BLOG

AB–Mercosur anlaşması imzalandı: Brüksel tarifeler yerine ticareti seçti

19 Ocak 20263 dk okuma

Avrupa Birliği ile Mercosur, uzun yıllardır müzakere edilen ticaret anlaşmasını resmen imzalayarak 25 yılı aşkın görüşmeleri sonuçlandırdı ve tarım, hayvancılık ve yem piyasalarında derin değişimlerin önünü açtı. AB liderleri tarafından küresel ölçekte artan korumacılığa stratejik bir cevap olarak çerçevelenen anlaşma, ticaret hacminin ötesinde ekonomik ve siyasi bir ağırlık taşıyor.

Avrupa Birliği ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dan oluşan Mercosur bloğu, Paraguay’da kapsamlı serbest ticaret anlaşmasını resmen imzalayarak uzun süredir var olan siyasi mutabakatı bağlayıcı bir uluslararası anlaşmaya dönüştürdü. İmza, AB tarihinin en uzun ticaret müzakerelerinden birinin sona erdiğini işaret ederken, iki kıtada yaklaşık 700 milyon kişiyi kapsayan dev bir serbest ticaret alanı oluşturuyor.

İmza töreninde konuşan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmayı salt ticari bir düzenleme değil, bilinçli bir jeopolitik tercih şeklinde niteledi. AB’nin “tarifeler yerine ticareti seçtiğini” belirten Von der Leyen, küresel ilişkilerin yeniden tek taraflı ticaret önlemleri ve tarife tehditleriyle şekillendiği bir dönemde açık piyasalar, kurallara dayalı ticaret ve uzun vadeli ortaklıklara bağlılığın altını çizdi. Bu açıklamalar, büyük ölçüde ABD’de Başkan Donald Trump’ın Avrupa ihracatını da kapsayan geniş ölçekli tarife tehditlerini son dönemde yeniden gündeme taşımasıyla birlikte, Washington’dan yükselen korumacı söylemlere bir cevap olarak yorumlandı.

ANLAŞMANIN TARIM, YEM VE HAYVANCILIK PİYASALARINA ETKİLERİ

Anlaşma kapsamında AB, sığır eti, kanatlı eti, şeker, etanol ve belirli süt ürünleri dahil olmak üzere çeşitli tarım ürünleri için kota bazlı ve tercihli pazar erişimi sağlayacak. Buna karşılık Mercosur ülkeleri, Avrupa menşeli sanayi ürünleri, makineler, taşıtlar ve katma değerli ürünler için pazarlarını daha fazla açacak. Küresel soya ve mısır üretiminde Mercosur’un baskın konumu dikkate alındığında, anlaşma özellikle hayvan besleme açısından temel girdileri oluşturan yem hammaddeleri ve hayvancılık değer zincirleri için kritik önem taşıyor. 

Avrupa kurumları, anlaşma kapsamındaki tüm tarım ve gıda ithalatının AB’nin sıhhi, çevresel ve hayvan refahı standartlarına tam uyum göstermesi gerektiğini yineledi. Anlaşmaya dâhil edilen koruma mekanizmaları, ithalat artışlarının iç piyasaları istikrarsızlaştırması halinde tarifelerin yeniden devreye alınmasına imkân tanıyor. Buna rağmen anlaşma, özellikle sığır eti ve kanatlı sektörlerinde artan rekabet baskısı konusunda rahatsızlık hisseden çiftçi örgütleri tarafından Avrupa içinde eleştirilerin hedefi olmaya devam ediyor.

AVRUPALI ÇİFTÇİLER TEPKİLİ: BU ŞEKİLDE REKABET EDEMEYİZ

Son haftalarda birçok AB üyesi ülkede çiftçiler tarafından düzenlenen protestolar, fiyat baskısı, kârlılık kaybı ve üretim standartlarının eşit şekilde uygulanmamasına ilişkin kalıcı endişeleri gözler önüne serdi. Eleştirmenler, anlaşmanın Avrupa’nın küresel ölçekteki stratejik ticaret konumunu güçlendirdiğini kabul etmekle birlikte, hassas tarım sektörlerini Güney Amerika’daki büyük ölçekli üreticilerle daha yoğun bir rekabete maruz bırakabileceğini savunuyor.

YILAN HİKÂYESİNE DÖNEN ANLAŞMA ONAY SÜRECİNDE

Anlaşma, şimdi Avrupa Parlamentosu ile Mercosur ülkelerinin ulusal parlamentolarının onayını gerektiren onay sürecine giriyor. İlk kez 2019 yılında siyasi olarak sonuçlandırılan ve çevresel, siyasi ve ticari gerilimler sebebiyle defalarca ertelenen AB–Mercosur anlaşması, giderek parçalanan küresel ticaret ortamında Avrupa’nın açık ticaret, sürdürülebilirlik taahhütleri ve iç tarımsal koruma dengelerini ne ölçüde kurabildiğinin önemli bir sınavı olarak görülüyor.

Haberler Kategorisindeki Yazılar