Avrupa Birliği’nin MERCOSUR bloğuyla uzun
süredir müzakere ettiği ticaret anlaşmasını resmen imzalamaya hazırlanması,
küresel tarım ticareti açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.
Anlaşma; hayvancılık, yem hammaddeleri ve hayvansal ürünler üzerinde doğrudan
etki yaratırken, Avrupa’da rekabet, standartlar ve piyasa koruma
mekanizmalarına ilişkin tartışmaları da alevlendirmiş durumda.
Üye ülkelerin nitelikli çoğunlukla verdiği siyasi onayın ardından Avrupa Birliği; Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan oluşan MERCOSUR ülkeleriyle kapsamlı bir ticaret anlaşmasını imzalamaya hazırlanıyor. Ocak ortasında Paraguay’da imzalanması beklenen anlaşma, yaklaşık 25 yıllık müzakere sürecini sona erdirecek ve yaklaşık 700 milyon nüfusu kapsayan dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından birini oluşturacak.
Anlaşma kapsamında AB; sığır eti, kümes hayvanları, şeker, etanol ve bazı süt ürünleri gibi tarımsal ürünlerde kota bazlı tercihli pazar erişimi sağlayacak. Buna karşılık MERCOSUR ülkeleri, Avrupa’nın sanayi ve katma değerli ürünlerine pazarlarını daha fazla açacak. Yem ve hayvancılık değer zincirleri açısından bakıldığında ise anlaşma özellikle kritik; zira MERCOSUR ülkeleri, hayvan beslemede temel girdiler olan soya ve mısırda küresel ölçekte belirleyici konumda bulunuyor.

AB kurumları, anlaşma kapsamındaki tüm tarım ve gıda ithalatının AB’nin hijyen, çevre ve hayvan refahı standartlarına tamamen uymak zorunda olacağını vurguluyor. Ayrıca ithalatın iç piyasaları bozması halinde gümrük vergilerinin yeniden devreye alınmasına imkân tanıyan koruma mekanizmalarının da devrede olacağı belirtiliyor. Buna karşın, birçok AB ülkesindeki çiftçi örgütleri, Güney Amerika menşeli hayvansal ürünlerin artan erişiminin özellikle sığır eti ve kanatlı sektörlerinde fiyat ve kârlılık üzerinde baskı yaratacağını savunarak geniş çaplı protestolar düzenliyor.