Dünyanın en büyük buğday ihracatçısı konumundaki Rusya'da 2026 yılı sezonu saha çalışmaları devam ederken toplam tahıl rekoltesi 120 milyon ton barajını geride bıraktı. Rusya Tarım Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, elde edilen toplam rekoltenin 90 milyon tonluk kısmını doğrudan buğday üretiminin oluşturduğu duyuruldu. Hasat edilen miktar iç piyasa tüketimini tam kapasiteyle karşılamaya yeterli olurken, Karadeniz ve Azak Denizi limanlarındaki lojistik kısıtlamalar yüksek rekoltenin ihracata dönüşüm hızını baskılamaya devam ediyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, içme sütlerinin bileşimi, sınıflandırılması ve etiketlenmesine yönelik Türk Gıda Kodeksi İçme Sütleri Tebliği’ni güncelleyerek 16 Eylül 2026 tarihli Resmi Gazetede yayımladı. Gıda güvenilirliğini sağlamak, haksız rekabeti önlemek ve tüketiciyi doğru bilgilendirmek amacıyla yapılan düzenlemeyle ara yağlılık sınıfları kaldırıldı, nişasta bazlı şeker kullanımı yasaklandı ve ‘doğal’ ifadesinin kullanımına katı standartlar getirildi.
Toprak Mahsulleri Ofisi, yurt içi yem hammaddesi arzını artırmak ve piyasa istikrarını sağlamak amacıyla stoklarındaki arpanın satışına 17 Eylül 2026 itibarıyla başladı. İlk etapta yem fabrikaları ile büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık işletmelerine yönelik gerçekleştirilen tahsisler, sektörün alternatif yem hammaddelerine erişimini rahatlatmayı hedefliyor. Rekor rekolte sonrası TMO alımlarıyla güçlenen stoklar, 1 Eylül'de TÜRİB üzerinden öne çekilen buğday hamlesinin ardından arpa arzıyla da piyasaya sunulmuş oldu.
IAOM MEA Bölgesel Un ve Yem Değirmenciliği Forumu 2026, Orta Doğu ve Afrika’dan değirmencileri, teknoloji sağlayıcılarını ve sektörün karar vericilerini 21–24 Eylül tarihlerinde Amman’da bir araya getirecek. Al Hazaa Investment Group iş birliğiyle düzenlenecek dört günlük programda; işletme verimliliği, tahıl depolama, un kalitesi, yem üretimi, otomasyon ve dijitalleşme konuları, un ve yem sektörlerine özel iki ayrı forum kapsamında ele alınacak.
Tahıl ve yem endüstrisinin dev buluşması İDMA İstanbul 2026 Fuarı, 25-27 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Fuarla eş zamanlı düzenlenen ‘IDMA Global Grain and Milling Forum’un dördüncü oturumunda yem sektörü küresel, bölgesel ve ulusal ölçekte ele alındı. Üst düzey panelistlerin katılımıyla gerçekleşen kritik oturumda; küresel tedarik krizlerinden AB’nin yeni çevre yasalarına, Türkiye’nin biyogüvenlik hassasiyetinden hayvancılığın saha gerçeklerine kadar birçok stratejik başlık tartışıldı.
Dünya değirmen, yem ve bakliyat teknolojilerinin küresel zirvesi İDMA İstanbul, 11’inci edisyonunda 120’den fazla ülkeden binlerce profesyoneli tek çatı altında buluşturdu. 1 milyar dolarlık iş hacmine zemin hazırlayan dev organizasyon; eş zamanlı düzenlenen uluslararası forumu, makro stratejileri ve devasa üretici iş birlikleriyle gıda arz güvenliğinin küresel ortak aklına dönüştü.
Jeopolitik gelişmeler, düzenlemeler, hayvan sağlığına yönelik riskler ve maliyet baskıları, 2026 yılında hayvansal protein ve hayvan besleme piyasalarının genel çerçevesini belirliyor.
Avrupa yem pazarı, düzenleyici gelişmeler, hayvan hastalığı riskleri ve küresel arz dinamiklerindeki değişimlerin etkisiyle 2025/26 sezonunu artan bir belirsizlik ortamında geçiriyor.
Avrupa'daki iklim kaynaklı rekolte kayıpları ve Karadeniz'deki lojistik tıkanıklıklar geleneksel ticaret rotalarını aksatırken, küresel tahıl rezervleri yeniden baskı altına giriyor. Soya fasulyesindeki rekor üretime rağmen yem ve enerji sektörlerinden gelen güçlü talep, piyasadaki oynaklığı yüksek tutuyor.
Türk yem katkı sektörünün öncü firmalarından Kartal Kimya, 2026’nın ilk çeyreğine ait kritik Türkiye mikotoksin haritasını sundu. Numunelerin %70’inde çoklu kontaminasyon tespit edilirken, Ege (%74) ve Marmara (%68) en yüksek riskli bölgeler olarak öne çıktı. Firmanın bütüncül proaktif yaklaşımı, sahada gizli kalan verim kayıplarının önüne geçerek üreticilere güçlü bir karar destek modeli sunuyor.
Makine İhracatçılar Birliği (MAİB) Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Türk değirmencilerinin 2,6 milyar dolarlık küresel pazarda 331 milyon dolarlık tarihi bir ihracat rekoruna imza atarak dünyada ikinci konumda olduklarını belirtti. Yılmaz, küresel hedeflere giden bu yolda Türk makine sektörünün teknolojik üstünlüğünü dünyaya ilan eden ve bu büyük başarıyı taçlandıran en güçlü taşıyıcı platformun ise İDMA İstanbul Fuarı olduğunu vurguladı.
