BLOG

İş Bankası’ndan tohum çalıştayı

12 Haziran 20233 dk okuma

Türkiye İş Bankası, Finance in Motion ve Frankfurt School tarafından düzenlenen “İmece Çalıştayları”nın dördüncüsü, “Tohum” temasıyla düzenlendi. Çalıştayda, değişen iklim koşulları altında tohumda sürdürülebilirliği sağlayacak ve verimliliği artıracak yöntemler, tohum alanındaki araştırma-geliştirme faaliyetleri, tarımın geleceği ve sürdürülebilir tarım için tohum alanında atılabilecek adımlar ele alındı.

Türkiye İş Bankası ile finans kuruluşu Finance in Motion ve danışmanlık firması Frankfurt School arasında tarım alanındaki faaliyetler için imzalanan sponsorluk anlaşması kapsamında gerçekleştirilen “İmece Çalıştayları”nın dördüncüsü, “Tohum” temasıyla 9 Haziran Cuma günü İş Kuleleri’nde düzenlendi.

“Bugünün Tohumu, Geleceğin Tarımı” sloganı ile düzenlenen Çalıştayda, kamu ve özel sektör temsilcileri, akademisyenler, tarım teknoloji girişimcileri, birlikler, kooperatifler ve önder çiftçiler bir araya geldi. Tohum alanında sürdürülebilirliği sağlayacak ve verimliliği artıracak çalışmalar ile tarımın geleceği için atılabilecek adımları içeren çalıştay sonuç raporu, daha sonra Bankanın internet sitesinde yayınlanacak. 

“TOHUM TÜM DÜNYADA STRATEJİK VE KRİTİK BİR MESELE”

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı İzlem Erdem, açılışta yaptığı konuşmada, son dönemde yaşanan pandemi, Ukrayna-Rusya savaşı gibi gelişmelerle birlikte gıda tedariki konusunda yaşanan belirsizliklerin, geleceği farklı tasarlama ihtiyacını gündeme getirdiğini belirterek, tohumun tüm dünyada stratejik ve kritik bir mesele haline geldiğini söyledi.

Türkiye’nin tohum üretimine bakıldığında olumlu gelişmeler yaşandığını belirten İzlem Erdem, şunları söyledi:

“İthalat ve ihracat arasındaki dengenin son dönemde ihracat lehine döndüğünü görmek sevindirici. 20 yıl önce ihracatın ithalatı karşılama oranı tohumda %30 seviyesindeyken bugün geldiğimiz noktada bu rakamın %137’ye ulaştığını görüyoruz. Bununla birlikte genel olarak ihracatta yaşanan eğilim tohum alanında da söz konusu. İhracatımızın arttığı yıllarda miktar bazında ciddi artışlar yakalıyoruz ancak değer bazında aynı artış oranını yakalayamıyoruz. İthalatta ise miktar bazındaki artış düşük de olsa tutar bazında daha yüksek artış görüyoruz. Bu durum katma değerin ülkede kalmamasına neden oluyor.”