz elde edilir. Maya ile de daha sonra fermantasyon yoluyla glikozun şekere dönüşmesi sağlanır. Fermantasyon işlemi mayanın şekeri alkole dönüştürdüğü bir süreçtir. İşlem sırasında karbondioksit çıkar ve tanklarda toplanır.

Fermantasyondan sonra elde edilen etanol su ile karışmış bir durumdadır. Damıtma yolu ile saf etanol üretilir.

Etanolün damıtılmasından sonra kalan su ve katılara Dip Suyu (Whole Stillage) denir. Dip Suyu öncelikle su, selüloz, protein ve yağdan oluşur. Dip Suyu santrifüj yoluyla Yaş Damıtık Tahıl (Distillers Wet Grains) ve Seyreltik Dip Suyu (Thin Stillage) olarak ayrılır. Daha sonra Seyreltik Dip suyu (Thin Stillage adı verilen madde nemini almak için evaporatörden geçmeden önce yağın alınması için ek bir santrifüj adımına tabi tutularak, yaklaşık % 30 kuru madde içeren yoğunlaştırılmış Damıtık Çözünür Maddeler veya Şurup (Condensed Distillers’ Solubles or Syrup) üretilir. Yoğunlaştırılmış Damıtık Çözünür Maddeler (Condensed Distillers Solubles) yakın çevredeki sığır üreticilerine satılabilir veya Yaş Damıtık Tahıl (Distillers Wet Grains) ile karıştırılarak ve kurutularak kurutulmuş damıtık Tahıl ve Çözünür maddeler (DDGS) elde edilir. Yaş Damıtık Tahıl (Distillers Wet Grain) yaklaşık yüzde 35 kuru madde içerir ve kurutulmadan yerel sığır besicilerine de satılabilir. Kurutucudan sonra, DDGS yaklaşık yüzde 88 civarında kuru maddeye sahiptir.

Etanol üretmek için kullanılan mısırın üçte biri hayvan yemlerinde kullanılmak üzere geri kazanılır. Mısırdaki nişasta içermeyen besleyici unsurların tamamı geri kazanılır ve bu elde edilen üründe mısır tanesindeki besinler neredeyse üç katına varan bir yoğunlukta olur. Etanol üretimindeki girdi ve çıktı miktarlarını bilmek bize etanol üretimini daha iyi anlamamızı sağlar. Şekil-2’deki rakamlar, etanol üretiminde kullanılan her 100 kg mısır için göreceli olarak üretim miktarlarını göstermektedir.

ETANOL ÜRETİMİNDE GELİŞEN TEKNOLOJİLER Sadece etanol verimini artırmak için değil, aynı zamanda mısır yan ürünlerini daha çok çeşitlendirmek amacı ile biyorafineri haline gelen kuru öğütme etanol tesisleri gelişmeye devam ediyor.

Şekil-2

Bugün, bazı kuru öğütme etanol tesislerinde uygulanan yeni mühendislik teknolojilerinin odak noktası aşağıdaki işlemler olmuştur. 1) Mısırda selülozun ayrılması 2) Geliştirilmiş mısır yağı ekstraksiyonu 3) Yüksek proteinli mısır yan ürünlerinin üretimi (%40’dan fazla)

Bu yüzden şu anda var olan 4 çeşit DDGS türünden bahsedebiliriz. • Konvansiyonel DDGS Yağ>9 % • Düşük yağlı DDGS %5 <Yağ<9% • Yağı alınmış DDGS Yağ <5% • Yüksek proteinli DDGS Protein >40%

Yeni yüksek proteinli mısır yan ürünlerinden herhangi birini satın almayı ve kullanmayı düşünürken unutulmaması gereken en önemli nokta besin bileşimi ve enerji değerlerinin üreten fabrikaya özgü olması ve diğer fabrikalarda üretilen ürünler arasında farklılıklar göstermesidir. Ayrıca, bu yeni ürünlere üreticiler özel isimler vererek diğerlerinden ayırt edilmesini sağlıyorlar, bir bakıma markalandırıyorlar.

Yeni yüksek proteinli mısır yan ürünleri ABD pazarı ve aynı zamanda ihracat pazarları için kullanılabilir hale gelmektedir. Bu ürünlerde protein ve amino asit içeriği konvansiyonel DDGS ile karşılaştırıldığında önemli ölçüde daha fazla olmasına rağmen, amino asit sindirilebilirliği ve metabolize edilebilir enerji içeriği aynı tip ürünler arasında farklılık göstermektedir.

