BLOG

Sürdürülebilir Su Ürünleri Yetiştiriciliği için Mavi Dönüşüm

09 Ağustos 20224 dk okuma

Açık olan şu ki, çevresel olarak bozulmayan, teknik olarak uygun, ekonomik olarak uygulanabilir ve sosyal olarak kabul edilebilir olması gereken uzun vadeli sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirebilmek için daha bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Özellikle, Mavi Dönüşüm'e yönelik beklentileri karşılayabilecek sürdürülebilir, kapsayıcı ve verimli kaynaklara ulaşmak için yenilikçi bilgi ve çözümlere ihtiyaç artmaktadır.

Prof. Dr. Tufan Eroldoğan
Balık Besleme Uzmanı
Çukurova Üniversitesi


Birleşmiş Milletler, 27 Haziran-1 Temmuz 2022'de Portekiz'in Lizbon kentinde BM Okyanus Konferansını düzenledi. Bu konferansın ana konuları arasında şunlar yer alıyordu: iklim değişikliğinin azaltılması ve adaptasyonu, biyolojik çeşitliliği koruma, izleme ve gözetim için teknolojik araçlar aracılığıyla zararlı sübvansiyonların sona erdirilmesi ve yenilikçi finansman fırsatlar. Konferans kapsamında FAO, “Mavi Dönüşüme Doğru” sloganıyla Dünya Balıkçılık ve Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Durumu’nun (The State of World Fisheries and Aquaculture-SOFIA)¹  2022 baskısını yayınladı. Mavi Dönüşüm, akuatik gıda sistemlerinin gıda güvenliğine, besmeye ve herkes için ekonomik ve sağlıklı beslenmeye katkısını sürdürülebilir bir şekilde en üst düzeye çıkarmak için kuruluşların, ülkelerin ve bağlı toplulukların mevcut ve gelişmekte olan bilgi, araç ve uygulamaları kullandığı bir çabadır. Dünyanın her yerinde giderek artan açlık ve yetersiz beslenme gibi sürdürülebilirlik sorunlarını aşmak için buna ihtiyacımız var².

Aslında “Mavi” terimi sadece Okyanusların korunması için değil, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin (AB) Mavi Büyüme Stratejisi'nde belirtildiği gibi deniz biyoteknolojisi kullanılarak gelecekteki protein kaynakları için de kullanılmaktadır. SOFIA 2022 dikkate alındığında, Mavi dönüşüm; daha iyi üretim, beslenme, çevre ve daha iyi bir yaşam yaratacak sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğinin yanı sıra sürdürülebilir balıkçılık, sürdürülebilir ticaret ve bir değer zinciri sağlayacaktır. Temel olarak sucul gıda sisteminin BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (SKH) katkısını artıracak unsurlara odaklanmaktadır.

SOFIA 2022'de görüldüğü üzere, balıkçılık ve su ürünlerinde toplam üretim 214 milyon ton ile tüm zamanların rekoruna ulaştı. Toplam su ürünleri üretimi 87,5 milyon ton sucul canlı (yemle beslenen sucul türler) ve 35,1 milyon ton alg (yemle beslenmeyen türler) ile 2020 yılında toplam 122,6 milyon ton canlı ağırlığa ulaştı. Mavi Dönüşümün bir parçası olarak, 2050 yılına kadar ortalama senaryolar altında (olumsuz ve olumlu senaryolar sırasıyla 120,8 ve 160,3 milyon ton) su ürünleri yetiştiriciliğinde daha fazla büyümeyle 140 milyon tona ulaşılması bekleniyor. Bu büyüme rakamlarının elde edilebilmesi için, ekonomik makro ve mikro besin maddeleri ve enerji kaynakları açısından büyük miktarda su ürünlerine ihtiyaç duyulacaktır. Tacon ve arkadaşları (2022)³ şu anda 51,4 milyon ton olan balık yemi üretiminin 2025 yılında kabaca 69,6 milyon ton olacağını tahmin ediyorlar. Dolayısıyla, bu üretim seviyelerini sürdürmek için, yem hammaddeleri yanı sıra sürdürülebilir ve fonksiyonel su ürünleri gibi öncelikli alanları göz önünde bulundurmamız gerekiyor.


Bununla birlikte, bu büyüme, sucul canlıları beslemek için sürdürülebilir protein yem kaynaklarının tedariğine bağlıdır. Geleneksel olarak, su ürünleri yemleri (Aquafeed v1.0), doğadan yakalanan pelajik balıklardan çıkarılan balık unu (BU) ve balık yağına (BY) dayanmaktadır. Bununla birlikte, bu kaynakların tedariki ile ilgili kısıtlamaların kabul edilmesi, son yıllarda ağırlıklı olarak karasal-hayvan veya bitkisel temelli kaynaklardan (v2.0) üretilen su ürünleri yetiştiriciliği için alternatif yem kaynaklarının geliştirilmesinde önemli gelişmeleri beraberinde getirmiştir. Son zamandaki çalışmalar yan ürünleri değerlendiren ve hatta makroalgal, mikrobiyal protein kaynakları gibi besin atıklarını döngüsel ve yenilikçi kaynakların (v3.0)⁴  geliştirilmesine odaklanmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliği, ağırlıklı olarak BU ve BY gibi denizlerden elde edilen kaynaklara dayanmaktadır. Bunlar, arzları talebi karşılayamayan su ürünleri yemleri için stratejik kaynaklardır. Bunların farklı ham madde kaynakları ile ikame edilmesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiş olsa da, yüksek proteinli yem gerektiren birçok değerli su ürünleri balık türü (örneğin somon, levrek, çipura ve karides) için çeşitli zorluklar tespit edilmiştir. Kültür balıklarının gelişimini ve sağlığını etkilemeden su ürünleri yemine eklenen çok sayıda yem hammaddesi, BU ve BY miktarını sıfıra indirmek veya önemli ölçüde azaltmak için yoğun bir şekilde test edilmiş ve yem formulasyonlarına adapte edilmiştir. Ayrıca Mavi Dönüşüme doğru, BU ve BY üretmek için balık ve kara hayvanı yan ürünleri kullanımında ilerleme kaydedilmiştir. Halihazırda kullanılan bu kaynakların yanı sıra, böcek unları yemde protein kaynağı olarak uygun bir potansiyel sunmaktadır. Bununla birlikte, özellikle böcek proteini için potansiyel olabilecek en büyük pazar olan su ürünleri pazarlarında, maliyetleri düşürme ve kitlesel üretim ölçeğini artırma gibi konularda bazı kısıtlar söz konusudur.⁵ 


Yukarıdakilere rağmen, açık olan şu ki, çevresel olarak bozulmayan, teknik olarak uygun, ekonomik olarak uygulanabilir ve sosyal olarak kabul edilebilir olması gereken uzun vadeli sürdürülebilir kalkınmayı gerçekleştirebilmek için daha bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Özellikle, Mavi Dönüşüm'e yönelik beklentileri karşılayabilecek sürdürülebilir, kapsayıcı ve verimli kaynaklara ulaşmak için yenilikçi bilgi ve çözümlere ihtiyaç artmaktadır. 






Makale Kategorisindeki Yazılar