Ricky Thaper
Genel Sekreter Yardımcısı
Hindistan Kanatlı Federasyonu
Hindistan ile ABD arasında imzalanan geçici
ticaret anlaşması, artan yem talebine karşı arz güvenliğini güçlendirmeyi
hedefliyor. DDGS ve kırmızı sorgum gibi ürünlerde gümrük indirimleri, özellikle
mısır ve soya arzındaki yetersizliklerin yarattığı baskıyı hafifletmeyi
amaçlıyor.
Hindistan’ın hayvancılık sektörü, istihdam, gelir ve beslenme güvencesi sağlayarak milyonlarca insanın geçimine katkıda bulunmak suretiyle ülkenin tarımsal ve ekonomik yapısında hayati bir rol oynamaktadır. Kanatlı ve hayvancılık sektörü, sürdürülebilir tarım uygulamaları için temel girdiler sunarak ülkenin gıda güvenliğini temin etmektedir. Hindistan’ın kanatlı endüstrisinin mevcut değeri 30 milyar dolar olup doğrudan ve dolaylı olarak altı milyondan fazla kişiye istihdam sağlamaktadır ve sektör son on yılda hızlı bir büyüme kaydetmiştir. Köklü entegre şirketler, sözleşmeli üretim modeli ve güçlü iç pazar sayesinde Hindistan kanatlı sektörü bugün küresel ölçekte en verimli piliç eti ve yumurta üreticilerinden biri konumundadır. Süt ürünleri, kanatlı, su ürünleri ve ilgili alt sektörleri kapsayan hayvancılık alanı, tarla bitkilerine (soya fasulyesi ve mısır) kıyasla çok daha hızlı büyümektedir; bu durum, yerli yem üretiminin istikrarlı arzı garanti edemeyebileceği ve sektörü fiyat dalgalanmalarına açık hâle getirebileceği yönünde endişelere yol açmaktadır. Hindistan Sanayi Konfederasyonu (CII), Hindistan kanatlı sektörü için hazırladığı 2047 vizyon belgesinde sektörün yıllık %8 oranında sağlıklı bir büyüme gösterdiğini ve bu ivmenin daha da artabileceğini belirtmiştir. Kaliteli karma yem üretimi açısından kaliteli yem hammaddelerinin temini ve fiyatları başlıca zorluklar arasında yer almaktadır.
Yakın zamanda duyurulan Hindistan-ABD geçici ticaret anlaşması kapsamında, ABD’den ithal edilen kurutulmuş damıtık tahıl ve çözünür maddeler (DDGS) ve kırmızı sorgum dâhil çeşitli ürünlerde gümrük vergilerinin kaldırılması veya düşürülmesi kararı, önümüzdeki yıllarda hayvan yemi arzının istikrarlı şekilde sağlanmasına katkı sunacaktır. Hindistan Ticaret Bakanı Piyush Goyal, anlaşma çerçevesinde ABD’ye DDGS için kota bazlı gümrük indirimi sağlanacağını ifade etmiştir. Yem talebinin, 2030’ların başında büyük ölçekli ithalatı gerekli kılacak şekilde, yerli arzdan daha hızlı artması beklenmektedir. Mısır gibi enerji kaynakları ve soya küspesi gibi protein kaynaklarının yerli üretimi, kanatlı, süt ürünleri ve su ürünleri sektörlerinin artan talebini çoğu zaman karşılayamamaktadır. Sınırlı ekilebilir arazi ve verimlilik açıkları sebebiyle yerli yem arzı giderek daha fazla kısıtlanmaktadır. Yem maliyetleri, hayvancılık sektöründeki üretim maliyetlerinin %60 ila %65’ini oluşturmaktadır. Dolayısıyla yem fiyatlarındaki her dalgalanma üretim maliyetlerini ve buna bağlı olarak fiyatları artırmaktadır. Bu sebeple, özellikle soya fasulyesi/soya küspesi ve mısırda düşük ya da sıfır gümrükle yapılacak ithalat, arz açığının kapatılmasına yardımcı olabilir. ABD soyası gibi köklü menşelerden yapılacak ithalat, yurt içi arzın daraldığı dönemlerde tutarlı ve yüksek kaliteli protein sağlayabilir. Doğru şekilde kullanıldığında ithal soya, yem maliyetlerindeki oynaklığı azaltabilir, formülasyon tutarlılığını iyileştirebilir ve yem üreticilerinin büyük entegre firmalar ile işleyicilerin talep ettiği kalite standartlarını karşılamasına imkân tanıyabilir.

