BLOG

Geleceğin yem fabrikaları nasıl olmalı?

01 Temmuz 20224 dk okuma

Hayvan beslemede yeşil enerjiler, enerji verimliliği ve karbon salınımının azaltılması gibi küresel trendleri dikkate alarak, geleceğin yem fabrikalarının nasıl olması gerektiğine dair düşüncelerimizi sıralayabiliriz.

Rasim Selçuk
Feedtech
Manager / Yönetici


Günümüzde tüm Dünyadaki hayvan ve insan beslenmesi ile ilgili trendlere bakacak olursak;

1- Fosil enerjiler yerine, Rüzgâr ve Güneş gibi yeşil enerjileri,

2- Aynı zamanda enerji verimliliğini,

3- Kırmızı et gibi dünya kaynaklarını çok tüketen ama karşılığı az olan protein kaynakları yerine, balık ve vegan protein kaynaklarına yönelmeyi,

4- Karbon salınımının azaltılmasını,

5- Hayvan beslemede bitkisel ve böcek kaynaklı proteinlere yönelme gibi başlıkları görebiliriz.

Bunlardan hareketle gelecekteki yem fabrikalarının nasıl olması gerektiği konusundaki düşüncelerimizi şöyle sıralayabiliriz:

1. KEDİ KÖPEK (KURU) MAMA FABRİKALARI:

En ciddi dönüşümlerden birini burada bekliyoruz. Şöyle ki;

Kuru mamalar dünyada %95 oranda extruzyon teknolojisi ile yapılmaktadır.

Bu teknoloji enerji yoğun bir üretim teknolojisidir. Hammaddeler 130 derecelere kadar yüksek sıcaklıklarda pişirilir. Bu pişmeyi sağlamak için %15 oranı kadar kadar su ilave edilir ve sonrasında tekrar %18 oranı kadar da nem alarak kurutulurlar. Bütün bunlar çok yüksek miktarda elektik ve yakıt enerjisi tüketmeyi gerektirir. Öte yandan yüksek sıcaklıkta pişme evcil hayvanların beslenmesine negatif etkileri olmaktadır. Bunun yerine gelecekte “Düşük Isıda Presleme” ya da “Düşük Isıda Fırınlama” teknolojilerine geçileceğini ve bu konuda ciddi adımlar atılması gerektiğini düşünmekteyiz. Böylece hem enerji ve yakıt ve hem de besleme değerlerinde ciddi oranda bir artış olacaktır.

Diğer bir değişimi de kullanılan hammaddelerde bekliyoruz. Yukarıdaki dünya trendlerine baktığımızda vegan yani bitkisel ürünlere değinmiştik. Evcil hayvan beslenmesinde d bu konu hızla gündeme gelecektir. Bilinenin tersine yapılan araştırmalarda, köpeklerin et ürünlerine karşı alerjilere daha açık olduğu ve vegan beslenildiğinde sağlık açısında iyi sonuçlar alındığı görülmüştür.

Yine şu günlerde çok yaygın bir trend olan mamaların insan gıdası olabilecek yüksek kaliteli hammaddelerden yapılması yerine böcek proteinleri ile yapılması gündeme gelecektir. Özellikle içinde yaşadığı gezegene karşı duyarlı ve saygılı olan yeni kuşak, her ne kadar artan sayıda evcil hayvan sahiplense de, insan gıdası olabilecek hammaddelerin evcil hayvan mamasında kullanılmasına sıcak bakmayacaklardır. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gibi kurumlar tarafından yayımlanan raporlarda, gıda krizinin artık alarm verdiğinin açıklanırken, her gün milyonlarca insan açlıkla mücadele ederken ve bu nedenle ölümler olurken insanların buna kayıtsız kalamayacaklarını düşünüyoruz.

Diğer bir konu da bu sektördeki ambalaj, nakliye ve depolama giderleri de günümüzde çok fazla olduğudur. Bu konuda da üretimden doğrudan tüketiciye ucuz ama sağlıklı, doğada dönüşebilen ambalajlarla ulaşılması gündeme gelecektir.

Ayrıca günümüzde 18 aylara kadar ulaşan raf ömürleri 2 ayı geçmeyecek şekilde azalacak ve uzun raf ömrü için mamalara konulan ilaçlardan tasarruf edilecektir. Bu da hem evcil hayvanların daha sağlıklı beslenmesini hem de ilaç maliyetlerinin azalmasını sağlayacaktır.

2. BÜYÜKBAŞ, KÜÇÜKBAŞ VE KANATLI HAYVAN YEMİ FABRİKALARI:

Burada da son yıllardaki eğilimlerin tersine döneceği beklenmektedir. Büyük bir alana hitap eden çok büyük kapasiteli fabrikalar yerine; yöresel, küçük ve çok sayıda fabrikalar kurulacağını düşünmekteyiz. Böylece yöresel hammaddeler ile yöresel hayvanların beslenirken, hammadde ve mamul nakliyesi de azalacaktır.

Fabrika dizaynlarında da enerji verimliliğinin öne çıkacağı öngörülebilen bir gerçektir; Hızlı ve çoklu dozajlamalar, aynı zamanda hızlı ve hassas karıştırıcılar ile saatteki parti sayısı 12 den 20 ye çıkacak, bu da aynı kapasite için parti büyüklüklerinin azalması bununla birlikte ara depoların hacimlerinin azalması anlamına gelecek bütün bunların sonucunda da fabrika yükseklikleri azalacaktır. Bu da hem enerji verimliliğini artıracak, hem de yatırım maliyetini düşürecektir. Çekiçli değirmenler yerine Valsli kırıcılar olacak, en azından valsli kırıcılarla ön kırma yapılacak bu da enerji verimliliğini çok artıracaktır. Çok gerekmedikçe çok yoğunluklu pelet yem yerine sıkıştırılmış yem kullanılacaktır.


Bu arada büyükbaş hayvanların dünya kaynaklarını çok kullanıp karşılığında, balık ve bitkisel proteinler gibi alternatif besin kaynaklarına göre çok daha az verimli olmaları ayrıca karbon salınımını arttırmaları nedeniyle sayıları yavaş yavaş azaltılmaya gidilecektir. Bu konuda Hollanda çalışmalara başlamış ve hızla devam etmektedir.

3. BALIK VE SU ÜRÜNLERİ YEM FABRİKALARI:

Balıkçılık ve su ürünleri sektörü, yemin ete geri dönüşüm oranının en yüksek ve insan sağlığına en uygun kaynak olması nedeniyle yükselen bir trenddir ve geleceğin önemli beslenme kaynaklarından biri olacağı aşikârdır. Balık yemi reçetelerinde, balık unu kullanım oranı eskiden %60’larda iken %15’lere kadar düşmüştür. Yerine hammadde olarak bitkisel ve böcek kaynaklı proteinlerin kullanılma oranları giderek artmaktadır. Ayrıca artık deniz ve göllerdeki üretime ilave olarak karada da balık ve karides gibi su ürünlerinin yetiştirilmesinde artış olacağını öngörmekteyiz.


Makale Kategorisindeki Yazılar
05 Nisan 20194 dk okuma

Glisin şelatlarıyla piliçlerde iz mineral tedarikini optimize etme

Jennifer Lindel AR&GE Yöneticisi Biochem Zusatzstoffe GmbH Pietro Antonio Quaglia Tek...

11 Ekim 20224 dk okuma

Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, dünya çapında gıda, beslenme ve istihdam sağlamanın anahtarı

08 Şubat 20223 dk okuma

Canlı maya koruma teknolojisi