Röportaj: Cemalettin Kanaş
“Amacımız, müşterilerimizin faaliyetlerini bağımsız olarak başlatmalarını ve ölçeklendirmelerini sağlamak ancak günlük operasyonlar için artık bize ihtiyaç duymadıklarında bile destek ve rehberlik sunmak için her zaman yanlarında olacağız.”

Böcek üretimi, geleneksel protein kaynaklarına çevre dostu bir alternatif sunarak küresel yem krizine sürdürülebilir çözümlerden biri olarak ortaya çıkıyor. Böcek yetiştiriciliği, organik atıkları değerli besin maddelerine dönüştürerek sadece atıkları azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda yem üretimiyle ilişkili karbon ayak izini de düşürüyor. Bu alanda öncü bir şirket olan Manna Insect, kara asker sinekleri kullanarak atıkları yüksek kaliteli protein yemine dönüştürme konusunda önemli adımlar atıyor. Manna Insect’in serüveni ve yenilikçi yaklaşımı hakkında daha fazla bilgi edinmek için şirketin CEO’su Ykä Marjanen ile sohbet ettik.
Manna Insect, benzersiz iş modeli ve Farm Hub’ın geliştirilmesiyle tipik böcek üretim işletmelerinden ayrılıyor. Manna Insect, yalnızca böcek larvası üretimine odaklanmak yerine, böcek yetiştiriciliği yapmak isteyenlerin kendi işletmelerini kurmaları ve ölçeklendirmeleri için gereken teknoloji, eğitim ve desteği sağlıyor. Farm Hub, ilk öğrenme ve sanal simülasyonlardan uygulamalı iklim kontrollü yetiştirme ve büyütmeye kadar böcek yetiştiriciliğinin her aşamasında kullanıcılara rehberlik eden kapsamlı bir platform. Bu yaklaşım, yerel toplulukları sürdürülebilir tarım ekosistemleri oluşturmaları, yemle ilgili sorunları ele almaları ve küresel ölçekte çevresel sürdürülebilirliği teşvik etmeleri için güçlendiriyor.

Marjanen, “Amacımız, müşterilerimizin faaliyetlerini bağımsız olarak başlatmalarını ve ölçeklendirmelerini sağlamak ancak günlük operasyonlar için artık bize ihtiyaç duymadıklarında bile destek ve rehberlik sunmak için her zaman yanlarında olacağız.” diyor. Marjanen, Farm Hub’ın üretici adaylarının sanal çiftlikleri interaktif bir şekilde öğrenmelerine ve işletmelerine imkân tanıyarak üretim öncesi hazırlanmalarını sağladığını belirtiyor. Bu yapılandırılmış, aşamalı rehberlik, üreticilerin proseslerini optimize etmelerine ve giderek büyüyen böcek yetiştiriciliğinde başarıya ulaşmalarını sağlıyor.
Önümüzdeki dönemde Manna Insect, yeni projelerle küresel ayak izini genişletmeye hazırlanıyor. Böcek yetiştiriciliğinde devrim yaratarak ve dünya çapında bireyleri güçlendirerek Manna Insect, hayvan beslenmesi ve çevrenin korunması için daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru yol alıyor.
İşte Ykä Marjanen’a sorduğumuz sorular ve Manna Insect’in serüvenine, yenilikçi stratejilerine ve böcek yetiştiriciliğinin geleceğine ışık tuttuğu aydınlatıcı cevapları:
Bize geçmişinizden bahseder misiniz? Sizi böcek yetiştiriciliği sektörüne çeken şey neydi?
Adım Ykä Marjanen. Mühendis kökenliyim. Finlandiyalıyım ve bu benim dördüncü şirketim, daha önce çeşitli alanlarda donanım şirketleriyle çalıştım. Şu anda böceklerle uğraşmamın sebebi, kurucu ortağı olduğum bir önceki girişimimle ilgili. Tarım sektöründe protein ölçerler geliştirmiştik. Bu cihazlar tarlada sadece nemi değil proteini de ölçüyor. Ayrıca bitkilerdeki karbonhidratları ve yağı da ölçebiliyorlar ki bu çok faydalı. Bu ölçüm cihazlarını doğrudan çiftçilere sattık ve Türkiye’de bir bayi ile başarılı bir ortaklığımız oldu.
