BLOG

“Hayvan refahı gıda güvenliği için olumlu etkide bulunabilir”

08 Şubat 20227 dk okuma

“Hayvan refahı, EFSA olarak işimizin giderek daha önemli bir parçası haline geliyor. Kurumun bilimsel değerlendirmeleri, risk yöneticilerinin hayvanlar için gereksiz acı, sıkıntı ve eziyeti azaltma ve mümkün olduğunca refahı artırma yöntemlerinin belirlemesine yardımcı oluyor.”

Hayvan Refahı
EFSA

Röportaj: Cemalettin Kanaş

Hayvan sağlığından farklı ve daha görece daha yeni bir kavram hayvan refahı. Biyolojik bir bakış açısının ötesine geçerek hayvanların yaşadığı hayatın kalitesine etki eden her şeyi içine alan geniş bir kavram. Bu konuyu Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi’nin (EFSA) Hayvan Refahı Ekip Lideri Sayın Yves van der Stede ile ele aldık. Van der Stede, Şubat sayımızın kapak konusu olması nedeniyle kanatlı hayvan merkezinde ele aldığımız hayvan refahını “beslenme, çevre, sağlık, davranış ve zihinsel durum açısından hayvanların ihtiyaçlarının karşılanması” şeklinde tanımlıyor. Hayvan sağlığı ve refahının birbiriyle yakında ilişkili olduğunu kaydeden EFSA yetkilisi, hayvan refahı kavramının üretkenliğe ve gıda güvenliğine olumlu etki yapabileceğini vurguluyor. Tüketici bilincindeki artışın hayvan refahına doğrudan yansıdığına dikkat çeken Avrupalı yönetici, hayvan refahı konusunun EFSA çalışmalarında gittikçe daha fazla yer almaya başladığını kaydediyor. EFSA’nın son çalışmalarından bahseden van der Stede, Avrupa'daki tarım uygulamalarını daha sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan Tarladan Sofraya Stratejisi (F2F) ve 1,5 milyondan fazla Avrupa vatandaşı tarafından imzalanan ve yaklaşık 170 kuruluş tarafından desteklenen Kafes Çağına Son Verin inisiyatifine özel bir vurgu yapıyor. 

EFSA’nın hayvan refahından sorumlu yöneticilerinden Yves van der Stede’nin Feed Planet’in sorularına verdiği cevaplar şöyle:

Hayvan refahı dünya için nispeten yeni bir kavram. Hayvan refahından ne anlamalıyız? Kanatlı hayvanlar ağırlık vererek bahsedebilir misiniz? Hayvan refahından hayvan sağlığının farklı nedir?

Hayvan refahı, bir hayvanın deneyimlediği hayat kalitesini ifade eder ve hayvanın mevcut durumu ve çevresi ile ne kadar iyi başa çıktığını kapsar. Hayvan refahı, insanların hayvanlarla olan ilişkilerinden etkilenir ve tüm hayvanlara insana yakışan bir şekilde, sorumlu ve saygılı bir şekilde muamelede bulunmasını sağlamak bizim görevimizdir. Kanatlılar tarafında eğildiğimizde ise; beslenme, çevre, sağlık, davranış ve zihinsel durum açısından hayvanların ihtiyaçlarının karşılanması anlamına gelmektedir.

Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne (OIE) göre, hayvan refahı bilimsel temelli olmak durumundadır. Refahtaki iyileşmenin genellikle sağlıkla bağlantılı olduğuna ve üretim hızından ödün vermeden daha yüksek refaha sahip olmanın mümkün olduğuna dair birçok kanıt vardır. Tam tersine, çiftliklerde hayvan refahının geliştirilmesi, genellikle üretkenliğe ve gıda güvenliğine olumlu etkide bulunabilir.

Avrupa Birliği'nin çiftlik hayvanlarının refahını ve hayvanların taşınmasını düzenleme konusunda uzun bir tarihi olduğuna değinmek istiyorum. 

Hayvan (kanatlı) refahı; ekipman, altlık durumu, su kalitesi, yem kalitesi vb. gibi birçok şeyle ilgili olabilir. Bu bağlamda, kanatlı hayvan fabrikaları açısından dikkat edilmesi gereken temel esaslar nelerdir? Refah kavramı fabrikalara ekstra maliyetler yüklüyor? Başlıca problemler nelerdir?

