TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, İDMA ve IAOM MEA ile yaptıkları dev iş birliği sayesinde Türk yem teknolojisini Güney Afrika’ya taşıyacaklarını müjdeledi. Sektörün geleceğine yön verecek bu ortaklığın ilk somut hedefi olan 23-26 Kasım 2026’daki 36. IAOM MEA Conference & Expo ile endüstrinin stratejik Afrika rotası Cape Town olacak.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş
Bugün küresel hayvansal üretim endüstrisi; girdi maliyetlerinin optimize edilmesi, rasyon hassasiyeti ve fabrikalarda Endüstri 4.0 tabanlı dijital dönüşümün zorunlu hale geldiği kritik bir virajı dönüyor. Enerji verimliliğinden yapay zekâ destekli analizlere kadar uzanan teknolojik yenilikler rekabet gücünü belirlerken, küresel tedarik zincirindeki jeopolitik kırılmalar ve ham madde fiyatlarındaki dalgalanmalar yem sanayicisini yeni stratejik koridorlar aramaya zorluyor. Türkiye karma yem sektörünün çatı kuruluşu olan TÜRKİYEM-BİR (Türkiye Yem Sanayicileri Birliği) Başkanı Ülkü Karakuş, TMO’nun yeni dönem tahıl alım politikalarından Hürmüz Boğazı krizinin gübre ve ham madde maliyetlerine olan küresel etkilerine kadar endüstrinin tüm sıcak başlıklarını mercek altına alıyor. Yayın grubumuza özel açıklamalarda bulunan Karakuş; İDMA, TÜRKİYEM-BİR ve IAOM MEA arasında kurulan dev konsorsiyumun ilk stratejik hedefi olan Cape Town hamlesini ve Türk yem teknolojisinin Afrika pazarındaki yeni vizyonunu Feed Planet okurları için değerlendirdi.
Bereketli yağışlarla birlikte bu sezon bolluk yılı olarak tanımlanıyor. TMO’nun belirlediği yeni dönem tahıl alım ve satış fiyatlarının yem sanayisindeki yankıları ve maliyet öngörüleri nelerdir?
Arpa, buğday ve mısır karma yemin başlıca hammaddeleridir; karma yem ise hayvansal üretim maliyetinin yaklaşık üçte ikisini oluşturmaktadır. TMO’nun 2026 alım fiyatları primlerle birlikte arpada 15.764 TL/ton, buğdayda 19.514 TL/ton’a ulaşmaktadır; bu rakamlar uluslararası (CIF) fiyatların arpada yaklaşık %36, buğdayda %59 üzerindedir. TMO’nun gerçek maliyetinin altında kalarak açıkladığı, 1 Ekim 2026’dan itibaren geçerli olacak satış fiyatları (arpa 14.000TL/ton, ekmeklik buğday 18.500 TL/ton) ise sanayicimize öngörülebilirlik sağlamaktadır. Bu yılki rekolte artışı hammaddeye erişimi kolaylaştıracak, ithalat ihtiyacını ve döviz üzerindeki baskıyı azaltacaktır. Üretici, sanayici ve tüketici arasındaki dengeyi gözeten bu yaklaşımı destekliyoruz.
İran ve Ukrayna’da devam eden savaşlar vb. jeopolitik krizlerde son durumu sektör açısından nasıl yorumluyorsunuz?