Bu süre zarfında, hayvan yemlerinin protein içeriğini anlamak için yüksek motivasyona sahip hayvan yetiştiricileriyle sık sık görüştüm. Yem maliyetlerinin yüksek olması ve pazarın küresel, istikrarsız ve sürekli değişiyor olması sebebiyle ciddi zorluklarla karşılaşıyorlardı. Yem maliyetleri toplam giderlerinin yaklaşık %70’ini ya da daha fazlasını oluşturuyor, bu da hayvan yetiştiricilerinin kontrolünü zorlaştırıyordu. Böcekler ve kara asker sineği (BSF) ile tanışmamın ardından, yem sorununu çözmek için bu böceğin seri üretiminin potansiyelini fark ettim. Başlangıçta şüpheyle yaklaştım çünkü cırcır böceği gibi diğer böcekler büyük ölçekte üretilebilir görünmüyordu. Ancak, kara asker sineklerinin seri üretilebileceğine ve atık akışlarını kaliteli yeme dönüştürebileceğine ikna oldum. Bu farkındalık, kurucu ortaklarımı ve beni, birçok yerde bol miktarda bulunan atık akışlarını kullanarak yem sorununu büyük ölçekte çözebilecek bir biyoteknoloji geliştirmeye yöneltti.
Geliştirme aşamasındaki yaklaşımınız neydi ve böcek yetiştiriciliğinin teknik yönlerini anlamaya ve üstesinden gelmeye çalışırken ne gibi sorunlarla karşılaştınız?
Neden kazanç elde edemediğimizi ve bunun altında yatan sorunların neler olduğunu anlamak için üç yılımızı böcek yetiştirerek geçirdik. Mağazadan gerekli ekipmanı satın alıp başarılı bir şekilde çiftçiliğe başlayamayacağımız anlaşıldı. Bu içgörüleri, başarılı böcek yetiştiriciliği için gereken araçları ve teknolojileri geliştirmeye başlamak için kullandık. Bu dönemde teknik sorunları ve bunların üstesinden gelmek için gerekenleri belirlemeye odaklandık.
Larvaları kendimiz daha büyük ölçekte satmaya başlamayı asla planlamadık çünkü bu, besin değerleri, amino asit profilleri ve mühendisler olarak sahip olmadığımız diğer bilgilerle ilgili uzmanlık gerektirecekti. Bunun yerine, pilot partiler göndermeye ve fiyat ve değer konusundaki beklentilerini öğrenmek için evcil hayvan maması şirketleri, yem şirketleri ve hayvan yetiştiricileriyle konuşarak piyasayı anlamaya odaklandık. Ancak hiçbir zaman tam anlamıyla bir satış işi kurmadık.

Başlıca sorunlar, şimdiye kadar bu çözümün yaygın olarak benimsenmesini engelleyen teknik veya diğer meseleler oldu. Örneğin, gerekli ekipmanı raftan satın alamadığımız ve başarılı bir şekilde çiftçiliğe başlayamadığımız için bir türlü kazanç elde edemedik. Bu sebeple, bu ilk aşamadaki bulgularımıza ve tecrübelerimize dayanarak gerekli araçları ve teknolojileri kendimiz geliştirmek zorunda kaldık.
BÖCEK ÜRETİCİLERİNİ GÜÇLENDİRMEK
İş modeliniz larva satmaktan teknoloji, eğitim ve destek sağlamaya nasıl evrildi?
Üretimden ziyade teknolojiye odaklanmaya karar verdik çünkü ikisini aynı anda yapmak oldukça zor. Uzmanlığımız daha çok teknoloji, ürün dağıtımı ve yazılım geliştirmeye dayanıyor. Bu sebeple insanlar larvaların amino asit profillerini ve işleme sonrası yöntemleri sorduklarında bir miktar zorlandık.
