Editör
Cemalettin Kanaş
Değerli okuyucularımız,
Hayvansal üretim yapanlar yem giderlerine, yem üreticileri de doğal olarak girdi fiyatlarına odaklanıyor. Raflardaki yüksek fiyatla, dikkatleri üreticilere yöneltirken, üreticiler de haklı olarak girdi fiyatlarını işaret ediyor. Uluslararası piyasalarda yemin temel ham maddeleri mısır, soya ve buğdayda yaşanan rekor fiyat artışları üreticilerin haksız olmadığını söylüyor.
Türkiye özelinde birkaç yıldır sürekli artan girdi fiyatları dünya genelinde de rekor üstüne rekor kırmaya başladı. Bir yıl içerisinde fiyatı iki katına çıkan mısır sekiz yılın zirvesini gördü. Bu artışlara tedarik tahminlerinin tutmaması ve büyük alıcıların hamleleri sebep gösteriliyor. Arjantin’in ihracat kısıtlamaları tedarik hacminin düşmesindeki etkenlerden biri. Bir diğer girdi olan buğdaydaki fiyat artışında ise Rusya’nın ihracatı yavaşlatmış olması etkili.
Hafızamızı tazelemekte yarar var. Korona, Afrika Domuz Vebası’nın (ASF) Çin’deki domuz nüfusunu kırımdan geçirirken ve Pekin ve Washington arasında patlak veren Ticaret Savaşları henüz sona ermeden hayatımıza girdi. Aradan geçen bir buçuk yılda büyük darbe alsa da henüz ortadan tamamen kaldırılamamış olan COVID-19, ana akımda sadece gıda ihtiyacı ve ekonomik bağlamda değerlendirilen tarım ve hayvancılığı bir anda bir güvenlik meselesi haline getirdi.
Bu durum bir taraftan stokları bir milli güvenlik meselesi haline getirdi. İthalatçı ülkeler çok daha yüksek rakamları ödemeye dünden razı hâle gelirken, ihracatçılar da korumacı politikalara yöneldi. Eş zamanlı gerçekleşen bu iki etken fiyatları doğal olarak uçurdu. Salgın sönümlendikten sonra yaşanacakları her birlikte izlemeye devam edeceğiz.
Gelecek sayıda görüşmek üzere.
İyi okumalar…