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) bir refah değerlendirmesi yaptığında; barınma, hayvancılık ve kümes hayvanı üretiminin genel yönetimi ile ilgili çok çeşitli faktörlere bakıyor. Bu, hayvanın yetiştirildiği ortamın refahını nasıl etkileyebileceğine dair genel bir bakış açısı sağlıyor. Olumsuz ve olumlu refah göstergeleri çeşitli araştırmalarca ortaya konulmuştur ve EFSA, bu göstergelerin yetiştirme uygulamaları ve hayvanların yerleştirildiği fiziksel ortam ile ilişkisine bakarak bilimsel çalışmaların kapsamlı bir değerlendirmesini yapmaktadır. Bu göstergeler, tüm üretim zincirine fayda sağlayacak şekilde çiftlikte hayvan refahını izlemek ve iyileştirmek için dikkate alınabilir.


Kanatlı hayvanlarda entansif yetiştiricilikle ilgili olarak, büyüme potansiyeli (hızlı büyüme), yem veya su kısıtlaması, barınma ve davranışsal ihtiyaçlar (eşeleme, arama, gagalama, tüylerini yalama, gerinme, koşma, yuvalama alanı eksikliği, tüneme ve gezinme eksikliği) gibi refah başlığı altında birçok kaygı sıralanabilir.

EFSA'nın ekstra maliyetleri değerlendirme görevi yoktur, yalnızca bir refah değerlendirmesi yapar. Hayvan refahı toplumun gittikçe daha fazla önemsediği bir başlıktır ve gıda zinciri boyunca çiftlik hayvanlarını bakımları altında bulunduran birçok insan bu hayvanların refahını iyileştirmeye çalışmaktadır.

“SAĞLIK VE REFAH YAKINDAN BAĞLANTILI”

Kanatlı refahı hayvanlara ve tüketicilere ne gibi faydalar sağlıyor?

Tüketiciler, satın aldıkları ürünlerin insanca muamele gören hayvanlardan elde edilmiş olmasına giderek daha fazla önem veriyor. Hayvan refahı artık hayvansal ürünlerin genel kalitesinin bir parçası olarak görülüyor. EFSA'nın rolü, üretim sistemlerindeki başlıca sorunların hangileri olduğunu belirlemek ve bilimsel kanıtlara dayalı olarak belirli refah sorunlarının ağırlığını azaltmak için nelerin değiştirilmesi gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunmaktır. Sağlık ve refah yakından bağlantılıdır ve EFSA her ikisini de dikkate alınır.

Hayvan (kanatlı) refahı kavramı ile ilgili mevzuat şartları nelerdir? AB ülkelerinde durum nasıl? AB'de yaşanan sağlıkla ilgili birçok gelişme, diğer bölgelerde de olumlu sonuçlar doğurabiliyor. Bu durumun refah kavramı için de geçerli olduğunu düşünüyor musunuz?

Çiftlik hayvanlarının refahına ilişkin AB mevzuatı, çiftçilik amacıyla yetiştirilen hayvanların korunmasına ilişkin bir Yönerge ve yumurta tavuklarının, etlik piliçlerin, domuzların ve buzağıların korunması için asgari standartları belirleyen dört Yönergeden, hayvanların nakline ilişkin bir Yönetmelik ve hayvanların öldürülme anında korunmasına ilişkin bir Yönetmelikten oluşur. Başka bir deyişle, çiftlik düzeyinde, nakliye sırasında ve kesim esnasında hayvan refahını düzenler.

Başlangıçta, hayvan refahına ilişkin AB mevzuatının amaçları, tek tip uygulama ve yaptırım yoluyla çiftlik hayvanlarının refahını sağlamak ve aynı zamanda AB işletmecileri için rasyonel üretim ve adil rekabete imkân tanımaktır. Avrupa Komisyonu, Tarladan Sofraya Stratejisi (F2F) kapsamında bu mevzuatı gözden geçirmeyi ve hayvan refahı etiketleme seçeneklerini değerlendirmeyi taahhüt etti. EFSA, yeni mevcut bilimsel ve teknolojik imkânları göz önünde bulundurarak karar alıcılara bağımsız bilimsel tavsiyelerde bulunmak ve politika seçeneklerini tasarlamak için geliştirilebilecek muhtemel yaklaşımları sunmak için çalışmaktadır.


AB ülkelerindeki durum ve bu kurallara uygunluk denetimi EFSA tarafından değil, Avrupa Komisyonu tarafından gerçekleştirilen denetimlerle onaylanmakta ve raporları kamuya açık hale getirilmektedir. Bir risk değerlendirme kuruluşu olarak bağımsızlığını koruması için EFSA'nın politika geliştirme, risk yönetimi veya uygunluk kontrolü üzerinde doğrudan bir rolü bulunmamaktadır.