Bunun üzerine odağımızı larva satmaktan, başkalarının kendi böcek yetiştiriciliği işletmelerini kurmaları için gerekli teknoloji ve desteği geliştirmeye ve sağlamaya kaydırdık. İklim kontrolü için donanım sunuyoruz ve yaptığımız işin önemli bir kısmı eğitim ve danışmanlık. Müşterilerimize üretim tesisi kurma ve müşteri bulma süreçlerinde adım adım rehberlik ediyoruz.

Amacımız, müşterilerimizin faaliyetlerini bağımsız olarak başlatmalarını ve ölçeklendirmelerini sağlamak ancak günlük operasyonlar için artık bize ihtiyaç duymadıklarında bile destek ve rehberlik sunmak için her zaman yanlarında olacağız. Bu yaklaşım, teknoloji ve ürün geliştirme alanındaki uzmanlığımızdan yararlanarak diğerlerinin böcek yetiştiriciliği sektörüne başarılı bir şekilde girmelerine ve ölçeklerini büyütmelerine yardımcı olmamızı sağlıyor.
PAZARDAKİ ZORLUKLAR VE MERKEZİ OLMAYAN YAKLAŞIM
Piyasada, özellikle de geleneksel yem kaynaklarıyla rekabet ederken ve merkezi olmayan bir çiftçilik yaklaşımını savunurken ne gibi sorunlarla karşılaştınız?
Asıl zorluk, soya küspesi gibi geleneksel yem bileşenleriyle hem fiyat hem de işlevsellik açısından rekabet etmekte yatıyor. Soya küspesi, yüksek sübvansiyon seviyelerinden ve lobi kuruluşları ve tarımsal yem şirketleri tarafından desteklenen iyi kurulmuş bir altyapıdan istifade ediyor. Hayvan yetiştiricilerini alternatif protein kaynaklarını benimsemeye ikna etmek, öncelikle fiyat ve işlevsellik açısından net faydalar göstermeyi gerektiriyor.

Buna ek olarak, böcek proteini pazarı hala gelişim halinde ve birçok bölgede yetiştiricilere yol gösterecek yeterli referans ve örnek bulunmamaktadır. Alternatif protein kaynaklarının tüm bölgelerde aynı şekilde benimsenmesi için baskı ve motivasyon eksikliği var. Örneğin, Afrika gibi bazı bölgelerde böcek proteininin benimsenmesi için yeterli referans ve toplum desteği olsa da, dünyadaki çoğu ülkede durum böyle değildir.
Yaklaşımımız, merkezi olmayan ve modüler bir yetiştiricilik modelini savunmayı ve yerel toplulukları sürdürülebilir böcek yetiştiriciliği ekosistemleri oluşturmaları için güçlendirmeyi içeriyor. Bu model, soya küspesi ile rekabet edebilmenin tek yolu olduğuna inandığımız maliyetlerin en aza indirilmesine ve verimliliğin en üst düzeye çıkarılmasına imkân sağlıyor. Bununla birlikte, çoğu hala dikey fabrika modelini takip ettiğinden, böcek endüstrisinde bakış açısında temel bir değişim gerekiyor. Odak noktamız, geleneksel yem kaynaklarıyla başarılı bir şekilde rekabet edebilmenin anahtarı olarak gördüğümüz yerel ekosistemlerin gelişmesini sağlamak.
ÖLÇEKLENEBİLİRLİK VE KÜLTÜREL BENİMSEME VİZYONU
Manna Insect için uzun vadeli vizyonunuz nedir? Böcek yetiştiriciliğinin ölçeklenebilirliği ve daha geniş kitlelerce benimsenmesi için neler yapmayı planlıyorsunuz?
Uzun vadeli vizyonumuz, hayvan yemi endüstrisinde uzun süredir devam eden sorunları ele alan ve dünya çapındaki çiftçilere erişilebilir çözümler sağlayabilen sürdürülebilir bir işletme inşa etmek. Hayvan yetiştiriciliği gibi endüstrilerde yem maliyetlerini ele almanın altında yatan ihtiyacı biliyoruz ve uygun alternatifler sunmaya odaklanmış durumdayız.
