Nanditha Kinavoor Madathil
Piyasa Fiyat Muhabiri
S&P Global Energy
AB genelinde toplam karma yem üretimi büyük ölçüde istikrarını korurken, türler ve bölgeler arasındaki talep eğilimleri giderek daha fazla farklılaşıyor. ASF kaynaklı sürü kayıpları domuz yemine yönelik talebi baskılarken, kanatlı ve büyükbaş yemleri daha dirençli bir görünüm sergiliyor. Bu durum yem üreticilerini hem formülasyonlarını hem de hammadde tedarik stratejilerini yeniden şekillendirmeye yöneltiyor.

Avrupa yem sektörü, Afrika domuz vebası (ASF) vakalarının devam etmesi, tahıl piyasalarındaki değişen dengeler ve türler ile bölgeler arasında giderek belirginleşen talep farklılıklarının etkisi altında 2026 yılının geri kalanına uyum süreciyle giriyor. Toplam karma yem üretiminin genel olarak istikrarlı seyretmesi beklenirken, yem üreticileri talep eğilimlerinin bölgelere ve hayvancılık kollarına göre giderek daha fazla ayrıştığını, bunun da formülasyon ve satın alma stratejilerinde yeni düzenlemeleri beraberinde getirdiğini belirtiyor.
Sektörün son görünüm raporlarına göre AB karma yem üretiminin 2026 yılında yaklaşık 152 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesi ve önceki yıla yakın kalması bekleniyor. Ancak bu genel istikrar, piyasa içindeki farklılaşmayı gizliyor. ASF’den etkilenen bölgelerdeki sürü kayıpları domuz yemine yönelik talebi baskılarken, kanatlı ve büyükbaş yemlerinde daha dengeli bir görünüm öngörülüyor. Bu durum domuz yemi segmentindeki düşüşü kısmen telafi ediyor.
ASF DOMUZ YEMİ TALEBİ ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURMAYI SÜRDÜRÜYOR
Hayvan hastalıkları, özellikle domuz yemi talebi açısından Avrupa yem sektörü için en önemli aşağı yönlü risk olmaya devam ediyor. İspanya’da yabani domuz popülasyonlarında görülen son ASF vakaları piyasadaki belirsizliği artırırken, sektör temsilcileri etkilenen bölgelerde sürü varlığının yüzde 10 ila 20 arasında azaldığını tahmin ediyor.
AB’nin en büyük domuz eti ihracatçısı ve en önemli yem üreticilerinden biri olan İspanya, bu nedenle sektörün yakından takip ettiği ülkelerin başında geliyor. İspanya merkezli bir tüccar, “Hastalığa bağlı uzun süreli aksaklıklar yalnızca ülke içindeki yem talebini değil, Avrupa genelindeki piyasa algısını da etkileyebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir İspanyol domuz yetiştiriciliği uzmanı ise, “ASF’nin yabani domuzlar aracılığıyla ticari işletmelere ulaşması durumunda risk çok daha ciddi hale gelir ve bu durum domuz eti sektöründe önemli kayıplara yol açabilir.” diyor.
Almanya’dan bir yem sektörü uzmanı da Polonya ve Fransa’da tespit edilen kuş gribi vakalarına dikkat çekerek, “Şu aşamada doğrudan bir etki görülmese de bunun yem piyasasında zaman içinde hissedilecek sonuçları olacaktır.” ifadelerini kullandı.
Tüccarlara göre yem üreticilerinin temel endişesi ani bir piyasa şokundan çok, salgınların sürmesi ve sürülerin yeniden oluşturulmasının gecikmesi halinde domuz ve kanatlı yemlerine yönelik talebin kademeli olarak zayıflaması.
YEM HAMMADDELERİNDE FİYAT HAREKETLERİ VE PİYASA UYUMU
Yem hammaddelerindeki son fiyat hareketleri de piyasanın mevcut zorluklara uyum sağlama sürecinde olduğunu gösteriyor.
Soya küspesi fiyatları hem Hollanda’da hem de İspanya’da yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Platts verilerine göre İspanya’da EXW soya küspesi fiyatı 29 Nisan’da ton başına 382 euroya yükselerek yılbaşına kıyasla yüzde 19 arttı. Aynı dönemde Hollanda FOB soya küspesi fiyatı da yüzde 17,8 yükseldi. Piyasa katılımcıları, İspanya›daki rahat arz durumunun fiyatlardaki yükselişi sınırladığını ve piyasanın daha yumuşak bir seyir izlemesine katkı sağladığını belirtiyor.
