BLOG

TMO: Planlı üretim dışında ekilen mısırı almayacağız

20 Mayıs 20265 dk okuma

TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye’nin son yılların en güçlü hububat sezonlarından birine hazırlandığını söyledi. Güldal, dengeli yağışların verimi önemli ölçüde artırdığını belirtirken, hububat alım fiyatlarının da muhtemelen Haziran ayının ilk haftasında açıklanacağını ifade etti.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026-2027 sezonuna ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. TMO Genel Müdürü Güldal, katıldığı AGRO TV canlı yayında sektörün merakla beklediği rekolte beklentilerinden, alım fiyatlarına, depolama hazırlıklarından gıda arz güvenliğine kadar birçok konuya açıklık getirdi.

Yapılan açıklamalara göre, geçen yıl kuraklık risklerinin konuşulduğu dönemin aksine, bu sezonun ana teması “bolluk ve bereket” olacak gibi görünüyor. Özellikle yılın ilk aylarından itibaren Türkiye genelinde etkili olan düzenli yağışların hububat üretimine ciddi katkı sunduğunu belirten Ahmet Güldal, sadece meteorolojik verileri değil, TMO’nun taşra teşkilatlarından gelen saha gözlemlerini de yakından takip ettiklerini söyledi.


TÜRKİYE GENELİNDE OLUMLU BİR TABLO VAR

Fenolojik değerlendirme raporlarının ekimden gübrelemeye, bakım süreçlerinden bitki gelişimine kadar tüm üretim aşamalarını kapsadığını hatırlatan TMO Genel Müdürü Güldal, 2026 sezonunda özellikle kuru ve sulu alanlar arasındaki verim farkının büyük ölçüde kapandığını anlattı.

Bu yıl yağışların oldukça dengeli ilerlediğini vurgulayan Güldal, bunun verimlilik üzerinde belirgin bir pozitif etki oluşturduğunu ifade etti. TMO’nun mevcut değerlendirmelerine göre 2026 sezonu, son yılların en yüksek verim alınan dönemlerinden biri olabilir.

Bununla birlikte aşırı ve kesintisiz yağışın kalite açısından bazı riskler taşıdığına da dikkat çekildi. Özellikle hasat dönemine yaklaşılırken devam eden yağışların başak ve dane kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten tecrübeli yönetici, önümüzdeki günlerde havaların daha açık seyretmesinin ürün kalitesi açısından önem taşıdığını söyledi.

“2023’ÜN DE ÜZERİNDE REKOLTE GÖREBİLİRİZ”

Programda rekolte beklentileri de gündeme geldi. Türkiye’nin 2023 yılında yaklaşık 22 milyon tonluk buğday rekoltesine ulaştığını hatırlatan Güldal, bu yıl yağış rejiminin daha dengeli ilerlediğini kaydetti.

Son yıllarda uygulanan fiyat politikalarının üreticiyi yeniden hububata yönlendirdiğini söyleyen TMO Genel Müdürü, özellikle yağlı tohumlardan hububata doğru bir geçiş yaşandığını, bunun da ekim alanlarını artırdığını belirtti.

TMO cephesi, mevcut görünüm korunursa 2023 seviyesinin de üzerine çıkabilecek bir rekolte ihtimalini güçlü görüyor. Ancak Güldal, nihai tahminler için hasat sürecinin biraz daha netleşmesi gerektiğinin altını çizdi.

TMO FİYATI PİYASA İÇİN REFERANS OLACAK

TMO Genel Müdürü Güldal, sektörün merakla beklediği hububat alım fiyatları için de önemli açıklamalarda bulundu. Güldal, bu yıl yağışların sürmesi sebebiyle hasat takviminin önceki yıllara kıyasla bir miktar geciktiğini, özellikle Çukurova ve Ege’de yoğun hasadın henüz başlamadığını ifade etti. Ahmet Güldal, genel hasadın büyük ölçüde Kurban Bayramı sonrasına sarkabileceğini söyledi.

Fiyat belirleme sürecinde maliyetlerin önemli olduğunu ancak tek belirleyici unsur olmadığını vurgulayan Güldal, verimlilik artışının maliyet hesaplarını doğrudan etkilediğini ifade etti. Bu sezon birim alandan yüksek verim beklendiği için maliyet hesaplarının önümüzdeki günlerde daha net şekilleneceğini kaydetti.

TMO’nun geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da üreticiyi koruyacak bir referans fiyat açıklayacağını söyleyen Güldal, “Toprak Mahsulleri Ofisi hiçbir zaman üreticiyi maliyetin altında bir fiyatla karşı karşıya bırakmamıştır” ifadelerini kullandı. Açıklanacak fiyatın piyasa açısından referans niteliği taşıdığını belirten Güldal, kurumun temel amacın üreticiyi korumak olduğunu ifade etti.