Stratejimiz, öğrenme ve ölçekleme aşamalarına odaklanmayı içeriyor. Şu anda, ölçekleme aşamasında olan müşterilerle çalışıyoruz ve büyüdükçe yeni zorluklar ortaya çıkıyor, örneğin yeni personeli eğitmek gibi. Amacımız, bu aşamayı geçerli kılmak, optimize etmek ve otomatikleştirmek, böylece ortaklarımız için daha düzgün bir ölçekleme sağlamaktır.

Etkimizi önemli ölçüde artıracak ulusal düzeyde yaklaşık 100 ortağa sahip olmayı planlıyoruz. Önceliğimiz, her müşteri durumunun verimli bir şekilde ilerlemesini ve hızlı bir şekilde üretime geçmesini sağlamak. Böcek yemlerinin yaygın kabulünün zaman alacağı bilinciyle uzun vadeli düşünüyoruz. Ayrıca, ürünlerimizin işlevselliği ve maliyet etkinliğinin ele alınmasının bu geçişi hızlandıracağına inanıyoruz.
Odak noktamız sadece hemen gelir elde etmek değil, aynı zamanda iş ortakları ve müşterilerin operasyonlarını bağımsız olarak ölçeklendirmesine imkân tanıyan güçlü bir ekosistem inşa etmek. Bu yaklaşım, böcek yetiştiriciliğinin sürdürülebilir bir çözüm olarak küresel yem endüstrisi için ölçeklenebilirlik ve daha geniş kabulünü başarılmasına yardımcı olacak.
MANNA INSECT’İN GELİŞTİRDİĞİ FARM HUB’A GİRİŞ
Manna Insect’in yeni uygulaması ve Farm Hub platformundan ve bu platformun böcek yetiştiricilerini nasıl desteklediğinden bahsedebilir misiniz?
Manna Insect’i kurduğumuzda misyonumuz açıktı: kim olursa olsun bu işe girmek isteyen herkesin istediği ölçekte karlı bir böcek çiftliği işi kurmasının önündeki engelleri kaldırmak. Kendimizi belirli bir teknik çözümle sınırlamadık; bunun yerine, ister bilgi transferi sağlamak ister yeni teknolojiler geliştirmek şeklinde olsun, çözüm gerektiren gerçek sorunları belirlemeye ve ele almaya odaklandık.
Herkese uyan tek bir çözüm olmadığını keşfettik. Birini sihirli bir şekilde başarılı bir böcek yetiştiricisine dönüştürecek bir “sihirli değnek” yok. Bu bir öğrenme, fırsatları anlama, pratik yapma ve tekrarlama süreci. Sonunda, iklim kontrollü ortamlar yaratmak ve operasyonlarınızı büyütmek için desteğe ihtiyacınız var. Bu farkındalık bizi, bireylere bu yolculukta rehberlik etmek üzere tasarlanmış yapılandırılmış bir platform olan Farm Hub’ı geliştirmeye yöneltti.
Farm Hub öğrenmeyle başlıyor. Böcek yetiştiricisi olmak istiyor ancak nereden başlayacağını bilmiyorsanız, Farm Hub ilerlemenize yardımcı olmak için yapılandırılmış, etkileşimli içerik sağlıyor. BSF temel bilgileri, ticarin temel bilgileri ve sorunlar hakkında dersler sunarak size ihtiyacınız olan temel bilgileri veriyor.
Sonra, etkileşimli olarak öğrenmenize ve sanal bir çiftlik işletmenize imkân tanır, sonuçlarınızı giriş yaparak ve yapay zeka tarafından üretilen analizler alarak neyin yanlış neyin doğru gittiğini anlamanıza yardımcı olur. Bu uygulamalı yaklaşım, para kazanmaya hazır olana kadar pratik yapmanıza yardımcı olur.
Sonraki adımlar, iklim kontrollü alanlar oluşturmak ve üretimi genişletmek için teknolojiyi edinmeyi içerir. Neredeyse tüm müşterilerimizin bu safhayı geçtiklerini ve Farm Hub’ın her şeyi yapılandırılmış bir sürece dönüştürerek, bilgi elde etmek için YouTube’ta veya Google’da gezinmekten kurtardığını gözlemledik.
