Avrupa Komisyonu, tarımsal ithalat bağımlılığını azaltmak adına tarihindeki ilk Hayvancılık Stratejisi’ni ve Protein Eylem Planı’nı eş zamanlı olarak kabul etti. Sektörün çatı örgütleri FEFAC ve FEFANA planı memnuniyetle karşılarken, stratejik özerklik vizyonunun sadece proteini değil, yem katkı maddelerindeki kritik dışa bağımlılığı da kapsaması gerektiği çağrısında bulundu.

Avrupa Komisyonu, yıllık 400 milyar Euro ciro yaratan hayvancılık ve yem sektörünün uzun vadeli dayanıklılığını artırmak amacıyla iki devasa politika paketini resmi olarak açıkladı. AB genelinde yağlı tohum ve protein bitkilerindeki yerli üretim payının şu an yalnızca %25 seviyesinde olduğunu kabul eden yeni Protein Eylem Planı, bu oranı 2035 yılına kadar %35’e çıkarmayı hedefliyor. Eş zamanlı yürürlüğe giren Hayvancılık Stratejisi ise krize hazırlık, küresel rekabetçilik, emisyon azaltımı, bölgesel kalkınma ve üretimde mükemmeliyet olmak üzere beş ana öncelik sunuyor. Komisyon, özellikle üreticilerin kafessiz sistemlere geçişini kolaylaştırmak ve düşük emisyonlu döngüsel uygulamaları teşvik etmek için finansal destek ve geçiş süreleri sağlanacağını taahhüt ediyor.
AB’de toplam tarımsal katma değerin yaklaşık %40'ını oluşturan hayvancılık sektörü, 4 milyon çiftlikte 7 milyon kişiye istihdam sağlıyor. Brüksel'in hayvancılıkta karlılığı ilk kez doğrudan ham madde özerkliğine bağladığı bu ikili paket, 2035'e doğru giden süreçte yem tedarik zincirleri için çok daha sıkı bir regülasyon döneminin başladığına işaret ediyor.
FEFAC VE FEFANA: PROTEİN EYLEM PLANI’NIN KAPSAMI GENİŞLEMELİ
Avrupa yem sanayisi, tedarik zincirindeki kırılganlıkları hedef alan bu adımı olumlu bulsa da stratejik risklerin sadece dökme protein kaynaklarıyla sınırlı olmadığını vurguluyor. Avrupa Yem Üreticileri Federasyonu (FEFAC), Avrupa’nın vitamin ve amino asit gibi hayati yem katkı maddelerinde az sayıdaki AB dışı tedarikçiye göbekten bağlı olduğuna dikkat çekti. Sektörün bu konudaki kabiliyetini göstermek adına FEFAC; Tarım ve Gıda Komiseri Christophe Hansen’i Almanya’daki bir vitamin üretim tesisi ile Fransa’daki bir yem fabrikasında ağırlayarak, amino asit bazlı formülasyonların ithal soyaya bağımlılığı nasıl azaltabileceğini sahada gösterdi.

FEFAC yaptığı resmi açıklamada, “AB yem üreticileri, yerel bitkisel protein kaynaklarından en iyi şekilde yararlanma konusunda kararlıdır. Ancak AB’nin önümüzdeki yıllarda da üçüncü ülkelerden yüksek proteinli soya ithal etmeye devam edeceği gerçeğini kabul etmeliyiz. Bu sebeple, kolza küspesi ve ayçiçeği küspesi gibi değerli yan ürünler sağlayan biyodizel ve biyoetanol üretiminin sürdürülmesi hayati önem taşımaktadır,” ifadelerine yer verdi.
Özel Yem Katkı Maddeleri ve Karışımları Derneği (FEFANA) de yüksek teknolojili yem çözümlerinin önünü açmak için mevzuatın sadeleştirilmesi gerektiğini hatırlattı. FEFANA Genel Sekreteri Joerg Seifert, “Yem katkı maddeleri, hayvancılık sektörünün besleme ve hayvan refahı ihtiyaçlarını karşılamasının yanı sıra artan yem verimliliği ve azalan emisyonlar gibi sürdürülebilirlik sorunlarını çözmek için de son derece uygun araçlardır. Kasım 2026’da yapılması planlanan AB yem mevzuatının uygulanmasına yönelik diyaloğa aktif katkıda bulunmayı sabırsızlıkla bekliyoruz,” dedi.