Güldal, hasat takviminin mevcut seyrine bağlı olarak hububat alım fiyatlarının muhtemelen Haziran ayının ilk haftasında açıklanabileceği mesajını verdi.

TMO ALIMLARA BUGÜN DAHİ BAŞLAYABİLİR

Depolama ve alım hazırlıklarıyla ilgili de kapsamlı bilgiler paylaşıldı. Kurumun yaklaşık 4 milyon tonluk kendi depolama kapasitesine sahip olduğunu belirten Güldal, lisanslı depolar ve kiralık alanlarla birlikte toplam kapalı depolama kapasitesinin yaklaşık 16 milyon tona ulaştığını söyledi.

İhtiyaç halinde açık yığın depolama sistemlerinin de kullanılabileceğini belirten Güldal, sezon hazırlıklarının büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. “Hasat bugün başlasa hiçbir eksiklik olmadan alıma başlayabiliriz.” sözleriyle hazırlık seviyesini özetleyen Güldal, randevu sisteminin de yenilenerek güçlendirildiğini açıkladı.

TMO ayrıca erken hasat yapan üreticilere yönelik geçici depolama uygulamasını da devreye almaya hazırlanıyor. Buna göre üreticiler, fiyat açıklanana kadar ürünlerini TMO veya lisanslı depolarda muhafaza edebilecek.


GIDA ARZ GÜVENLİĞİ VURGUSU

Programda küresel gıda arz güvenliği tartışmaları da gündeme geldi. Pandemi, savaşlar ve lojistik krizlere rağmen Türkiye’nin ciddi bir arz problemi yaşamadığını belirten Güldal, bunu ülkenin güçlü tarımsal altyapısına bağladı.

Son yıllarda uygulanan destekleme politikalarının ve planlı üretim yaklaşımının üretim sürekliliğini desteklediğini ifade eden Güldal, Türkiye’nin hububat tarafında üreticiyi koruyan bir fiyat politikası yürüttüğünü söyledi.

Dünya piyasalarında fiyatların zaman zaman 240-250 dolar seviyelerine kadar gerilediğini hatırlatan Güldal, Türkiye’de ise üreticinin maliyetleri dikkate alınarak daha yüksek referans fiyatlar açıklandığını kaydetti.

MAKARNALIK BUĞDAYDA ARZ FAZLASI

Sanayicilerin hammadde tedarikine ilişkin soruları da cevaplayan Ahmet Güldal, Türkiye’nin son yıllarda makarnalık buğdayda arz fazlası verdiğini ve bu üründe ithalatçı değil ihracatçı konumda bulunduğunu söyledi.

Ekmeklik buğdayda ise kalite kaynaklı olarak zaman zaman ithalat ihtiyacı oluşabildiğini belirten Güldal, ihracata yönelik un, makarna, irmik ve bulgur üretiminde kullanılan hammaddelerin yurt dışından tedarik edilmesine yönelik sistemin sürdüğünü ifade etti.

Geçen yıl ekmeklik ve makarnalık buğday için aynı fiyatın açıklanmasının bilinçli bir yönlendirme politikası olduğunu anlatan Güldal, bu politikanın başarılı olması sonucu İç Anadolu’daki üreticilerin yeniden ekmeklik buğdaya yönelmeye başladığını söyledi.

PLANLAMA DIŞINA ÇIKILAN ÜRÜNÜ ALMAYACAĞIZ

Programın yem sektörü açısından en dikkat çekici mesajlarından biri mısır üretimine ilişkin açıklamalar oldu. Mısırın yüksek su tüketen bir ürün olduğunu hatırlatan Güldal, bu ürünün su kaynaklarının yeterli olduğu bölgelerde ekilmesi gerektiğini söyledi. Bu yaklaşımın Tarım ve Orman Bakanlığı’nın planlı üretim politikalarının bir parçası olduğunu hatırlatan TMO Genel Müdürü, kurumun planlama dışında ekilen ürünleri satın almayacağını açık şekilde dile getirdi.

“Planlama dışında ekilen ürünler Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından satın alınmayacaktır.” ifadelerini kullanan Güldal, bu konuda üreticilerin il ve ilçe müdürlükleri aracılığıyla uzun süredir bilgilendirildiğini söyledi. Planlı üretim modelinin ülke genelinde yerleşmesi gerektiğini vurgulayan Güldal, destekleme politikalarının da bu sistem doğrultusunda şekillendiğini belirtti.

Haberler Kategorisindeki Yazılar