BLOG

Yem ham maddelerinde küresel paradoks, 9 yıllık rekor arz fiyat baskısına karşı

22 Mayıs 20265 dk okuma

Küresel tarım piyasaları, son dokuz sezonun en agresif üretim artışına sahne olurken eş zamanlı yükselen fiyat grafikleriyle ezber bozan bir tedarik paradoksuna sahne oluyor. Bu hacimsel bolluğun ortasında şekillenen lojistik, jeopolitik ve iklimsel baskılar, karma yem üreticilerini ham maddeye erişim rahatlığından ziyade akıllıca bir maliyet yönetimi sınavına davet ediyor. Uluslararası Tahıl Konseyi’nin (IGC) son verileri, rasyon maliyetlerini stabilize etmek isteyen üretici ve tüccarlar için mevcut bolluk dönemini gelecek sezonun risklerine karşı bir finansal siper olarak kullanmanın ipuçlarını veriyor.

Küresel karma yem sektörü, ham madde tedarikinde son on yılın en sıra dışı dönemlerinden birine şahitlik ediyor. İngiltere merkezli Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) tarafından açıklanan son veriler, tarım ekonomisi literatüründe nadiren görülen yapısal bir çelişkiyi, yani tam anlamıyla küresel bir paradoksu gözler önüne seriyor. Bir tarafta üretim hacminde son dokuz sezonun en hızlı ve en agresif artışı kaydedilirken, diğer tarafta yem rasyonlarının ana sütununu oluşturan mısır ve buğday fiyatlarının zirve noktalarına tırmanması, karma yem üreticilerini benzersiz bir risk yönetimi sınavıyla karşı karşıya bırakıyor. Rekor kıran arz gücünün lojistik, jeopolitik ve iklimsel fiyat baskılarıyla çarpıştığı bu yeni dönem, rasyon maliyetlerini stabilize etmeye çalışan satın alma yöneticileri için çok katmanlı bir analiz gerektiriyor.

DOKUZ SEZONUN EN HIZLI ARZ DALGASI SEKTÖRE NEFES ALDIRIYOR

21 Mayıs tarihli raporun en net ve iyimser verisi, şüphesiz küresel toplam tahıl üretimine yönelik tahminlerde saklı. 2025/26 sezonu toplam tahıl rekoltesinin, bir önceki aya göre 3 milyon tonluk yukarı yönlü bir revizyonla 2 milyar 477 milyon ton gibi tarihi bir eşiğe ulaşması bekleniyor. Yıllık bazda %6’lık bir büyümeye tekabül eden bu ivme, son dokuz sezonun en hızlı arz girişini temsil ediyor. Yem sanayicisi için bu devasa hacim, pandemiden bu yana sektörü gölgeleyen ‘fiziki ham maddeye erişim’ korkusunu büyük ölçüde ortadan kaldıran psikolojik bir rahatlama anlamına geliyor.

Tablı 1 - Toplam Tahıl: Arz ve talep özeti (Kaynak: IGC)

Daha da önemlisi, bu arz bolluğunun doğrudan küresel dönem sonu stoklarına yansıyacak olması. Tüketim talebindeki yukarı yönlü revizyonlara rağmen, kapanış envanterlerinde %9’luk bir artış öngörülüyor ve küresel stokların 638 milyon ton seviyesinde dengeleneceği tahmin ediliyor. Stoklardaki bu tahkimat, pazarın genelinde bir arz güvenliği kalkanı oluştursa da madalyonun diğer yüzü, yem fabrikalarının maliyet muhasebelerinde aynı rahatlamanın hissedilmediğini gösteriyor.

ENERJİ VE PROTEİN DENGESİNDE FİYAT TEZATLIĞI

Piyasadaki bu hacimsel bolluğa rağmen, IGC Tahıl ve Yağlı Tohumlar Fiyat Endeksi’nin (GOI) geçtiğimiz ay net %3 değer kazanması, raporun özünü oluşturan paradoksun temel kaynağı. Yem rasyonlarının enerji omurgasını oluşturan mısır piyasasında, Arjantin ve Güney Afrika kaynaklı üretim ayarlamaları küresel dengeleri hassas bir çizgide tutuyor. İstikrarlı satın alma iştahı, tarlalarda belirmeye başlayan yeni iklimsel endişeler ve diğer emtia pazarlarından gelen fon hareketleri, mısır alt endeksini %1 oranında güçlendirerek fiyatları mayıs ayı başında son 13 ayın en yüksek seviyesine taşıdı. Bolluk senaryolarının havada uçuştuğu bir sezonda mısırın zirve yapması, sanayicinin ham maddeyi ucuza kapatma beklentilerine set çekiyor.

Tablo 2. Mısır: GOI alt endeksi (kaynak: IGC)

Benzer bir sert fiyat baskısı buğday cephesinde de kendisini hissettiriyor. Özellikle ABD menşeli FOB fiyatlarında yaşanan agresif tırmanış, IGC buğday alt endeksini %4 oranında yukarı fırlatarak Haziran 2024’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştırdı. Buğday fiyatlarındaki bu dik duruş, alternatif yemlik buğday kullanımının önünü keserken, arpa ticaretindeki hareketlilikle birleştiğinde karma yem fabrikalarının rasyon optimizasyon formüllerini sürekli güncellenmeye zorluyor.

