Türkiye'nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ocak-temmuz döneminde 6,9 milyar dolarlık ihracata imza attı. Ortalama kilogram birim fiyatının %6,5 artışla 1,1 dolara çıktığı sektörde, 769,3 milyon dolarlık dış satımla ayçiçeği yağı amiral gemisi olmayı sürdürdü.
Avrupa Birliği genelinde sera gazı emisyonları 2026'nın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,3 artarak 837 milyon ton CO2 eşdeğerine yükseldi; aynı dönemde AB GSYH'si değişim göstermedi. Emisyon artışında enerji sektörü başı çekerken, imalat ve taşımacılıkta gerileme kaydedildi.
Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan iki yeni tebliğ; hububat, baklagiller ve yağlı tohumlar lisanslı depoculuk sektöründe kapasite, sermaye ve fiziki tesis şartlarını yeniden belirledi. Düzenlemeyle asgari kapasite 35 bin tona, asgari ödenmiş sermaye ise 20 milyon TL’ye çıkarılırken çeltik hariç yatay depo yapımı sınırlandırıldı.
Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) temmuz ayında yıllık %18,81 artarken; süt sığırcılığı ve canlı hayvan kalemi yıllık bazda yüksek seviyelerini korudu. Yem ve un sanayisinin ana girdisi olan tahıl ve yağlı tohumlarda aylık %2,47'lik gevşeme görülürken, kanatlı ve yumurta tarafındaki gerileme dikkat çekti.
Tahıl ve yem endüstrisinin dev buluşması İDMA İstanbul 2026 Fuarı, 25-27 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Fuarla eş zamanlı düzenlenen ‘IDMA Global Grain and Milling Forum’un dördüncü oturumunda yem sektörü küresel, bölgesel ve ulusal ölçekte ele alındı. Üst düzey panelistlerin katılımıyla gerçekleşen kritik oturumda; küresel tedarik krizlerinden AB’nin yeni çevre yasalarına, Türkiye’nin biyogüvenlik hassasiyetinden hayvancılığın saha gerçeklerine kadar birçok stratejik başlık tartışıldı.
Dünya değirmen, yem ve bakliyat teknolojilerinin küresel zirvesi İDMA İstanbul, 11’inci edisyonunda 120’den fazla ülkeden binlerce profesyoneli tek çatı altında buluşturdu. 1 milyar dolarlık iş hacmine zemin hazırlayan dev organizasyon; eş zamanlı düzenlenen uluslararası forumu, makro stratejileri ve devasa üretici iş birlikleriyle gıda arz güvenliğinin küresel ortak aklına dönüştü.
Jeopolitik gelişmeler, düzenlemeler, hayvan sağlığına yönelik riskler ve maliyet baskıları, 2026 yılında hayvansal protein ve hayvan besleme piyasalarının genel çerçevesini belirliyor.
Avrupa yem pazarı, düzenleyici gelişmeler, hayvan hastalığı riskleri ve küresel arz dinamiklerindeki değişimlerin etkisiyle 2025/26 sezonunu artan bir belirsizlik ortamında geçiriyor.
İklim değişikliği küresel sıcaklıkları artırırken, sıcaklık stresi kanatlı sağlığı, bağırsak bütünlüğü ve genel verimlilik için büyüyen bir tehdit oluşturmaktadır. Respiratuvar alkalozdan zayıflayan bağışıklığa kadar fizyolojik mekanizmaları anlamak, sürü performansını koruyan etkili kümes yönetimi ve besleme bazlı hafifletme stratejilerini uygulamada anahtar role sahiptir.
Endotoksin stresi, damızlık kanatlı işletmeleri için gizli bir tehdit oluşturarak kabuk kalitesini, kuluçka verimini ve kârlılığı sessizce düşürür. Ticari saha denemeleri, bütüncül bir besleme yaklaşımının, her yumurtanın kıymetli olduğu damızlıklarda ölüm oranını %37’ye varan oranda azaltabileceğini ve genetik potansiyeli koruyabileceğini gösteriyor.
Açlık rakamlarındaki istatistiki küçük gerilemelere rağmen, Birleşmiş Milletler’in ortak raporu, dünya nüfusunun çeyreğinden fazlasını etkileyen ve Afrika nüfusunun yarısından fazlasını gıda güvensizliğiyle baş başa bırakan bir yapısal krize dikkat çekiyor. Ciddi şekilde etkilenen bölgelerde hayvansal gıdaların sağlıklı beslenme maliyetinin en büyük kalemini oluşturması, verimli yem ve hayvancılık tedarik zincirlerinin stratejik rolünü her zamankinden daha hayati kılıyor.
Hammadde değişkenliğini hızlı ve güvenilir NIR teknolojisiyle çözen AMINONIR®, yem üreticilerinin maliyetli güvenlik marjlarını aşmalarını, hassas beslemeyi optimize etmelerini ve küresel pazarda rekabetçi, sürdürülebilir bir avantaj elde etmelerini sağlamaktadır.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, İDMA ve IAOM MEA ile yaptıkları dev iş birliği sayesinde Türk yem teknolojisini Güney Afrika’ya taşıyacaklarını müjdeledi. Sektörün geleceğine yön verecek bu ortaklığın ilk somut hedefi olan 23-26 Kasım 2026’daki 36. IAOM MEA Conference & Expo ile endüstrinin stratejik Afrika rotası Cape Town olacak.