DDGS'NİN TAŞINMASI VE DEPOLANMASI DDGS’nin depolanmasına, taşınmasının her aşamasına özel önem verilmelidir. Besin değerinin korunması ve bozulmanın önlenmesi için uygun şekilde depolanması esastır. DDGS ile ilgili en büyük zorluklardan bazıları köprü yapması, kekleşmesi ve akış problemi gibi özellikleridir.

DDGS’nin rengi kalite ve besin değeri hakkında güvenilir bir gösterge değildir Normalde sözleşme şartlarında satın alma standartları sadece maksimum nem, maksimum selüloz ve minimum protein ve yağ olarak gösterilir. DDGS'nin rengi ihracat pazarları için büyük önem taşıyan bir kalite faktörü haline gelmiştir. Bir renk ölçüm sistemi geliştirilmiş ve Hunter L numarası olarak adlandırılmaktadır. 50'den büyük sayısı olan DDGS daha iyi bir DDGS olarak kabul edilir. Aslında, DDGS kalitesi mikotoksinlerin ve istenmeyen anti-besin faktörlerinin yokluğu ve aynı zamanda besin içeriği ve sindirilebilirliği demektir. Ama alıcılar genellikle diğer özelliklere ilave olarak kalite ve sindirilebilirliği ayırt etmek için de genel bir gösterge olarak rengi kullanmaktadırlar.

DDGS’NİN EKONOMİK DEĞERİ VE KALİTESİ Genelde hammaddelerin satın alma fiyatları ham protein ve ham yağ için ayrı ayrı verilen minimum garantilere dayanmaktadır. DDGS için ise, satın alma fiyatı genellikle profat içeriği olarak adlandırılan protein ve ham yağ içeriği kombinasyonuna dayanmaktadır. Ayrıca ham selüloz, nem ve kül de bir satın alma sözleşmesinin şartları içerisindedir.

Ama bu özellikleri enerji düzeyi hakkında doğru bir bilgi sağlamaz, ne de amino asitler, fosfor ve hayvanlar tarafından gerekli olan diğer temel besin maddeleri gibi belirli besinlerin sindirilebilirlik düzeyleri hakkında bir bilgi vermez.

Besin değerlerinin ölçülmesindeki önemli gelişmeler sayesinde, hayvan yemleri metabolize edilebilir enerji (ME) veya net enerji (NE) bazında ve sindirilebilir protein veya amino asit bazında formüle edilebilmektedir.

En düşük maliyetli hayvan yem formülleri doğru ME veya NE, sindirilebilir amino asit ve sindirilebilir fosfor değerleri ve minimum veya maksimum kısıtlamaları kullanılarak yapılabilmektedir.

DDGS alternatifleri arasında besin ve ekonomik değerini değerlendirmek için yaygın olarak "profat" içeriğinin kullanılması, çoğu DDGS alıcısının yüksek profat DDGS seçmesine neden olacaktır. Ama DDGS’nin ekonomik değeri veya gölge fiyatı satın almacının ne düşündüğünden farklı olabilir.

Sadece Profat değeri DDGS satın almak kararları verirken kullanılmamalıdır. Çeşitli yemler için geliştirilmiş ME ve SID amino asit tahmin denklemlerinin kullanılması daha doğru bir satın alma kararı verilmesini sağlayacaktır. Alıcılar herhangi bir satın alma kararı vermeden önce ekonomik değeri (gölge fiyatı) kullanmalı ve piyasa fiyatı ile karşılaştırmalıdır.

DDGS FİYATINI ETKİLEYEN FAKTÖRLER VE NAKLİYE MASRAFLARI Menşe ülkedeki fiyat ve ithalatçı ülkeye kadar olan nakliye masrafları ana maliyet unsurlarıdır.

Grafik -2

Genelde DDGS’nin rakip hammaddeleri mısır ve soya küspesi ve fosfor içeriği olan diğer maddelerdir.

DDGS fiyatı aşağıdakiler gibi çeşitli faktörlerden etkilenir.

• Mısır ve soya küsünün piyasa fiyatı • İhracat pazarı için malın yeteri kadar olması • Menşe ülkenin iç tüketim mevsimselliği • Değişen ulaşım maliyetleri • İthalatçı ülkenin ithalat tarifeleri

DDGS fiyatları soya küspesine göre mısır fiyatlarını daha çok takip etmektedir. Grafik-2, Meksika Körfezi’nde tarihsel mısır ve DDGS FOB fiyatlarının nasıl birlikte hareket ettiğini göstermek için konulmuştur.

Grafik-3, Meksika körfezinde tarihsel soya küspesi ve DDGS FOB fiyatlarının nasıl birlikte hareket ettiğini göstermek için konulmuştur.

