
Nandini Roy
Gıda Araştırmaları Müdürü
Future Market Insights
Su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisini besleyecek alternatif balıksız omega-3 kaynaklarının arzı çok sınırlı ve dünya okyanuslarının yem balıklarına olan talebi karşılayamayacağı bir zaman gelecek. Bu da sonuç olarak temel tedarik zincirinin bozulmasına neden olabilir.
Balık yemi, çiftlik balıkları tarafından tüketilen doğal veya sentetik kaynaklardan elde edilen hammadde, takviye ve katkı maddelerinin bir karışımıdır. Balık unu, soya fasulyesi, balık yağı ve sazan yaygın olarak kullanılan hammaddelerden birkaçıdır. Su ürünleri yemi pazarı, yumuşakça yemi, balık yemi, kabuklu yemi vb. gibi türüne göre bölümlere ayrılmıştır. Deniz ürünleri yem kaynaklarının sınırlı olduğu gerçeği göz önüne alındığında, ileriye dönük olarak tarıma olan meylin artması beklenmektedir. Bu muhtemelen balık yemi pazarının oyuncuları için fırsatlar yaratacaktır.
Yem, beslenme açısından dengeli olmak ve daha iyi büyüme için iyi bir enerji kaynağı sağlamak durumundadır. Otçul yetiştirilen balıklar soya veya mısır gibi proteine, bitkisel yağlara, minerallere ve benzerlerine ihtiyaç duyarken, etçil balık yetiştiriciliğinde balık yağı ve proteine gerek duyulur. Balık tüketimi bölgelere göre değişir, ancak Asya Pasifik ve Latin Amerika'daki ülkelerin ortalama tüketimi daha yüksektir.
GEÇMİŞE BAKIŞ Deniz ürünleri üretimi 2012'de yıllık bazda yüzde 4 oranında artış gösterdi ve su ürünleri yemine olan talep 2017-18 sezonunda 7 milyon tona ulaştı. Raporlara göre, Hindistan'ın deniz ürünü üretimi 2012-13'te 9 milyon ton olarak kaydedildi. Karides ve balık yetiştiriciliği tekniklerindeki değişiklikler nedeniyle, modern yem üretim kapasiteleri 2013-14 döneminde 2,88 milyon ton artmıştır. Karides üretimindeki artışa bağlı olarak tüketim 2007-08 ve 2012-13 sezonlarında yüzde 13 oranında arttı ve 2013-14'te neredeyse 300 bin tona ulaştı. 2015 yılında balık yemi üretiminin 0,7 milyon ton olacağı tahmin edilmiş ve kapasite artırmak amacıyla için ciddi miktarlarda yatırım yapılmıştı. Tatlı su balığı yemine olan talep 2015-16 sezonunda yüzde 5-6 oranında arttı.
GÜNCEL PİYASA HAREKETLERİ Agriculture and Agri-food Canada'nın da belirttiği gibi, Çin'de balığa talep arzı aşmaya devam ediyor. Kuzey Amerika ve Avrupa'nın kültür balıkçılığı endüstrileri görece küçük olsa da balık ve diğer deniz ürünlerine olan talep kayda değer derecede daha yüksektir. Tüm kültür balıkçılığı taleplerinin karşılanması için Asyalı üreticilere bel bağlanmıştır. Geçmiş istatistikler incelendiğinde, 2009 yılında ABD'deki deniz ürünleri tüketiminin kişi başına 7,2 kg civarında olduğu görülmektedir. Avrupa'da balık ve deniz ürünleri tüketimi 2017'de kişi başına 24,35 kg düzeyini yakaladı. Portekiz, AB ülkeleri arasında kişi başı tüketimin en yüksek olduğu ülke oldu.
Balık tüketim düzeyi; net gelir, mutfak kültürü ve balıkların bulunabilirliği gibi bir dizi faktöre bağlıdır. Net gelirin yüksek olması balık tüketimiyle doğru orantılıdır ve kıyı kesimlerinde tüketim daha yüksektir. Gelir artışı ve kentleşmeye bağlı olarak dünya genelinde balık tüketimi artmıştır. Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği giderek birincil geçim, protein ve döviz kaynağı haline gelmektedir.
Geçen yıl küresel somon pazarı, hacim bazında istikrarlı bir büyüme kaydetti. Fiyatların 2019'un ortasında keskin bir şekilde düşmesinden ötürü, geçtiğimiz yıl değer bazında bir miktar düşüş gözlemlendi. Bilindiği gibi, Atlantik somonunun en büyük üreticisi olan Kanada olumsuz koşullar nedeniyle bu yıl toplam ürün miktarında yüzde 2'lik bir düşüş yaşadı.
