Kırmızı
et açığı ve fiyatlardaki artışın önüne geçmek amacıyla aralıksız devam eden
canlı hayvan ithalatı 2026 yılında da sürecek. Tarım ve Orman Bakanlığı
tarafından yayımlanan yeni talimatla, besilik sığır ithalatının kapsamı,
başvuru takvimi ve uygulanacak kriterler netleşti. İthalat süreci, önceki
yıllarda olduğu gibi Et ve Süt Kurumu’nun kontrolünde yürütülecek.
Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM), “2026 Yılı Besilik Sığır İthalatı Başvuru ve Değerlendirme Talimatı”nı yayımladı. Talimata göre, Türkiye’nin 2026 yılının tamamında toplam 500 bin baş besilik sığır ithalatı yapması planlanıyor. İthal edilecek hayvanların 392 bin başı besi hayvanı ahırı kapasitesi 200 baş ve üzeri olan işletmelere, 108 bin başı ise kapasitesi 200 başın altında olan işletmelere tahsis edilecek.
Besilik sığır ithalatını yalnızca Et ve Süt Kurumu (ESK) gerçekleştirecek. İthal hayvanların satış fiyatı da ESK tarafından belirlenecek. İthalat için başvurular yılda bir defaya mahsus olmak üzere 26 Ocak–6 Şubat 2026 tarihleri arasında Tarım İl ve İlçe Müdürlüklerine yapılacak. Askı sürecinin ardından, izin verilen yetiştirici listelerinin 23 Şubat 2026 tarihinde ilan edilmesi öngörülüyor.
Talimat kapsamında ithal besilik sığırlar yetiştiricilere üç dönemde teslim edilecek. Birinci dönem Nisan–Mayıs–Haziran, ikinci dönem Temmuz–Ağustos–Eylül, üçüncü dönem ise Ekim–Kasım–Aralık olarak belirlendi. Yetiştiricilerin başvuru sırasında talep ettikleri dönem dışında sonradan yapacakları değişiklik taleplerinin değerlendirmeye alınmayacağı bildirildi.

Besi hayvanı ahırı kapasitesi 200 başın altında olan işletmelere verilecek ithalat izni azami 30 baş ile sınırlandırıldı. Bu gruptaki işletmeler için ESK ile koordinasyonun Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) aracılığıyla yürütüleceği ifade edildi. Ayrıca küçük ölçekli işletmeler, sözleşmede belirtilen süre sonunda ithal ettikleri hayvanları Et ve Süt Kurumu’na kestirmeyi peşinen kabul etmiş sayılacak. Yükümlülüklere uymayanlar için teminatların irat kaydedileceği ve ağır yaptırımlar uygulanacağı belirtildi.
Büyük ölçekli işletmelerde ise ithal edilecek hayvan sayısı ahır kapasitesine göre belirlenecek. Talimatta, kapasite büyüklüğüne göre farklı oran ve sayılarda ithalat izni verileceği, ithal edilen besilik sığırların ülkeye girişinden itibaren mücbir sebepler dışında en az dört ay ithal edilen işletmede tutulmasının zorunlu olduğu vurgulandı. Bu süre içinde hayvanların satışı, devri veya başka bir işletmeye nakli yasaklandı.
İTHALAT
ÇÖZÜM MÜ, GEÇİCİ ÖNLEM Mİ?
Besilik sığır ithalatına yönelik bu düzenleme sektör içinde farklı görüşleri de beraberinde getiriyor. Üretici örgütleri ve bazı sektör temsilcileri, ithalatın yerli üretimi baskıladığını, yapısal sorunları çözmediğini ve besicinin yatırım iştahını zayıflattığını savunuyor. Eleştirilerde, yem maliyetleri yüksek seyrederken ithalat yoluyla fiyat baskısı oluşturulmasının sürdürülebilir olmadığı vurgulanıyor. Buna karşılık kamu tarafı ise kırmızı et arzında yaşanan açığın ve fiyatlardaki dalgalanmanın kısa vadede başka bir araçla yönetilemediğini, Et ve Süt Kurumu’nun piyasa düzenleyici rolü sayesinde arz ve fiyat istikrarının sağlanmasının hedeflendiğini ifade ediyor.