Tablo 3. Buğday: GOI alt endeksi (Kaynak: IGC)

Rasyonun protein ayağını domine eden soya fasulyesinde de manzara farklı değil. 2025/26 küresel soya rezervlerinin tüketim hızıyla dengelenerek Nisan ayına kıyasla sabit kalması, fiyatların geri çekilmesini engelliyor. Soya alt endeksi, tüm temel menşelerdeki kazançların ve dış piyasalardaki makro gelişmelerin etkisiyle aylık bazda %3 yükseldi. Burada yem sektörü için en kritik veri, küresel soya ticaretinde Brezilya’nın %60’ı aşan ezici hakimiyetidir. Uzak Doğu’nun rekor düzeydeki ithalat iştahı, Brezilya limanlarındaki sevkiyat hatlarını gergin tutarken, dünya genelindeki kırma ve işleme tesislerinin marjlarını doğrudan etkiliyor.

Tablo 4. Soya Fasulyesi: Arz ve talep özeti (Kaynak: IGC)

GELECEK SEZONUN SİNYALLERİ ŞİMDİDEN STOK YÖNETİMİNİ ZORUNLU KILIYOR

Raporda sadece mevcut sezonun paradoksuna değil, aynı zamanda 2026/27 vizyonuna dair de çok kritik uyarılar yer alıyor. Mevcut sezondaki %6’lık tarihi büyümenin yarattığı iyimserlik, bir sonraki sezonda yerini ciddi bir daralmaya bırakabilir. Küresel hasat alanlarının daralacak olması ve ortalama verim beklentilerindeki düşüş sebebiyle, 2026/27 dünya tahıl üretiminin %3 oranında gerileyerek 2 milyar 414 milyon tona düşmesi bekleniyor. Bu, küresel üretimde son dört sezondur kesintisiz devam eden yükseliş trendinin ardından yaşanacak ilk net düşüş sinyali.

Buğday, mısır ve arpa kullanımındaki artış eğiliminin sürmesiyle birlikte, toplam tüketimin üretimin üzerine çıkarak 2 milyar 437 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu durum, mevcut sezonda biriken o güçlü stokların %4 oranında erimesine ve envanterlerin yeniden beş yıllık ortalamaya (615 milyon ton) gerilemesine yol açacak. Kuzey Afrika ve Yakın Doğu Asya gibi, Türkiye’nin de merkezinde bulunduğu ithalatçı havzaların alım hacimlerini %2 oranında düşüreceğine yönelik tahminler, küresel ticaret akışını bir miktar yavaşlatsa da üretimin düşecek olması uzun vadeli bir fiyat tabanı oluşturuyor.


YEM SANAYİCİSİ İÇİN STRATEJİK ÇIKARIMLAR VE AKSİYON PLANI

Bu veriler ışığında, hem yem üreticileri hem de ham madde tüccarları için yeni dönemin strateji haritasını netleşiyor. "Nasılsa üretim rekor kırıyor, fiyatlar gevşer" beklentisiyle kısa vadeli ve spot alımlara yönelmek, mevcut piyasa dinamiklerinde ciddi maliyet tuzaklarına yol açabilir.

Agresif Stok Yönetimi:

2025/26 sezonunun sunduğu %6’lık rekor arz bolluğu, fiyatların zirve yaptığı dönemlerde bile fiziki malın bulunabilirliğini garanti ediyor. Ancak 2026/27’deki %3’lük düşüş sinyali, bu sezonun son çeyreğinde yapılacak stratejik ve uzun vadeli stok bağlantılarının, gelecek yılın maliyet kalkanı olacağını gösteriyor.

Alternatif Rasyon Esnekliği:

Mısırın 13 ayın, buğdayın ise yaklaşık iki yılın zirvesinde dolaşması, rasyon uzmanları ile satın alma departmanlarının sürekli iletişim halinde olmasını zorunlu kılıyor. Enerji kaynakları arasındaki fiyat makasları yakından izlenmeli, arpa ve yan ürün türevleri rasyona esnek şekilde dahil edilmelidir.

Protein Tedariğinde Brezilya Ekseni:

Soya küspesi tedarikinde Brezilya orijinli sevkiyat hatlarının ve navlun piyasalarının takibi, rasyonun protein maliyetini yönetmede en büyük belirleyici olmaya devam edecektir. Uzak Doğu'nun alım baskısı, Güney Amerika menşeli malın fiyat tabanını diri tutacaktır.


SONUÇ: RİSK VE MALİYET YÖNETİMİ USTALIK İSTİYOR

Önümüzdeki dönem hacimsel olarak bir bolluk dönemi olsa da maliyet yönetiminde tam bir satranç tahtası görünümüne bürünecek. Küresel arzın gücüne güvenip piyasadaki mikro riskleri göz ardı eden tesisler, yüksek rasyon maliyetleriyle baskılanırken; bu paradoksu doğru okuyup zamanında stoklama ve ham madde ikamesi yapan üreticiler, pazarda sürdürülebilir bir karlılık ve verimlilik (ROI) avantajı yakalayacaktır.

Etiketler
#yem hammaddeleri
Makale Kategorisindeki Yazılar
25 Ocak 20215 dk okuma

Diyet bitki bileşiklerinin damızlık tavuklarda performans, fertilite ve yumurta kalitesi üzerine etkileri

Iris KrögerTeknik Satışı MüdürüDr. Eckel Animal Nutrition GmbH & Co. KG   Daha yaşlı damızlık t...

22 Mayıs 20234 dk okuma

Makine ihracatı ilk çeyrekte 6,9 milyar dolar

09 Eylül 20224 dk okuma

BÜYÜKBAŞ BESİ RASYONLARINDA YONCA KURU OTU KULLANIMI