Tarım ve Orman Bakanlığı, şap hastalığına karşı aşılama ve saha çalışmalarının kesintisiz sürdüğünü belirtirken, TZOB sahadan gelen bilgilere dikkat çekerek virüsün bu yıl daha ölümcül seyrettiğini bildirdi. Salgının büyük ölçüde kaçak yollarla ülkeye giren canlı hayvan ve etlerden kaynaklandığını belirten sektör temsilcileri, üreticilerin yaşadığı kayıpların telafisi için acil destek talep ediyor.

Türkiye’de yeni bir şap virüsü serotipinin görülmesiyle birlikte, hayvancılık sektöründe endişe artarken, Tarım ve Orman Bakanlığı aşı üretim kapasitesinin yeterli olduğu mesajını verdi. Bakanlık, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla hızlı tedbirler alındığını ve sahada aşılama çalışmalarının yoğun şekilde sürdüğünü açıkladı. Diğer taraftan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), sahadan gelen bilgiler doğrultusunda bu yılki virüsün daha ölümcül seyrettiğini ve üreticilerin ciddi kayıplar yaşadığını vurguladı. Hayvan hareketlerinin durdurulması satışları sekteye uğratırken, borç ertelemesi gibi acil destek çağrıları söz konusu.
BAKANLIK: “PANİK HAVASINA GEREK YOK”
Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada dolaşıma sokulan “hayvan satış yerlerinin ilk kez tamamen kapatıldığı” ve “aşı yetersizliği yaşandığı” yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Yeni tespit edilen SAT1 serotipine karşı yaklaşık 6 milyon doz aşının sahaya sevk edildiğini, 20 Temmuz’a kadar 2,6 milyon dozun daha üretileceğini belirten Bakanlık, mevcut kapasitenin hem yeterli hem de sürdürülebilir olduğunu bildirdi. Şap Enstitüsü'nün 7/24 esasına göre üretim yaptığı, aşıların ihtiyaç duyulan tüm bölgelere hızlı biçimde ulaştırıldığı ifade edildi.
“10 BİN VETERİNER HEKİM AKTİF GÖREVDE”
Bakanlık ayrıca, ülke genelinde yaklaşık 10 bin veteriner hekimin aktif görevde olduğunu, sahadaki bu yoğun çabanın hem hastalığın yayılmasını engellemek hem de hayvansal üretimi güvence altına almak adına kritik önem taşıdığını belirtti. Aşılaması tamamlanan bölgelerde hayvan pazarlarının peyderpey açılacağı bilgisini paylaşan Bakanlık, hastalıkla mücadelede veteriner otoritesine güven duyulması gerektiğinin altını çizdi. Panik havası oluşturmaya yönelik iddiaların kamuoyunu yanıltma riski taşıdığına dikkat çekilerek, yalnızca resmî açıklamalara itibar edilmesi çağrısında bulunuldu.

TZOB BAŞKANI BAYRAKTAR: 2025 BİR AFET YILINA DÖNÜŞTÜ
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 2025’in daha yılın ilk yarısında tarım sektörü için bir “afet yılı”na dönüştüğünü belirterek, şap hastalığının sektöre verdiği zararın don, dolu ve kuraklık gibi doğal afetlerin ardından hayvancılığı ciddi biçimde sarstığını söyledi. Bayraktar, özellikle Kurban Bayramı döneminde artan hayvan hareketlerinin hastalığın yayılmasında etkili olduğunu belirtti. Hayvan pazarlarının kapatılması ve hayvan hareketlerinin durdurulması nedeniyle üreticilerin satış yapamaz hâle geldiğini, bu durumun da ekonomik baskıyı artırdığını vurguladı.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar
“BU YILKİ VİRÜS DAHA ÖLÜMCÜL SEYREDİYOR”
Bayraktar’a göre bu yıl sahada gözlemlenen şap virüsü geçmiş yıllara kıyasla daha tehlikeli bir seyir izliyor. Sığırlarda ateş, iştahsızlık, depresyon, verim kaybı gibi belirtilerle başlayan hastalık, özellikle bazı bölgelerde hayvan ölümlerine yol açtı. Ziraat odalarından gelen bilgilere göre, koyun ve keçilerde hafif seyretse de sığırlarda bu yılki varyant daha agresif etkiler gösteriyor. Et ve süt verimindeki ciddi düşüşler üreticileri ekonomik açıdan zor durumda bırakıyor. Bayraktar, üretici kayıplarına dikkat çekerek durumun hafife alınmaması gerektiğini ifade etti.
“SALGININ EN ÖNEMLİ SEBEBİ KAÇAK HAYVAN VE ET GİRİŞİ”
Bayraktar, şap hastalığının yayılmasında en büyük riskin sınır güvenliği olduğunu söyledi. Kaçak yollarla ülkeye giren canlı hayvan ve etin, hem hayvan hem de insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğunu vurgulayan Bayraktar, bu konuda kesin ve tavizsiz bir mücadele yürütülmesi gerektiğini belirtti. Bu tür geçişlerin yalnızca hastalık riskini değil, aynı zamanda ülke ekonomisini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Gıda güvenliği açısından da ciddi sonuçlar doğurabilecek bu durumun önlenmesi gerektiğini dile getirdi.

“ÜRETİCİLERİN ALACAĞI ÖNLEMLER HAYATİ DEĞERDE”
Şemsi Bayraktar, resmi tedbirlerin yanı sıra üreticilerin alacağı bireysel önlemlerin de hastalıkla mücadelede kritik rol oynadığını hatırlattı. Ahırlarda dezenfektan kullanımı, dışarıdan insan girişinin sınırlandırılması, yeni hayvanların karantinaya alınması gibi adımların önceden atılması gerektiğini belirtti. Hastalık çıkması durumunda ise enfekte hayvanların ayrılması, ekipman ve alanların dezenfekte edilmesi, altlıkların imha edilmesi ve hızlı veteriner bilgilendirmesinin hayati önemde olduğunu aktardı. Bayraktar ayrıca, üreticilerin Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankasına olan borçlarının en az bir yıl süreyle faizsiz ertelenmesi çağrısında bulundu.