İklim değişikliği küresel sıcaklıkları artırırken, sıcaklık stresi kanatlı sağlığı, bağırsak bütünlüğü ve genel verimlilik için büyüyen bir tehdit oluşturmaktadır. Respiratuvar alkalozdan zayıflayan bağışıklığa kadar fizyolojik mekanizmaları anlamak, sürü performansını koruyan etkili kümes yönetimi ve besleme bazlı hafifletme stratejilerini uygulamada anahtar role sahiptir.
2026’da alım heyeti programının ölçeğini büyüterek katılımcılarını doğrudan küresel satın almacılarla buluşturmayı hedefleyen PETZOO Eurasia; Mısır’dan Almanya’ya, Polonya’dan Çin’e uzanan geniş bir coğrafyadan profesyonelleri İstanbul’da bir araya getirecek.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, İDMA ve IAOM MEA ile yaptıkları dev iş birliği sayesinde Türk yem teknolojisini Güney Afrika’ya taşıyacaklarını müjdeledi. Sektörün geleceğine yön verecek bu ortaklığın ilk somut hedefi olan 23-26 Kasım 2026’daki 36. IAOM MEA Conference & Expo ile endüstrinin stratejik Afrika rotası Cape Town olacak.
Londra’daki IGC Hububat Konferansı çıktılarını Feed Planet için değerlendiren IGC Direktörü Arnaud Petit, Türkiye’nin un ihracatçılığından üst düzey değirmen teknolojilerine uzanan katma değerli evrimini stratejik bir başarı olarak nitelendirdi. Küresel pazardaki parçalanmalara rağmen Türkiye’nin coğrafi avantajını koruduğunu belirten Petit; yapay zekâ, inovasyon ve lojistik rotalardaki yeni dinamikleri de masaya yatırdı.
Geçtiğimiz haziran ayında, Londra Tahıl Haftası ile IDMA İstanbul Fuarı arasındaki kritik dönemde Feed Planet’e özel açıklamalarda bulunan GAFTA Konsey Üyesi ve ARASCO Tedarik Grubu Başkanı Anis Alam; Orta Doğulu dev şirketin artan lojistik maliyetleri nasıl göğüslediğini, gemileri ülkenin batı sahillerindeki limanlara kaydırma sürecini nasıl yönettiklerini ve küresel yem sektörünün neden Afrika’yı yeni stratejik tahıl ambarı olarak gördüğünü anlattı.
Gıda güvenliğinin artık yalnızca tarlalardaki üretimle sınırlı kalmadığı; lojistik, teknoloji ve jeopolitikle iç içe geçmiş stratejik bir kapasiteye dönüştüğü bir dönemden geçiyoruz. Karadeniz’deki kırılmalar, küresel tedarik zincirindeki riskler ve Türkiye’nin bu denklemdeki rolü, tahıl depolama sistemlerini klasik bir ekipman sektörü olmaktan çıkarıp gıda güvenliğinin asli altyapısı haline getiriyor.
Karadeniz havzasında tırmanan güvenlik riskleri, tahıl ticaretinde tarladaki üretim bolluğuna tezat bir lojistik kilitlenmeye yol açtı. Limanlardaki seyrüsefer riskleri, fırlayan navlun maliyetleri ve yüklenemeyen kontratlar küresel tedarik zincirini sarsarken, bölgedeki jeopolitik kriz doğrudan gıda enflasyonunu ve sanayi maliyetlerini tetikliyor.
Yem fabrikalarında enerji verimliliğini ve düşük maliyetli üretimi odağına alan üç makalelik yazı dizimizin bu ikinci bölümünde; toplam enerji tüketiminin en yüksek olduğu peletleme ve şartlandırma (kondisyonlama) proseslerine mercek tutuyoruz. Etkin buhar kullanımından direkt tahrikli preslere, disk-rulo optimizasyonundan rasyon kompozisyonunun peletlenebilirliğe etkisine kadar birçok teknik parametrenin elektrik tüketiminde %10–25, pres kapasitesinde ise %5–25 düzeyinde iyileşme potansiyelini vaka analizleriyle inceliyoruz.
Yem fabrikalarında enerjinin en çok tüketildiği peletleme ve şartlandırma hatlarını masaya yatırıyoruz. Sektörün deneyimli ismi Mustafa Yılmaz’ın kaleme aldığı yazı dizimizin bu ikinci bölümünde; buhar kullanımından disk-rulo optimizasyonuna ve rasyon yapısına kadar elektrik tüketimini %10–25 düşürecek somut saha çözümlerini sunuyoruz.
Türkiye yem sanayisinin en önemli buluşmalarından TUYEM16, sektörün tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturdu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla 800’ü aşkın ziyaretçi ve katılımcıyı ağırlayan organizasyon, üretimden ticarete kamudan akademiye uzanan geniş yelpazede sektörün nabzının attığı yer oldu.
Yem üreticileri, hayvansal protein değer zincirinin merkezinde kritik bir rol oynuyor. Dalgalı hammadde tedariki, sürdürülebilirlik talepleri ve nitelikli iş gücü eksikliği sektörün geleceğini şekillendiren baskılar arasında.
Yemtar, 1980 yılında kurulmuş olup; anahtar teslimi hayvan yemi fabrikaları, kedi-köpek maması üretim tesisleri ve balık yemi fabrikaları başta olmak üzere flake tesisleri, rendering tesisleri ve gübre işleme çözümlerinin tasarım, üretim ve kurulumunda uzmanlaşmıştır.
TÜSİAD ve FAO iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’de Tarım Kooperatiflerinde İş Modelleri Araştırması” sonuçları açıklandı. 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen toplantıda, kooperatiflerin sürdürülebilir gıda arzı ve sanayi-üretici entegrasyonundaki kritik rolü masaya yatırıldı.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!