Gelir artışı ve kentleşmeyle birlikte süt ve kanatlı ürünlerine talep yükselirken, Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA), “Hindistan’da Hayvansal Ürün ve Yem Talebindeki Artış” başlıklı raporunda, mısır ve soya verimliliğindeki mevcut büyüme hızının artan yem talebini karşılamaya yeterli olmayacağını belirtmiştir. Yem talebinin yerli arzdan daha hızlı artması ve 2030’ların başında büyük ölçekli ithalat gerektirmesi öngörülmektedir. “Bu temel yem girdilerinin zamanında ve maliyet etkin şekilde temin edilmesiyle hükümet, yem enflasyonu sorununa doğrudan müdahale etmektedir. Bu durum yalnızca üreticilerin maliyetlerini istikrara kavuşturmakla kalmayacak, aynı zamanda yüksek kaliteli proteinin erişilebilir kalmasını sağlayacaktır.”
Ulusal ve eyalet düzeyindeki çeşitli Kanatlı Birlikleri, Hindistan Hükümeti Hayvancılık, Süt Ürünleri ve Su Ürünleri Bakanı Sayın Rajiv Ranjan Singh’e yakın zamanda ilettikleri yazıda, ülkedeki soya küspesi arzı ve artan fiyatlar konusundaki endişelerini dile getirmiş ve bunun kanatlı üretimi açısından risk oluşturduğunu vurgulamıştır. Sektör, hayvansal üretimi ve tüketici fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebilecek bir kriz ihtimalinden kaygı duymaktadır. Yerli soya ürünlerinin bir sonraki hasadına yaklaşık yedi ay bulunması sebebiyle, kanatlı üretiminin sürdürülebilir maliyetlerle devam ettirilmesi güçleşecek, bu durum doğrudan yumurta ve tavuk fiyatlarını ve genel enflasyonu etkileyecektir. Ayrıca, mısır fiyatları sadece yem talebindeki artış sebebiyle değil, aynı zamanda etanol üretimi ve diğer endüstriyel kullanımlar sebebiyle artan talep sebebiyle de dalgalanma göstermektedir.
Hindistan’ın nüfusu yaklaşık 1,4 milyar olup 2047 yılına kadar yaklaşık 1,53 milyara ulaşması beklenmektedir. Nüfus artışı, yumurta ve tavuk eti dâhil olmak üzere gıda talebindeki yükselişle doğrudan ilişkilidir. 2047 yılına kadar kişi başına kanatlı eti tüketiminin 15 kg, yumurta tüketiminin ise yıllık 200 adet olması öngörülmektedir. 2047’de yaklaşık 38 milyon ton broyler yemi ve 34 milyon ton yumurtacı yemi gerekecektir. %30 penetrasyon oranında, 2047 yılında büyükbaş yem ihtiyacı yaklaşık 90 milyon ton olacaktır. 2047’de balık ve karides yemi ihtiyacının ise yaklaşık 7 milyon ton olması beklenmektedir. Önümüzdeki yıllarda sürdürülebilir yem arzının güvence altına alınması sektör için temel bir zorluk olacaktır. Hayvan yemi hammaddelerinin maliyet etkin şekilde temin edilmesiyle hükümet, yem enflasyonu sorununa doğrudan müdahale edebilir. Bu durum yalnızca kanatlı, süt ve su ürünleri üreticilerinin maliyetlerini istikrara kavuşturmakla kalmayacak, aynı zamanda yüksek kaliteli proteinin tüketiciler için erişilebilir durumda kalmasını sağlayacaktır. ABD ile yapılan geçici anlaşma, yem hammaddesi ithalatına imkân tanıyan bir fırsat penceresi sunmakta ve bunun önümüzdeki yıllarda Hindistan kanatlı sektörünün sürdürülebilir büyümesini desteklemesi beklenmektedir.