Mısır fiyatları ise 26 Mayıs’ta yılın zirvesine ulaşarak yüzde 8 artışla ton başına 230 euro seviyesine çıktı. Sonrasında ise talepteki zayıflama sebebiyle sınırlı bir gerileme yaşandı. Avrupa genelindeki alıcılar dikkatlerini yaklaşan arpa ve yemlik buğday hasadına çevirmiş durumda. Bu alternatif tahıllarda beklenen arz artışı, kısa vadede mısıra olan talebi azaltarak fiyatlar üzerinde baskı oluşturdu.
TAHIL FORMÜLASYONLARI DAHA ESNEK HALE GELİYOR
Arpa ve yemlik buğdayın uygun fiyatlarla ve yeterli miktarda bulunabilmesi, Avrupa yem sektörüne daha fazla esneklik kazandırıyor. İspanya’da görev yapan bir yem satın alma yöneticisi, hasattaki bolluk ve düşük fiyatlar sayesinde buğday ile arpanın mısır yerine kullanımında artış yaşandığını söyledi.
Bölgesel bir yem üreticisi, “Piyasa daha esnek hale geliyor. Özellikle mısır fiyatlarının cazibesini kaybettiği dönemlerde domuz yemi formülasyonlarında buğday ve arpanın kullanım oranı artıyor.” dedi.
Sektör temsilcilerine göre yem fabrikaları artık tek bir tahıla bağımlı kalmak yerine fiyat farkları, yerel arz şartları ve lojistik imkânlara göre formülasyonlarını daha dinamik şekilde düzenliyor. Hammadde maliyetlerinin hava şartları, ticaret akışları ve jeopolitik gelişmelere karşı hassas olduğu mevcut ortamda bu yaklaşım daha da önem kazanıyor.
Ukrayna’daki savaş da Avrupa’nın mısır ithalatı ve navlun akışları üzerinde etkisini sürdürüyor. Bu sebeple bazı alıcılar ABD gibi alternatif kaynaklara yönelirken, yerel tahıl fiyatları ve lojistik kısıtlar da formülasyon tercihlerini şekillendirmeye devam ediyor.

MANŞETLERDE İSTİKRAR, DETAYLARDA AYRIŞMA
Avrupa Yem Üreticileri Federasyonu FEFAC’ın tahminlerine göre AB karma yem üretiminin 2026’nın ikinci yarısında da genel olarak istikrarlı kalması bekleniyor. Ancak ASF kaynaklı sürü kayıpları ve bölgesel salgınlara bağlı olarak domuz yeminde baskının sürmesi öngörülürken, kanatlı ve büyükbaş yemleri talebin daha istikrarlı ayağını oluşturmaya devam edecek.
Önemli risklerden biri, ASF’nin yabani domuz popülasyonlarında kalıcı hale gelmesi. Böyle bir senaryo sürü kayıplarını derinleştirerek domuz yemi tüketimi üzerinde ilave baskı yaratabilir. Bu da yem üreticileri ve alıcılar arasında halihazırda görülen temkinli yaklaşımın güçlenmesine yol açabilir.
Sektör temsilcileri aynı zamanda AB Ormansızlaşma Tüzüğü’ne (EUDR) ilişkin daha fazla netlik bekliyor. Daha ayrıntılı rehberlik ve daha açık bir uygulama çerçevesi, özellikle tedarik ve izlenebilirlik konularında yaşanan belirsizliklerin azaltılmasına yardımcı olabilir.
Sektör kaynaklarına göre, Avrupa yem pazarı 2026 yılına EUDR kaynaklı belirsizlikler ve ASF ile kuş gribi riskleri gibi önemli sorunlarla başladı. Yıl ilerledikçe Orta Doğu’daki çatışmalar da lojistik aksamalar, artan gübre maliyetleri ve piyasa oynaklığı gibi yeni zorlukları beraberinde getirdi. Devam eden bu gelişmeler, Avrupa yem sektörünün 2026 boyunca esnekliğini korumasını ve planlamaya her zamankinden daha fazla önem vermesini gerektiriyor.