Temmuz ortasındaki seviyelere kıyasla Karadeniz piyasasındaki baskılara bağlı olarak fiyatlar biraz daha yüksek olsa da, mevcut piyasa şartlarında bulundu.
Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO), 225 bin tonluk yemlik arpa ithalatı için açtığı uluslararası ihale sonuçlandı. 31 Temmuz’da yapılan ihalede, CFR (mal bedeli + navlun) bazında en uygun teklifler 231,90 ile 239 dolar/ton arasında değişti. Teslimatlar, 8-29 Ağustos tarihleri arasında belirlenen limanlara yapılacak.
Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, liman bazında en iyi teklifler şöyle şekillendi:
İskenderun için Danem (30 bin ton, 234,90 $), Team Agro (10 bin ton, 236 $) ve Bunge (35 bin ton, 239 $); Mersin için Cemile (25 bin ton, 236,90 $); İzmir için Yayla (30 bin ton, 236,50 $) ve Erkan Agro (20 bin ton, 236,70 $); Bandırma’ya GFT Agro, Üçel, Yayla ve Erkan Agro tarafından verilen teklifler 231,90 ile 237,80 $ arasında değişti.
Tekirdağ’da Raya (25 bin ton, 233,80 $), Samsun’da Bek Tarım (iki ayrı teklif toplam 15 bin ton, 237,20 $) ve Trabzon’da Sibirya Tarım (10 bin ton, 238,70 $) en iyi teklifleri sundu.
Kaynak: İsmail Kemaloğlu
Agrolino A.Ş. CEO’su Şaban Buttanrı, ihale sonrası yaptığı değerlendirmede fiyatların 15–20 gün önceki uluslararası seviyelere kıyasla 15–20 dolar daha yüksek olduğunu, ancak mevcut piyasa şartlarında makul kabul edildiğini belirtti. Buttanrı, Karadeniz ülkelerinde çiftçilerin fiyat artışı beklentisi ve buğday fiyatlarındaki son artışların bu durumu kısmen açıkladığını, ayrıca ihale fiyatlarının Rusya menşeli buğday teklifleriyle de örtüştüğünü vurguladı.
TMO’nun eski genel müdürü İsmail Kemaloğlu ise sosyal medya hesabından yaptığı yorumda, ithal arpanın bugünkü kurla ton başına yaklaşık 9.600 TL’ye denk geldiğini ve liman masrafları eklense dahi iç piyasa fiyatlarının oldukça altında kaldığını belirtti. Ancak Kemaloğlu’na göre, Türkiye’de küçük ölçekli üretim yapısı, yüksek girdi maliyetleri ve lojistik zorluklar sebebiyle çiftçilerin rekabet şansı giderek zorlaşıyor. Karadeniz ülkelerinde yüz bin hektarları yöneten büyük işletmeler karşısında 6 hektar ortalamasıyla üretim yapan Türk çiftçisinin dezavantajı sürüyor.