Görüldüğü gibi mısır ile DDGS fiyat korelasyonu soya küspesine göre daha fazladır.

Grafik -3

Mısır ve soya küspesi fiyatları DDGS fiyatına göre oldukça daha yüksek olduğu durumlarda, DDGS genellikle hayvan yemlerinde mısır ve soya küspesini fazla miktarda ikame edecektir.

DDGS fiyatı bir yıl içindeki mevsimlerden de etkilenmektedir. ABD'de yurtiçi DDGS kullanımının çoğu sığır yemi için kullanılır. Sığırlar yaz aylarında (Mayıs-Ekim) otlatmak için otlaklara taşındığında iç pazarda talep düşer ve bu ABD'nin ihracat pazarının artmasıyla sonuçlanır ve genellikle diğer aylara göre daha düşük DDGS ihracat fiyatları oluşur.

Yaz aylarında geleneksel olarak daha düşük yükleme maliyetleri daha düşük mavna navlunu ile birleştiğinde bu süre içinde daha rekabetçi bir DDGS fiyatı oluşur.

DDGS’ler genellikle mavnalardan Okyanus gemilerine nehir ortasındaki seyyar yükleyiciler vasıtasıyla yüklenir. Mavna ve gemi navlun maliyetleri alıcılar için ek bir maliyettir.

En yaygın gemi boyutları sırasıyla handy size, handy max ve panamax’tır. Tonajları sırasıyla 20-30.000, 35-49.000 ve 50-75.000 mt dur.

Konteyner navlunu her zaman ithalatçı ülke için uygun olmayabilir. Düşük konteyner maliyetleri için ithalatçı ülke, konteynerler ile menşe ülkeye bazı mallar ihraç edebiliyor olmalıdır. Amerika Birleşik Devletleri şu anda dünyanın en büyük konteyner ithalatçısı olarak benzersiz bir avantaja sahiptir. Elektronik, tekstil, oto yedek parçaları vb. ile dolu konteynerler öncelikle Asya'dan ABD'ye geliyor ve malların aynı tür ürünler ile yeniden yüklenmesi için bu bölgeye geri sevk edilmesi gerekiyor. Bu geri dönüş esnasında konteyner navlun maliyetleri çok düşük olmaktadır.

Genel bir kural olarak, dökme gemilerin navlun fiyatları, konteynere göre daha az pahalı, daha güvenilir ve genellikle DDGS’nin kalitesi kontrol etmek açısından da daha kolaydır.

DDGS İTHALATINDA BAŞARI ÖNERİLERİ İthalatçıların ihracatçı firmanın üretim, lojistik ve nakliye yeteneklerini bilmeleri gerekir. Belirli etanol tesislerinin DDGS ürünlerini pazarlayan tedarikçi firmalar ürünlerin orijinleri hakkında kontrol sahibi oldukları gibi yüklenecek olan DDGS ürünlerinin kalitesini de kontrol edebilmektedirler. Brokerlardan veya etanol tesisleri ile doğrudan pazarlama anlaşması olmayan diğer tedarikçiler ile alışveriş yapan alıcılar, teslim edilen DDGS'nin kalitesini kolayca kontrol edemezler.

Grafik -4

Tedarik kaynaklarını kontrol eden DDGS satan firmaların, yükleme sırasında DDGS numunelerini test için saygın ticari laboratuvarlara göndermeleri ve sonuçları bir gemi veya ambar yüklenmeden önce doğrudan müşteriye göndermeleri mümkün olmaktadır. Boşaltma limanında olası sorunları önlemek için numune analizi için saygın bir üçüncü taraf ticari laboratuvarı belirlemek ve bu konuda anlaşmak yapmak önemlidir. Mikotoksin testi menşeinde elde edilen numuneler üzerinde yapılabilir veya tedarikçi DDGS'nin üretildiği etanol tesislerinde kullanılan mısır alım prosedürleri ve limitlerini alıcıya bildirebilir. Renk puanları da Hunter veya Minolta renk puanı ölçümleri kullanılarak DDGS müşterisine bilgi verilebilir. Garanti edilen Protein ve yağ değerleri her zaman bir ticaret anlaşmasını sonuçlandırmadan önce üzerinde anlaşmaya varılması gereken konulardan biridir.