Süregelen Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmalar, hâlihazırda kırılgan olan gıda ve yem tedarik zincirlerine büyük baskı yapmakta; Karadeniz hububat ve yağlı tohum akışları doğrudan etkilenmektedir. 28 Şubat 2026’da başlayan Hürmüz Boğazı krizi özellikle kritiktir: dünya üre ticaretinin yaklaşık üçte biri bu boğazdan geçmekte, üre fiyatları kriz öncesine göre yaklaşık %36 yükselmiş ve FAO’ya göre ayda 3-4 milyon ton gübre ticareti durmuştur. Bu durum önümüzdeki sezonlarda bitkisel üretimlerdeki verimleri, ekiliş tercihlerini ve hammadde maliyetlerini tehdit etmektedir. Türkiye’de artan buğday, arpa ve ayçiçeği üretimi tampon görevi görse de mısır, soya gibi yağlı tohumlar ile bunların türevlerindeki dışa bağımlılığımız nedeniyle küresel piyasalardaki olumsuz gelişmeler endişe vericidir. Ancak, bu sorunları da daha önceki yıllarda olduğu gibi özel sektör kamu iş birliği ile atlatabileceğimize inanıyoruz.
Yem üretiminde maliyet kontrolü kritik bir eşik haline geldi. Yem fabrikalarının otomasyon, Endüstri 4.0 ve enerji verimliliği odaklı teknolojik dönüşümünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hayvansal üretimde maliyetin yaklaşık üçte ikisini yemin oluşturduğu bir yapıda teknolojik dönüşüm, yoğun rekabetin de olduğu bir piyasada artık zorunlu hale gelmiştir. Modern fabrikalarımızda dozajlama, kırma, karıştırma ve peletleme süreçleri otomasyon ve kalite kontrolüyle yürütülmekte; rasyon programları ve laboratuvar analizleri, üretimi hayvanların net ihtiyacına göre şekillendirmektedir. Doğru partikül büyüklüğü ve homojen karışımlar sayesinde yemden yararlanmayı artırmada; depolama ve üretimde kullanılan yeni teknolojiler ve uygulamalarla fireyi azaltmada; peletleme teknolojisindeki gelişmeler sayesinde ise verimlilik, enerji tasarrufu ve yem hijyeni alanlarında önemli ilerlemeler kaydetmiş durumdayız. Enerji verimliliği, dijital kalite kontrol çözümleri ve sürekli Ar-Ge çalışmaları hem maliyet kontrolünün hem de sürdürülebilir ve rekabetçi üretimin anahtarıdır. Sensör teknolojileri, gerçek zamanlı veri takibi ve yapay zekâ destekli analizler sayesinde üretim süreçleri eskiye göre çok daha etkin yönetilebilmektedir.

İDMA 2026, küresel yem ve değirmen teknolojilerini İstanbul’da coşkulu bir etkinlikle buluşturdu. Bu uluslararası platformun, Türk yem sanayicilerine ve sektörel sinerjiye katkısı nedir?
İDMA 2026, Türk yem sanayisi açısından yalnızca yeni teknolojilerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde, sektörün geleceğine yön verecek bilgi, ticaret ve iş birliği platformu niteliği taşımaktadır. İstanbul’da düzenlenen bu uluslararası organizasyon, yem, tahıl ve değirmencilik teknolojileri alanındaki tüm paydaşları aynı çatı altında buluşturarak önemli bir sinerji meydana getiriyor.
Özellikle İDMA Global Grain & Milling Forum’un fuarla eş zamanlı olarak düzenlenmesi, organizasyona ayrı bir değer katmaktadır. Forum kapsamında küresel tahıl ticaretindeki gelişmeler, gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğinin etkileri, Endüstri 4.0 uygulamaları, otomasyon ve geleceğin yem teknolojileri gibi sektörümüzü doğrudan ilgilendiren konuların ele alınması çok önemli. Bu sayede sektör temsilcilerimiz yalnızca yeni teknolojileri görmekle kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki yatırım kararlarını şekillendirecek küresel eğilimleri ve piyasa dinamiklerini de değerlendirme fırsatı bulmuş oluyor.

TUYEM16’da açıklanan TÜRKİYEM-BİR, İDMA ve IAOM-MEA üçlü konsorsiyumunun Kasım ayında Güney Afrika Cape Town’da düzenleyeceği Hububat ve Yem Kongresi’nin hedefleri nelerdir?
TUYEM16’da duyurduğumuz İDMA-IAOM MEA-TÜRKİYEMBİR konsorsiyumunun ilk somut çıktısı, 23-26 Kasım 2026’da Cape Town’da düzenlenecek 36. IAOM MEA Conference & Expo’dur. Hedefimiz; değirmencilik, yem ve tahıl teknolojilerindeki bilgi birikimini, uluslararası ticaret ağlarını ve sektörel temsil gücünü aynı çatı altında buluşturmaktır. Hızla büyüyen nüfusu, artan şehirleşmesi ve yükselen protein tüketimiyle Afrika, geleceğin en önemli üretim ve tüketim merkezlerinden birisidir. Teknoloji transferi, yatırım, gıda güvenliği ve stratejik ticaret bağlantıları ekseninde; Türkiye-Afrika ekonomik ortaklığını güçlendiren, daha sürdürülebilir ve dirençli bir sektör ekosistemi kurmayı amaçlıyoruz.