Global gübre piyasaları, 2026’nın ilk çeyreğini arzın sıkılaşması, fiyatların keskin şekilde yükselmesi ve temel besin elementlerinde artan volatilite ile birlikte önemli bir baskı altında kapattı; bu durum RaboResearch tarafından yayımlanan yeni bir çalışmada ortaya konuldu. Yüksek fiyatların kalıcı hale gelmesinin, 2027’de gübre kullanım oranlarını düşürerek nihayetinde ürün verimlerinde azalmaya yol açabileceğine yönelik endişeler artıyor.
Artan jeopolitik gerilimler ve Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması, küresel ticaretten önemli miktarda gübre ve kritik girdinin çıkmasına sebep olarak kısa sürede ikame edilmesi zor bir arz boşluğu doğurdu.
Gübreye erişilebilirlik hızla bozuldu. Azot ve fosfat fiyatları, tarımsal emtia fiyatlarına kıyasla çok daha hızlı yükselerek çiftçi marjlarını baskıladı ve maliyet yükünü artırdı. RaboResearch Tarımsal Girdiler Kıdemli Analisti Bruno Fonseca, “Gübre erişilebilirlik endeksimiz belirgin şekilde negatif bölgeye geçti ve 2026 boyunca kısıtlı kalması, yılın ikinci yarısında ise yalnızca sınırlı bir toparlanma göstermesi bekleniyor. Bu durum, çiftçilerin uygulama oranlarını düşürmesi, alımları ertelemesi veya ürün tercihlerini değiştirmesiyle birlikte yaygın talep yıkımı riskini artırıyor.” uyarısında bulunuyor.

GERİLİMLER AZALSA BİLE PİYASALARDA NORMALLEŞME SÜRECİ YAVAŞ KALACAK
Azot piyasaları en yüksek risk altında ve 2026’da talepte en sert düşüşlerden birini kaydetmesi bekleniyor. Fosfat piyasaları da benzer baskı altında. Devam eden arz kesintileri ve belirgin şekilde yükselen girdi maliyetleri, yapısal sıkılığı derinleştirirken yüksek fiyat seviyelerinin 2027’ye kadar sürmesi bekleniyor. Potas görece daha dengeli bir görünüm sergilese de, diğer besin elementlerindeki zayıf erişilebilirliğin 2026 talebi üzerinde sınırlı da olsa aşağı yönlü etki yaratacağı öngörülüyor.
Aynı zamanda, ülkelerin daha güçlü korumacı politikalar benimsemesiyle alternatif tedarik seçenekleri daralıyor. Bruno Fonseca, “Genel olarak gübre piyasası uzun süreli sıkı arz, zayıf erişilebilirlik ve yüksek fiyat riskiyle karşı karşıya. Jeopolitik gerilimler azalsa bile normalleşme yavaş olacaktır. Talep yıkımı artık kaçınılmaz hale geliyor: Çiftçilerin hem mevcut sezonda hem de bir sonraki üretim döngüsünde uygulama hacimlerini azaltması bekleniyor.” diyor.
TEMEL ARZ BASKILARI TARIM EMTİA PİYASALARINDA BELİRLEYİCİ OLMAYA DEVAM EDİYOR
Tarım emtia vadeli işlemleri, temel göstergelere kıyasla önemli bir primle işlem görüyor. Fiyatlar 28 Şubat’ta İran’a yönelik hava saldırılarının ardından yükselmiş olsa da, saldırı öncesinde de mevcut olan yüksek arzlı piyasaya ilişkin düşüş yönlü temel dinamikler geçerliliğini koruyor.

Artan gübre maliyetleri bir risk unsuru olsa da, 2026’da Kuzey Yarımküre ürünleri üzerindeki etkinin sınırlı kalması bekleniyor; çünkü gübre hacimlerinin büyük bölümü savaş başlamadan önce zaten sözleşmeye bağlanmış ve fiyatlanmıştı. Brezilya’nın bir kez daha rekor soya fasulyesi ve rekor seviyeye yakın mısır hasadı yapması beklenirken, ABD’li çiftçilerin de güçlü stokları koruyacak yeterli büyüklükte mısır ve soya ekimi yapması öngörülüyor. Ancak Kanada, ABD Ortabatısı ve Arjantin’in bazı bölgelerindeki kuraklık, Hindistan’daki sıcaklık stresi ve Karadeniz bölgesindeki karışık şartlar sebebiyle 2026 buğday ürünü için belirsizlik devam ediyor. Ayrıca yüksek gübre maliyetleri Avustralyalı çiftçileri buğdaya alternatif ürünlere yönelmeye itiyor.
Önümüzdeki dönemde, 2026’nın büyük ölçüde 2025’e benzer geçmesi beklenirken, kalıcı yüksek fiyatlar sebebiyle 2027’de gübre uygulama oranlarının düşebileceği ve bunun da verim kayıplarına yol açabileceği yönündeki endişeler artıyor. Çatışmanın süresi, gübre fiyatlarındaki artışın seviyesi ve kalıcılığı üzerinde belirleyici olacak; ancak enerji üretimi ve lojistik altyapısındaki aksaklıkların normale dönmesi zaman alacak. Normal hava şartları varsayımı altında 2026’da yine rekoltenin yüksek olması bekleniyor. Bu da tahıl ve yağlı tohum stoklarını artırarak fiyatlar ve çiftçi ekonomisi üzerinde aşağı yönlü baskıyı sürdürecek. Genel olarak piyasa temelde arz yönlü kalmaya devam ediyor ve bu durum tarım emtia fiyatlarındaki yukarı yönlü hareketleri sınırlayacak.