Londra’daki IGC Hububat Konferansı çıktılarını Feed Planet için değerlendiren IGC Direktörü Arnaud Petit, Türkiye’nin un ihracatçılığından üst düzey değirmen teknolojilerine uzanan katma değerli evrimini stratejik bir başarı olarak nitelendirdi. Küresel pazardaki parçalanmalara rağmen Türkiye’nin coğrafi avantajını koruduğunu belirten Petit; yapay zekâ, inovasyon ve lojistik rotalardaki yeni dinamikleri de masaya yatırdı.
Geçtiğimiz haziran ayında, Londra Tahıl Haftası ile IDMA İstanbul Fuarı arasındaki kritik dönemde Feed Planet’e özel açıklamalarda bulunan GAFTA Konsey Üyesi ve ARASCO Tedarik Grubu Başkanı Anis Alam; Orta Doğulu dev şirketin artan lojistik maliyetleri nasıl göğüslediğini, gemileri ülkenin batı sahillerindeki limanlara kaydırma sürecini nasıl yönettiklerini ve küresel yem sektörünün neden Afrika’yı yeni stratejik tahıl ambarı olarak gördüğünü anlattı.
Doğal gaz ve biyogazı yüksek kaliteli tek hücre proteinine dönüştüren U-Loop® reaktör teknolojisi, küresel yem endüstrisinde balık unu ve soya protein konsantresine güçlü bir alternatif sunuyor. Unibio, SIIG ortaklığıyla Suudi Arabistan’da gerçekleştirdiği dev ölçeklenme hamlesiyle hem maliyet öngörülebilirliği sağlıyor hem de sürdürülebilir beslemede ezber bozuyor.
Yem fabrikalarında enerji verimliliğini ve düşük maliyetli üretimi odağına alan üç makalelik yazı dizimizin bu ikinci bölümünde; toplam enerji tüketiminin en yüksek olduğu peletleme ve şartlandırma (kondisyonlama) proseslerine mercek tutuyoruz. Etkin buhar kullanımından direkt tahrikli preslere, disk-rulo optimizasyonundan rasyon kompozisyonunun peletlenebilirliğe etkisine kadar birçok teknik parametrenin elektrik tüketiminde %10–25, pres kapasitesinde ise %5–25 düzeyinde iyileşme potansiyelini vaka analizleriyle inceliyoruz.
Yem fabrikalarında enerjinin en çok tüketildiği peletleme ve şartlandırma hatlarını masaya yatırıyoruz. Sektörün deneyimli ismi Mustafa Yılmaz’ın kaleme aldığı yazı dizimizin bu ikinci bölümünde; buhar kullanımından disk-rulo optimizasyonuna ve rasyon yapısına kadar elektrik tüketimini %10–25 düşürecek somut saha çözümlerini sunuyoruz.
Gıda güvenliği ile iklim krizi arasındaki hassas dengede, hayvancılık sektörü ve onun can damarı olan yem endüstrisi kritik bir dönüm noktasında yer alıyor. Tarladaki onarıcı tarım uygulamalarından lojistikteki yeşil adımlara, yem fabrikalarındaki enerji verimliliğinden rasyonda sindirilebilirliği artıran yeni nesil akıllı katkı teknolojilerine kadar “Tarladan Sofraya” uzanan tüm tedarik zincirini bütünsel bir yaklaşımla ele alarak hayvansal üretimde karbon ayak izini düşürmek, artık ticari bir tercih değil ekolojik bir zorunluluktur.
Karma yem üretiminde hammadde maliyetlerinden sonra en büyük işletme giderini oluşturan enerji tüketimi, daralan kâr marjları ve karbon emisyonu hedefleri doğrultusunda yem fabrikalarının en kritik gündem maddesi haline gelmiştir. Elektrik ve termal proseslerin yoğun olarak yürütüldüğü bu tesislerde, toplam enerji tüketiminin büyük bir kısmını barındıran öğütme ve peletleme hatlarında gerçekleştirilecek doğru mühendislik optimizasyonları, hem sürdürülebilir üretimin kapısını aralamakta hem de işletme maliyetlerini radikal biçimde düşürmektedir.
Türkiye yem sanayisinin en önemli buluşmalarından TUYEM16, sektörün tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturdu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla 800’ü aşkın ziyaretçi ve katılımcıyı ağırlayan organizasyon, üretimden ticarete kamudan akademiye uzanan geniş yelpazede sektörün nabzının attığı yer oldu.
Yem üreticileri, hayvansal protein değer zincirinin merkezinde kritik bir rol oynuyor. Dalgalı hammadde tedariki, sürdürülebilirlik talepleri ve nitelikli iş gücü eksikliği sektörün geleceğini şekillendiren baskılar arasında.
Yemtar, 1980 yılında kurulmuş olup; anahtar teslimi hayvan yemi fabrikaları, kedi-köpek maması üretim tesisleri ve balık yemi fabrikaları başta olmak üzere flake tesisleri, rendering tesisleri ve gübre işleme çözümlerinin tasarım, üretim ve kurulumunda uzmanlaşmıştır.
TÜSİAD ve FAO iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’de Tarım Kooperatiflerinde İş Modelleri Araştırması” sonuçları açıklandı. 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen toplantıda, kooperatiflerin sürdürülebilir gıda arzı ve sanayi-üretici entegrasyonundaki kritik rolü masaya yatırıldı.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!
18 Ekim 2023 1 dk okuma
Haberler
13 Ekim 2023 1 dk okuma