2020'de pazarın durumu COVID-19 salgını nedeniyle tamamen değişti. Çiftlik somonuna yönelik güçlü talebe rağmen, COVID-19 durumu bir belirsizlik ve oynaklığa sebep oldu. Yiyecek servisi endüstrisinin ve taleplerin pandemi öncesi durumlara geri dönmesi ciddi zaman alacaktır. Analistlere göre, küresel somon talebi en az yüzde 15 oranında düştü. Çiftlik balıkları için toplam üretim artışının 2020'de yüzde 2'ye düşeceği tahmin ediliyor. Norveç ve Şili için yapılan tahminler de sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 5'e düştü.
TEMEL PİYASA KATILIMCILARI Bu sektördeki başlıca şirketlerden bazıları Austevoll Seafood ASA, Aller Aqua A/S., Havsbrun, Tasa, Coomarpes ve Cargill Inc. Biomar'dır. Küresel pazar görüntüsü; Kuzey Amerika, Asya Pasifik, Avrupa ve dünyanın birkaç başka bölgesini içeren çeşitli bölgelerdeki pazarlar değerlendirilerek sunulmaktadır. Asya Pasifik bölgesinin tahmin döneminde en yüksek bütçe büyüme oranına ulaşacağı öngörülüyor.
Balık yemi pazarının tahmin dönemi boyunca %2,3'lük bir Yıllık Bileşik Büyüme Oranında (YBBO) artması bekleniyor. Bu sektörde gelişmeyi tetikleyen sebep, balığa olan talebin artması ve ihracata yönelik su ürünleri yetiştiriciliğidir. 'Bilimsel Su Ürünleri Yetiştiriciliği Yönetimi Uygulaması'nın (SAMP) benimsenmesinde önemli miktarda artış olmuştur.
Nutreco NV, Charoen Pokphand Group ve Cargill pazardaki başlıca oyunculardır. Bu büyük şirketlerin tümü, su yemi tesisleri kurarak balık yemi pazarını büyük ölçüde domine etmektedir. BioMar dikkate alındığında, bu şirket, 2020'de 40 milyon Euro yatırım yaparak Avustralya'da yeni bir su yemi tesisi kurdu. Üretim tesisinin Avustralya ve Okyanusya su ürünleri endüstrisini desteklemek üzere yılda yaklaşık 110 bin tona kadar su yemi üretmesi bekleniyor.
Dünyanın en büyük balık yemi üreticisi olan Skretting, İngiltere'deki üretimi durduracağını açıkladı. Rekabet artık çok sıkı hâle geldi. Bölgedeki üretim kapasitesi, temel pazar koşullarını şu anda %50'den fazla aştı. Çinli yem şirketi soya fasulyesi, yerfıstığı küspesi ve kolzadan oluşan protein karışımından 200.000 ABD dolarının üzerinde para kazandı. 2019'da yapılan ikinci yarışmada, balıksız balık yağı ikamesi yaratma talebine karşı öne çıkan dört takım, 200.000 $ 'lık bir ödül için farklı formüllerle rekabet etti.
PAZAR FIRSATLARI Balık yetiştiriciliği ve balık yemine olan talep düşük olmasa da, geleneksel ihracat pazarları baştan sona durgun seyretti. Asya'daki bölgeler arası ticaret işleri ise artış kaydediyor. Büyüyen orta sınıfı ile Çin, artık yüksek kalite su ürünleri ve balık yeminin güvenli ve izlenebilir bir şekilde ithal edilmesini talep ediyor. Aralarında Endonezya ve Vietnam'ın da bulunduğu bölge ülkeleri de bu durumdan doğrudan faydalanacak.
Balıkçılık ürünlerinin yurt içi tüketimi muhtemelen Güneydoğu Asya'da artış gösterecektir. Bu durumun Endonezya, Myanmar ve Vietnam'da yerli balık yemi üretimini artırması bekleniyor. Bu ülkelerde yabancı yatırımların artması bekleniyor. Şubat ayında, California merkezli bir biyoteknoloji şirketi olan Calysta, gaz fermantasyonu kullanılarak üretilen çiftlik balıkları için yeni bir protein olan 'Feedkind' üretimini gerçekleştirmek üzere su ürünleri yemi ve hayvan beslenmesine yönelik yem katkı maddeleri konusunda uzman bir üretici olan Adisseo ile bir ortak girişim başlattı.