Bu yapılandırılmış yaklaşım tarım endüstrisi için devrim niteliğinde. Sözgelimi tavuk çiftçiliği gibi sektörlerde kaynaklar ve rehberliğe erişim daha kolayken, böcek yetiştiriciliği merkezi bir öğrenme platformuna sahip değil. Farm Hub, böcek yetiştiricilerinin öğrenmek, pratik yapmak ve nihayetinde çabalarında başarılı olmak için birinci sınıf bir yol haritası sağlıyor.
KÜRESEL MÜŞTERİLER İÇİN BÜYÜME VE DESTEK
Farklı ülkelerdeki müşteri kitlenizi artırmak ve onları kendi böcek yetiştiriciliği işlerini kurmaları konusunda desteklemek için neler yapıyorsunuz?
Ticari hedefimiz öncelikle öğrenme ve ölçeklendirme safhalarına odaklanıyor. Şu anda ölçeklendirme aşamasında olan bazı ilk müşterilerle çalışıyoruz. Bu müşteriler büyüdükçe yeni zorluklar ortaya çıkıyor. Örneğin, özellikle operasyona yeni personel katıldıkça eğitim önemli bir unsur haline geliyor. Amacımız, ortaklarımız için daha sorunsuz bir ölçeklendirme sağlamak üzere bu aşamayı geçerli kılmak, optimize ve otomatize etmek.
Odak noktamız yalnızca anında gelir elde etmek değil, daha ziyade öğrenme sürecini optimize etmek ve ortaklarımızın yüz binlerce potansiyel böcek üreticisine ulaşmasını desteklemek. Erişim alanımızı önemli ölçüde genişletecek yaklaşık 100 ortağımız olmasını hedefliyoruz. Önceliğimiz, her müşteri örneğinde verimli bir ilerleme kaydedilmesini ve hızlı bir şekilde üretime geçilmesini sağlamak.
Üretim için kullanıma hazır bir çiftlik sağlamak üzere donanım, eğitim ve dış kaynaklı ekipman dahil anahtar teslim çözümler sunuyoruz. Örneğin, ekibimiz klima modüllerinin oluşturulmasına yardımcı olmak ve çalıştırılmaları konusunda eğitim vermek için farklı ülkelere seyahat ediyor. İlk klima modüllerinin oluşturulması ve yerel ekipman kullanımı konusunda eğitim vermek üzere 20’den fazla ülkeye gittik. Amacımız müşterilerimizin operasyonlarını bağımsız olarak ölçeklendirebilmelerini sağlamak, ancak günlük operasyonlar için bize ihtiyaç duymadıklarında da destek ve rehberlik sunmak için daima yanlarında olacağız.
Ykä Marjanen
Böcek yeminin yaygın olarak benimsenmesi için kesin zaman çizelgesini tahmin etmek zor olsa da, uzun vadede kararlıyız. Hayvancılık gibi sektörlerde yem maliyetlerinin karşılanmasına yönelik temel ihtiyacın farkındayız ve uygulanabilir alternatifler sunmaya odaklandık. Bununla birlikte, böcek bazlı yem çözümlerine ilgi artsa da, bulunabilirlik gibi zorluklar hala devam ediyor.
Esasen odak noktamız, hayvan yemi endüstrisinde uzun süredir devam eden zorlukların üstesinden gelebilecek ve dünya çapındaki çiftçiler için erişilebilir çözümler sunabilecek sürdürülebilir bir iş kurmak.
İNOVASYON VE ÖNCÜLÜĞE TEŞVİK
Son olarak, okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Herkesi böcek yetiştiriciliğini takip etmeye ve mümkünse küçük ölçekte test etmeye davet ediyorum. Bu alanda öncülük etmek isteyenler için şimdi, özellikle de pazar henüz doygunluğa ulaşmadığı için, Türkiye’de pilot uygulamayı keşfetme fırsatı söz konusu. Öncü olmak; öne geçme ve pazarda önemli bir oyuncu olma şansı sunuyor.