Türkiye’nin hayvancılık sektörü, 2023 yılında dört katına çıkan sığır ithalatına rağmen artan yem maliyetleri, azalan sığır varlığı ve yükselen sığır eti fiyatları ile boğuşmaktadır. Salgınlar ve doğal afetler gibi dışsal sorunlar, bu önemli sektörü daha da zorluyor.
ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nden Tarım Uzmanı Sinem Duyum tarafından hazırlanan Türkiye’nin hayvancılık sektörüne ilişkin son USDA raporu, karmaşık bir sorun-fırsat ağını gözler önüne seriyor. Ülkenin üst üste dördüncü kez daralmaya devam eden sığır varlığı 2024 yılında 15,6 milyon başa ulaşacak. Bu düşüş sığır eti fiyatlarını yükseltirken (Ağustos 2023’te bir kilogram kıyma 300 TL’ye (11,35 $/kg) yükseldi), hızla artan yem maliyetleri ve değer kaybeden para birimi de dahil olmak üzere altta yatan sebepler daha derinlere iniyor. Ayrıca, yıllık yem üretiminin 60 milyon ton olduğunu tahmin eden tarım uzmanları talebin 72 milyon tona yaklaştığını ve bu durumun zorlu üretim ortamını daha da belirginleştirdiğine işaret ediyor. Diğer taraftan, büyük hayvan işletmelerinin sayısında önemli bir düşüş görülüyor. Haziran 2023 itibariyle, büyükbaş hayvan çiftliklerinin sayısı bir önceki yıla göre %10 azaldı. Bu gelişme, sektörün dönüşüm geçirdiğine ve 2024’te daha fazla konsolidasyon yaşanabileceğine işaret ediyor. Şaşırtıcı bir şekilde, bu güçlüklere rağmen, 2023 yılında sığır ithalatı bir önceki yıla göre dört kat artarak potansiyel piyasa dengeleme girişimlerine şahitlik etti. Sübvansiyonlu yem ve artırılan süt referans fiyatları gibi hükümet müdahaleleri dengeyi hedeflemekte ancak karmaşık sonuçlar vermektedir. Bu arada, şap hastalığı salgınları ve yıkıcı depremler gibi harici afetler sektörün sıkıntılarını artırmış, sonuncusu güneydoğu bölgesinde çiftlik altyapısına ciddi zarar vermiş ve binlerce çiftlik hayvanının ölümüne yol açmıştır.
BÜYÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞI VE DEĞİŞEN PAZAR YAPISI
USDA’nın son raporu Türkiye hayvancılık sektöründe önemli bir eğilime dikkat çekiyor: sığır varlığının sürekli daralması. Üreticilerin, özellikle de küçük üreticilerin karşılaştığı ek zorluklar göz önüne alındığında, zorlu piyasa şartları sebebiyle birçoğunun sektörden çekilmesi şaşırtıcı değil. 2024 yılının art arda dördüncü azalma yılı olacağı tahmin edilen bu eğilim, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği konusunda endişelere kapı aralıyor. 2024 yılına kadar sığır sayısının bir önceki yıla göre 500 bin düşüşle 15,6 milyon başa gerilemesi bekleniyor. Bu durum, özellikle üretim maliyetleri ile sütün çiftlik çıkış fiyatı arasında artan eşitsizlik sebebiyle sürülerini tasfiye etmeyi tercih eden çiftçilere bağlanmaktadır. Sığır sayısının 2023 yılında %4 oranında azalarak 16,2 milyon başa düşmesi, bu ekonomik sıkışıklığın çiftçi üzerindeki ani etkilerini ortaya koyuyor.

Grafik 1: Yıllara Göre Türkiye Ruminant Popülasyonu, 2021-2023 (Kaynak: TÜİK, 2023. Sığır sayılarına mandalar dahildir.)
Bu gelişmenin kayda değer bir yönü de perakende fiyatlar üzerindeki etkisi. USDA raporunda ayrıntılı olarak belirtildiği gibi, sığır stoklarındaki düşüş et ve süt fiyatlarının yükselmesine yol açıyor. Türkiye hükümeti, artan sığır eti fiyatlarını dengelemek için 2023 yılında besilik sığır ithalatına izin verme gibi girişimlerde bulunuyor. Bu müdahaleler sınırlı bir başarı sağlasa da sığır eti fiyatları ortalama tüketici aleyhine artmaya devam ediyor.
YEM SORUNU: ARTAN MALİYETLER VE ÜRETİM KISITLARI
Türkiye’nin hayvancılıkla ilgili sorunlarının temelinde, toplam çiftlik harcamalarının yaklaşık %80’ini oluşturan yem başta olmak üzere, artan üretim maliyetleri yatıyor. USDA verileri çarpıcı bir eğilimi ortaya koyuyor: hayvan yemi fiyatları bir yıl içinde iki kattan fazla artmış durumda. Bu keskin artış iki ana faktöre bağlanabilir: Türk Lirası’nın ABD doları karşısında değer kaybetmesi ve Türkiye’nin ithal yeme olan bağımlılığı. Türkiye’de 2022 yılında üretilen toplam 27 milyon ton karma yemin yarısının ithal bileşenlerle üretilmiş olması, dış ekonomik baskıların sektörü nasıl derinden etkilediğini açıkça ortaya koyuyor.