TÜRKİYE’NİN DDGS İTHALATI Grafik-4'te görüldüğü gibi, Türkiye 2005 yılından bu yana DDGS ithal ediyor. Bu yıldan sonra her yıl artan bir eğilim olsa da 2010 yılında GDO yasasının onayıyla bu eğilim tersine döndü. Bazı gemilerin reddedilmesinden dolayı ithalatın gelişimi yavaş olmuştur. Ancak 2016 yılında ithalat neredeyse ikiye katlandı ve Türkiye 2017'de 1,8 milyon mt ile DDGS ithalat rekoru kırdı. O sene Çin'deki vergi engellerinin olumsuz etkileri nedeniyle DDGS fiyatları çok uygun seviyelere gelmişti. 2017'den sonra her yıl azalan bir trend yaşadık. İthalat miktarları 2018 ve 2019 yılında sırasıyla 1,2 milyon mt ve 830 bin mt olarak gerçekleşmiştir. Bu yıl covid-19 sorunlarına rağmen, DDGS ithalatının toplam1,1 milyon mt civarında olması bekleniyor. Tablo-1’deki rakamlar yıllara Türkiye'de DDGS ithalat miktarlarını ve fiyatlarını göstermektedir.

Grafik -5

2019 yılına göre Türkiye toplam DDGS ithalatın %65 ini Amerika Birleşik Devletleri'nden ithal etmiştir. ABD rakamlarının ardından Rusya, Bulgaristan, Macaristan ve Hollanda ilk 5 ihracatçı ülke olmuştur.

Tablo-1, 2019 yılında Türkiye’ye ithal edilen DDGS’nin tüm menşe ülkelerini göstermektedir.

DDGS Türkiye'de ağırlıklı olarak besi ve süt inekleri yemlerinde kullanılmaktadır. Yumurta Sanayi de son zamanlarda yemlerde kullanım oranlarını artırmıştır. Ama Broiler ve Aqua'daki kullanım oranları çok düşüktür. Entegre tavuk eti üreticilerinin endişeleri bazı teknik bilgi destekleri ile doğru bir şekilde ele alınırsa, broiler sektöründe büyük bir potansiyel olduğunu görüyoruz. Aqua sektörü genellikle daha yüksek proteinli ürünlere ihtiyaç duyduğundan yeni nesil DDGS ürünleri önümüzdeki yıllarda mevcut konvansiyonel yem maddelerinin yerini alacak gibi gözükmektedir.

ABD’DE DDGS ÜRETİMİ VE İHRACATI Yıllık 25-26 mln mt civarında ABD pazarında tüketilen DDGS’nin tüketim dağılımı Grafik-5’teki gibidir; %44’ü besi sığırları için, %30'u süt sığırları, %15'i Domuz, %9'u Kümes Hayvanları ve %1'i ise diğerleri içindir.

Grafik -6

DDGS üretim ve ihracatı 2019 yılında sırasıyla 36 mln. ve 11 mln mt seviyesine gelmiştir. Yıllara göre gelişmeler Grafik-6 ve Grafik-7’de gösterilmiştir. Tablo-2’de ülkelere göre ABD menşeli DDGS ihracatı gösterilmektedir. İhracat yüzdeleri her yıl değişse de önde gelen ithalatçılar sırasıyla Meksika, Güney Kore, Vietnam, Tayland, Endonezya ve Türkiye'dir. Ancak Türkiye bir zamanlar 2017'de Meksika'dan sonra 2 numaralı ithalatçı olmuştur. Türkiye'nin bu oranı 2019 yılında %5,3'e düşerken, bu yıl %7’yi de aşan bir orana çıkacağı tahmin edilmektedir.

Grafik -7

Dünya ticaretinin yapısını ve yem hammaddelerinin menşei ülkelerini değiştiren ABD ve Çin çatışmasının ardından, Covid-19 salgını hükümet politikaları üzerinde yem hammaddelerinde daha fazla kendi kendine yeterlilik ve daha fazla gıda üretimi lehine ek bir etkiye sahip olmuştur. Daha fazla gıda talebi, salgından sonra yem hammadde fiyatlarının artmasını sebep oldu. DDGS fiyatları da soya küspesi ve mısır fiyat artışlarını takip ederek son 5 ay içinde 60-70 USD/mt civarında bir fiyat artışı gösterdi.

Tüm hammadde fiyatları aynı yönde gittiğinde, genellikle göreceli olarak kullanım cazibesi açısından bir değişiklik olmuyor. Fakat daha ciddi bir sorun yem hammaddelerinde fiyat artışları olurken bu fiyatlar sınırlı gelire sahip tüketiciler nedeniyle gıda ürün fiyatlarına yansıtılamıyor. Bu durum da sanayi şirketlerini zor bir duruma düşmesine sebep olmaktadır.

Güncel Haberler Kategorisindeki Yazılar