“ANTİBİYOTİK YASAĞI DEVAM EDECEK”

Avrupa'nın kümes hayvanlarında antibiyotik büyütme faktörlerini yasaklaması hakkında ne söylemek istersiniz? Bunun tüketicilere nasıl bir yararı oldu? Bu kısıtlama ne gibi değişiklikler getirdi?

Antimikrobiyallerin büyütme faktörü olarak kullanımlarının yasaklanması, EFSA'nın diğer risk değerlendirmelerinden önce gelir. Bu karar her zaman AB'nin antimikrobiyal dirençle mücadele eylemlerinin bir başarısı olarak kabul edilmiştir. Antimikrobiyaller, önleyici tedbir veya büyümeyi teşvik etmek değil, tedavi için kullanılmalıdır. Yürürlükteki yasağı yerinde değiştirmek için herhangi bir siyasi irade veya toplumsal talep görmüyorum.

“BÖCEKLERİN YEM OLARAK KULLANIMI POPÜLER BİR KONU”

Böceklerin yem olarak kullanılması bazı start up'lar, holdingler ve dernekler için popüler bir gündem. Solucanların ve bazı böceklerin kümes hayvanları için doğal bir besin olduğunu biliyoruz. Böceklerin kanatlı yemi olarak endüstriyel ve kitlesel kullanımı hakkındaki yorumuz nedir? Bu devlet yetkililerinin sanayinin baskılarına boyun eğdiği bir şey mi yoksa herkese fayda sağlayacak yeni bir konsept mi?

“İnsan gıdası ve hayvan yemi olarak böcekler” gerçekten de ilgi çeken bir konu. İzin verirseniz, bu alternatif protein kaynağının üretim, işleme ve tüketiminden kaynaklanan risklerin neler olabileceğini kavramanın EFSA'nın perspektifinden ne kadar önemli olduğunu vurgulamak istiyorum. EFSA, bu sorunu, çiftlik böceklerinin gıda ve yem olarak kullanımıyla ilişkili potansiyel biyolojik ve kimyasal tehlikelerin yanı sıra alerjenite ve çevresel tehlikeleri tanımlayan bir risk profili ile ele almıştır. Bilimsel Görüş ayrıca bu potansiyel tehlikeleri ana akım hayvansal protein kaynaklarıyla ilişkili tehlikelerle karşılaştırmaktadır.

Böceklerden elde edilen gıda ve yem ürünlerinde biyolojik ve kimyasal tehlikelerin muhtemel varlığı; üretim yöntemlerine, böceklerin neyle beslendiğine (substrat), böceklerin hasat edildiği yaşam döngüsü aşamasına, böcek türlerine ve ayrıca daha fazla işleme için kullanılan yöntemlere bağlı olacaktır.

“KAFES ÇAĞINA SON VERİN” KAMPANYASINI 1,5 MİLYONDAN FAZLA AVRUPALI İMZALADI

Atladığımız ve sizin eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hayvan refahı, EFSA olarak işimizin giderek daha önemli bir parçası haline geliyor. Kurumun bilimsel değerlendirmeleri, risk yöneticilerinin hayvanlar için gereksiz acı, sıkıntı ve eziyeti azaltma ve mümkün olduğunca refahı artırma yöntemlerinin belirlemesine yardımcı oluyor.

EFSA şu anda, tam tedarik zincirini kapsayan entegre bir gıda politikası aracılığıyla Avrupa'daki tarım uygulamalarını daha sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlayan Tarladan Sofraya Stratejisi (F2F) kapsamında Bilimsel Görüşler üzerinde çalışıyor. F2F'nin bir parçası olarak AB, EFSA'nın en güncel bilimsel araştırmaları ve verileri yansıtan yeni tavsiyeler sağlamasının istendiği hayvan refahı mevzuatının kapsamlı bir şekilde değerlendirmesi işini üstleniyor.

EFSA tarafından alınan yetkiler, hayvan yetiştiriciliğinde kafeslerin kullanımı başta olmak üzere, hayvan refahı konusunda artan kamuoyu endişesini de yansıtmaktadır. Bu tür kafeslerin kullanımına son verilmesi çağrısında bulunan bir Avrupa Vatandaşları İnisiyatifi (Kafes Çağına Son Verin) 1,5 milyondan fazla vatandaş tarafından imzalandı ve yaklaşık 170 kuruluş tarafından desteklendi.


Röportaj Kategorisindeki Yazılar
21 Kasım 20199 dk okuma

'Yem sektörünün en büyük sorunu Antimikrobiyal direnç'

Marta Hugas, EFSA-Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi: “Hayvan yemi de dâhil olmak üzere gıda sektörünü...