Tablo 1: Yıllara Göre Türkiye Karma Yem Üretimi (MT), 2018-2023
Kaynak: Tarım Bakanlığı, 2023. * Diğer karma yemler, küçükbaş hayvanlar, atlar,
balıklar ve pet hayvanları için yem gibi kalemleri içermektedir.
Yaşanan sorun karma yemlerin ötesine uzanıyor. USDA raporu, Türkiye’de içi yem üretiminin de kendine özgü sorunlarının olduğunu belirtiyor. Belirgin talep-arz açığına rağmen, yem üretimini genişletme girişimleri gıda ürünleriyle rekabet, kuru hava şartları ve kötü mera yönetimi sebebiyle sekteye uğruyor.
Türkiye hükümeti hayvancılık sektörünü istikrara kavuşturmak için aktif bir şekilde çalışmakta ise de gösterdiği çabalar genellikle sınırlı sonuçlar veriyor. USDA tarafından vurgulanan en önemli örnek, hükümetin devlete bağlı bir kuruluş olan Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) aracılığıyla yem fiyatlandırmasına müdahale etmesi. Başta ithal arpa olmak üzere sübvansiyonlu yem hammaddelerinin sağlanması övgüye değer görülse de, hayvancılık sektöründen gelen geri bildirimler, indirimli olmasına rağmen bu fiyatların istikrarlı kar marjları için sorun teşkil etmeye devam ettiğini gösteriyor.

Grafik 2: Kategorilere Göre Türkiye Sığır İthalat Rakamları, 2021-2023*
Kaynak: Trade Data Monitor, LLC * 2023 verileri Ocak-Haziran aylarını kapsamaktadır.
Benzer şekilde, Ulusal Süt Konseyi’nin Temmuz 2023’te çiğ süt referans fiyatını %35 oranında artırma kararı olumlu bir adım olmasına rağmen, bir litre sütün üretim maliyetinin 12 TL olduğu düşünüldüğünde çiftçiler bu fiyatın maliyetleri karşılamaya yetmeyeceğini savunuyor.
GELECEĞE DÖNÜK SORUNLAR VE FIRSATLAR
USDA raporu gelecek için ihtiyatlı bir iyimserliğe işaret ediyor. 2024 yılında sığır ithalatının sabit kalacağı ve azalan yerli sığır sayısını telafi edeceği tahmin ediliyor. ABD süt sığırlarına yönelik artan talep, kaliteye duyulan güvene işaret ediyor ve Türkiye’nin katı ithalat şartlarında yapılacak değişikliklerle birlikte bu durum Türkiye-ABD hayvancılık ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Bununla birlikte, karşılaşılan zorluklar da yabana atılmamalı. Zaman zaman ortaya çıkan şap salgınlarından güneydoğudaki yıkıcı depremlere kadar, harici faktörler Türkiye’nin hayvancılık sektörünü tehdit etmeye devam ediyor. Kötü hayvan sağlığı şartlarının önemli yıllık kayıplara yol açtığı düşünüldüğünde, sığır sağlığının iyileştirilmesi büyük önem arz ediyor.

Grafik 3: Amerika Birleşik Devletleri'nden Sığır İthalatı, 2017-2023*
Kaynak: Trade Data Monitor, LLC * 2023 verileri Ocak-Haziran aylarını kapsamaktadır.
Sonuç olarak, USDA’nın Türkiye›nin hayvancılık sektörüne ilişkin görüşleri, zorluklar ve fırsatlardan oluşan karma bir tablo ortaya koyuyor. İç ekonomik sorunlar ve dış piyasa baskılarıyla boğuşan Türkiye, uluslararası işbirlikleriyle birlikte kararlı eylemler ve reformlar yaparak hayvancılık sektörünün yörüngesini belirleyecek.