Buradaki şirketler ayrıca karmaşık bir ekilebilir arazi süreci olmadan üretilebileceğini ve neredeyse hiç su gerektirmediğini iddia ediyor. Çin'deki üretimini 2022 yılında artırmayı planlıyorlar ve hususiyetle Asya pazarlarına tedarik etmeye karar verdiler. Hâlihazırda başlangıç aşamasında yıllık olarak 20 bin ton yem üretmeyi hedefliyor, ancak nihai olarak bunu 80 bin tona çıkarmayı planlıyor. Bu sektör, sürdürülebilirlik ve günümüzde olduğundan altı kat daha fazla gıda sunma potansiyeline sahiptir. Bu, günümüzde tüketilen et miktarının üçte ikisini aşacak düzeydedir. FAO'nun da dediği gibi, gelecekteki küresel nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için sürdürülebilir bir okyanus ekonomisi gereklidir.
PİYASANIN ZORLUKLARI Hiçbir sektör balık yemi üreticileri kadar büyük bir zorlukla karşı karşıya kalmayacak. Bu üreticilerin dünyadaki somon çiftliklerine kesintisiz bir şekilde kaliteli yem tedarik etmeleri isteniyor. Ancak aynı zamanda, içeri giren, dışarı çıkan balık oranının (fish in-fish-out ratio) gün geçtikçe azaldığı gerçeğini de görmezden gelemeyiz.
Bu sektörün karşılaştığı en büyük zorluklardan biri, beş milyon ton balık unu ve ortalama bir milyon ton balık yağından maksimum düzeyde yararlanma talebi ve ihtiyacıdır. Hem balıkların hem de insanların beslenme ihtiyaçlarını karşılayacak deniz ürünü harici ve diğer çeşitli alternatifler bulma ihtiyacı artıyor.
Balık yemi için daha iyi ve daha sürdürülebilir bir yol için ortaya çıkmaya hazır umut verici bir bilimsel araştırma hâlihazırda mevcut. Balık yemi grubu IFFO'nun ve İngiltere'nin Stirling Üniversitesi'nin yürüttüğü yeni bir araştırma, maliyet ve tedarik sorunlarına daha basit bir çözüm olarak deniz ürünleri konusuna odaklanıyor. Araştırmacılar, sektörün büyümesini engelleyebilecek çok sayıda faktör belirledi.
Bu sektördeki küçük ölçekli üreticiler için ön maliyetler büyük bir engel olabilir. Besleme ve ürün toplama ekipmanlarına yatırım yapamayan çiftçiler var. Süreçte gerekli olan geçirgenlik ve çevresel etki değerlendirmeleri, giriş ve büyümenin önündeki engeller olarak öne çıkmaktadır. Büyük işletmelerden ekipman kiralayabilen bir grup üretici olmasına rağmen, daha küçük üreticiler dezavantajlı durumda kalıyor.
Düşük maliyetli ve kolayca bulunabilen hammaddelerin bulunmaması, balık yemi endüstrisini kapsayan bir başka zorluktur. Üreticiler; vitamin, protein ve kaliteli balık unu gibi mikro besinleri temin etmekte güçlük çekiyor ve bu da mamul yemlerde uyumsuzluklara yol açıyor.
Üretici açısından, yem en büyük üretim maliyeti ve problem olarak görülmektedir. Yem kapasitesinin ve kalitesinin artırılması, su ürünleri yetiştirme girişimlerinin güçlendirilmesinde çok önemli bir adım olabilir. Yemlerin uygun şekilde saklanması da bir öncelik olmalıdır. Üretilen diyetler çabuk bozulan besin maddelerinden oluşur ve yemlemeden önce çiftlikte yem depolama süresinin yeterli depolama olanaklarıyla muhafaza edilmesi esastır.
Kuru besleme hatları, beton zemine ve duvarlara sahip bir oda içinde olması gereken, temiz, kuru havalandırmalı koşullarda depolar yapılmasını gerektirir. Yüksek nem ve doğrudan güneş ışığı kaliteyi ve besleyiciliği olumsuza etkiler. Yem, üretimden sonraki iki ay içerisinde tüketilmelidir. Bu endüstri milyarlarca çiftlik balığının yem ihtiyacını gidermek zorunda. Avlanmasının veya yiyecek olarak aranmasının engellenmesi gerektiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, yukarıdan atılan besin yağmurunu izlemeye maruz bırakıldılar.
Tüketicinin balık yemeye olan ilgisini artıran unsurlardan biri, özellikle omega-3 yağ asitlerinden oluşan somon balığıdır. Tüketiciler, büyük ölçüde çiftlik somonundaki omega-3 miktarının son birkaç yıldır azalmakta olduğunun farkında değiller. Bu düşüş, balık yemindeki balık ununun azalmasına da neden oldu. Geriye kalan balık unu arzı, endüstri büyüdükçe düşüş gösteriyor.
Su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisini besleyecek alternatif balıksız omega-3 kaynaklarının arzı çok sınırlı ve dünya okyanuslarının yem balıklarına olan talebi karşılayamayacağı bir zaman gelecek. Bu da sonuç olarak temel tedarik zincirinin bozulmasına neden olabilir.