Avrupa genelinde etkisini artıran kavurucu sıcaklar ve kuraklık, kaba yem rezervlerini ve yazlık ekim alanlarını vurarak hayvancılık sektöründe ciddi bir tedarik krizini tetikledi. Avrupa Yem Sanayicileri Federasyonu (FEFAC), AB’nin mısır ithalat ihtiyacının 26 milyon tonun üzerine çıkabileceği uyarısında bulunarak Brüksel’e acil kriz tedbirlerini devreye alma ve bürokratik engelleri askıya alma çağrısı yaptı.
Avrupa Birliği genelindeki ulusal yem sanayi birlikleri, yürürlükteki üretim sezonunda yaşanan uzun süreli sıcak hava dalgalarının yem tedarik zincirinde ağır tahribata yol açtığını doğruladı. FEFAC tarafından yayımlanan ilk etki değerlendirme raporuna göre; Orta, Güney ve Kuzeybatı Avrupa'daki aşırı sıcaklar ve su yetersizliği, otlakları ve kaba yem rekoltesini sekteye uğrattı. Rapordaki veriler, Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC MARS) ve Avrupa tarım ve çiftçi örgütlerinin çatı kuruluşu Copa-Cogeca’nın tespitleriyle örtüşürken, 2026/27 pazarlama yılı için yem arzında ciddi bir daralmaya işaret ediyor.
Kuraklıktan en ağır darbeyi geviş getiren küçükbaş ve büyükbaş hayvan sektörü alıyor. Kaba yem ve silajlık ürünlerdeki eksiklik sebebiyle yetiştiriciler, kış dönemi için ayırdıkları silaj ve stokları şimdiden tüketmeye başladı. FEFAC uzmanları, AB mısır rekoltesinde beklenen belirgin düşüşün hem silaj hem de dane mısır arzını kısıtlayarak önümüzdeki aylarda yem zincirindeki baskıyı daha da tırmandıracağını vurguluyor. Mevcut durumun 2018'de kaydedilen büyük kuraklıktan daha ağır seyrettiğine dikkat çekilerek AB düzeyinde acil müdahale talep ediliyor.

BÜYÜYEN İTHALAT İHTİYACI VE REGÜLASYON BASKISI
Yapısal açığı kapatabilmek adına FEFAC pazar uzmanları, yeni sezonda AB'nin 7 milyon tonun üzerinde ek mısır ithalatına ihtiyaç duyacağını ve toplam mısır ithalatının 26 milyon tonu aşacağını öngörüyor. Bu durum, başta Ukrayna, ABD ve Brezilya olmak üzere üçüncü ülkelerden hammadde tedarikinin hayati önem kazanmasına yol açıyor.
Kaba yem kaybı, AB’nin kronik yemlik protein açığını da derinleştiriyor. İthal soya ürünlerine bağımlılığın artacağını belirten FEFAC, AB Ormansızlaşma Yasası'nın (EUDR) mevcut haliyle uygulanmasının 2027 yılına kadar yem hammadde tedarikinde 1 milyar Euro’yu aşan ek doğrudan maliyet yaratacağı uyarısını yapıyor. Ayrıca geviş getiren hayvanlar için kritik bir lif kaynağı olan Palm Çekirdeği Küspesi'ne (PKE) yönelik EUDR kısıtlamalarının 2026 sonunda yürürlüğe girmesi halinde, yıllık 2 milyon tonluk ithalat hattının kesilmesi riski bulunuyor.
FEFAC’TAN ACİL ESNEKLİK VE MUAFİYET TALEBİ
Sıcaklık stresine karşı yem formülasyonlarından değişikliğe giden yem sanayicileri, yem ve gıda arz güvenliğini koruyabilmek için AB makamlarına 2022'deki kriz döneminde uygulanan esneklik tedbirlerini yeniden devreye alma çağrısında bulundu.
Öne çıkan acil talepler şunlar:
- Ukrayna Tahılına Transit Kolaylığı: Ukrayna menşeli yemlik tahılların AB pazarına erişimi ve transit geçişlerinin kesintisiz sürdürülmesi.
- MRL Düzenlemesi: İthal yemlik tahıllarda EFSA değerlendirmesine tabi tutulmak kaydıyla ulusal düzeyde geçici Pestisit Kalıntı Limitleri (MRL) esnekliği tanınması.
- EUDR Askıya Alma ve Sadeleştirme: PKE için EUDR uygulamasının askıya alınması ve soya ürünlerindeki bürokratik yükün hafifletilmesi.
- Lojistik Destekler: Nehir seviyelerinin düşmesi sebebiyle karayoluna kayan sevkiyatlar için yem taşıyan kamyonların sınır ötesi tonaj limitinin 44 tona çıkarılması ve sürüş sürelerinde geçici muafiyet sağlanması.
FEFAC, orta ve uzun vadede ise Yeni Genomik Teknikler (NGT) ile kuraklığa dayanıklı tohum kullanımının hızlandırılmasını, Avrupa Rekabet Edebilirlik Fonu (ECF) ile lojistik ve depolama altyapısının güçlendirilmesini ve gıda/yem mevzuatının alternatif döngüsel hammaddeleri kapsayacak şekilde genişletilmesini tavsiye ediyor.