Karadeniz’de ticari gemilere ve limanlara yönelik artan saldırılar tahıl ticaretini durma noktasına getirirken, yem hammaddesinde %72 oranında Rusya ile Ukrayna’ya bağımlı olan Türk yem sektörünü zora soktu. TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş, sorunun arz eksikliğinden değil liman çıkışlarının tıkanmasından kaynaklandığını vurgulayarak ikinci bir tahıl koridoru için acil diplomasi çağrısında bulundu.
Azak Denizi ve Kerç Boğazı hattında ticari gemi trafiğine uygulanan kısıtlamalar, yükselen savaş sigortası primleri ve navlun maliyetleri Karadeniz tahıl ticaretini kilitledi. Türkiye; ithal buğdayın %98’ini, ayçiçeği tohumu küspesinin %97’sini ve mısırın %86’sını Rusya ve Ukrayna’dan karşılıyor. Güçlü yerli rekolte beklentisine rağmen, yüklü gemilerin limanlardan çıkamaması yem fiyatlarında yapılan indirimleri geri çevirerek fiyatları yeniden mayıs ayı seviyelerine tırmandırdı ve hayvancılık maliyetlerini tetikledi.

İKİNCİ TAHIL KORİDORU VE İHRACAT ESNELİĞİ TALEBİ
Dünya Gazetesi’ne yaptığı açıklamalarda sektörün taleplerini dile getiren Karakuş, küresel piyasalarda bir hammadde arz krizinin bulunmadığını, temel sorunun ürünün sevk edilememesi olduğunu vurguladı. "Ortada bir arz krizi yok, sorun ürünün limandan çıkamamasıdır. Türkiye liderliğinde ikinci bir tahıl koridoru hayata geçirilmeli" diyen Karakuş, seyrüsefer güvenliği için diplomasi trafiğinin hızlandırılmasını istedi. 41,6 milyon tona ulaşması beklenen yerli rekoltenin katma değere dönüştürülmesi gerektiğini belirterek kazanılmış dış pazarların kaybedilmemesi adına un, yem, makarna ve kanatlı ürünlerindeki ihracat kısıtlamalarının kaldırılmasını talep etti.