BLOG

MUCİZE BİTKİ: SOYA

27 Ocak 20205 dk okuma

Tüm dünyada beslenme alışkanlıkları gittikçe değişiyor, beslenme bilinci yaygınlaşıyor ve protein ağırlıklı beslenme eğilimi daha önemli bir hale geliyor. Tarımsal üretim hemen hemen her alanda önemini gittikçe artırıyor. Bunun en iyi örneği ‘mucize ürün’ olarak adlandırılan soya fasulyesidir.

Süleyman Hartavioğlu Ziraat Mühendisi OSC Agro Genel Müdürü

Soya fasulyesi, tropikal, subtropikal ve ılıman iklimlerde yetişen baklagiller ailesine aittir. Muhtemelen insan tarafından yetiştirilen en eski ürünlerden biri olabilir. İlk olarak M.Ö 11. yy.’da Shang Hanedanlığı döneminde Çin mutfağında kullanılmaya başlandığı tahmin ediliyor.

Soya, dünya yağlı tohum üretiminin yaklaşık %60’ını oluşturmaktadır. Soyanın en önemli özelliği, diğer bitki ve hayvan yem kaynaklarına göre, birim alandan daha fazla ve ucuz protein sağlamasıdır. Soyada bulunan protein, hayvansal proteine en yakın protein olup, biyolojik değeri çok yüksektir. Bu nedenle soya yağsız unu özellikle kümes ve küçükbaş hayvanlar, süt ve besi sığırları rasyonlarında protein kaynağı olarak kullanılmaktadır.

Soya fasulyesi, hayvan yemi, biyoyakıt, gübre, temizlik ürünleri, kozmetik ürünleri, soya sütü, soya küspesi ve yüksek protein kaynağı olmasından dolayı “Mucize bitki” olarak adlandırılmıştır.

Soya fasulyesi kanatlı ve büyükbaş hayvancılık endüstrisinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Hayvancılık için işlenen soya fasulyelerinin yarısından fazlası kümes hayvanları ve evcil hayvan yeminde kullanılır.

Soya proteini, hem ev akvaryumları hem de yemek için yetiştirilen balıklar için balık yemlerinde de giderek daha yaygın bir biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce deniz türü balık unu kullanılan yem sektöründe balık yeminin azlığı ve artan maliyeti, üreticilerin çeşitli deniz türleri için yüksek proteinli soya geçişine yol açtı. Dünyada, çoğu hayvan için yemde soya proteini kullanılmaktadır.

Dünya beslenme alışkanlığı gittikçe değişiyor, protein ağırlıklı beslenme şekli tüm dünyada önem kazanıyor, bu durum stratejik tarım ürünlerine de yansıyor ve gelişmiş ülkeler bu paralelde yeni stratejiler geliştiriyor. Dünya genelinde tüketiciler arasında artan sağlıklı beslenme bilinci, pazar büyümesini yönlendiren anahtar faktörlerden biridir.

Bunun en iyi örneği 1961 yılı ile 2010 yılları arasındaki sonra hızlı artı soya üretiminin (Grafik-1) et ve yumurta üretimi (Grafik -2) ile paralel bir şekilde yükselmesidir.

Uluslararası Tahıl Konseyi (IGC) raporuna göre dünyadaki tüm soya fasulyesi üretimi 2018/19 sezonunda 359 milyon tondur. 2019/20 sezonunda üretimin 341 milyon ton olması tahmin ediliyor. ABD Tarım Bakanlığı’na (USDA) göre dünya soya üretiminin 2019/2020'de yaklaşık 337,48 mt olacağını tahmin ediyor.

Soya fasulyesi üretimi geçen 2018 yılında 358,21 milyon ton olarak gerçekleşti. Bu yılki tahmini 337,48 tahmini milyon ton öngörülüyor. Dünya genelinde soya fasulyesi üretiminin % 5,79 oranında düşüşle 20,73 milyon ton olacağı tahmin ediliyor.

Dünya üretiminin yaklaşık %80’lik kısmını üç ülke gerçekleştiriyor.

GLOBAL SOYA İHRACATÇISI ÜLKELER İhracatta 2018 rakamlarına göre Çin-ABD gerginliği tabloya yansımış. Brezilya ihracatını artırırken ABD’de düşüş gözlenmektedir. Çin ithalatında 2018-2019 yılında düşüş yaşandı. Çin ihtiyacının %80 civarını ithal ediyor. ABD ve Çin arasında yaşanan ticari gerginlik Çin ithalatının Brezilyaya kaymasına neden oldu. Aşağıdaki Tabloda yıllara göre Çin ABD ithalatı 2017’de yaklaşık 14 milyon dolar iken 2018’de 7 milyon dolara düşmüştür.

Küresel soya ihracatçı ülkeler aşağıdaki tabloda görülmektedir. Brezilya Çin etkisi ile ihracatını artırırken bu durum ABD’ye olumsuz yansıdı. ABD’nin Çin üzerindeki soya tarifeleri Çin’in gıda fiyatlarını olumsuz etkiledi. Çin’de tüketici enflasyonu son sekiz yılın en yüksek seviyelerinde. Haliyle Çin artık soya konusunda ABD’ye güvenme konusunda temkinli davranıp yeni alternatifler arayışına girmiş durumda. Brezilya ve Arjantin alternatifler arasında görülüyor olsa da bu iki ülkenin ABD’ye karşı ticari yükümlülüklerini yerine getirmek için satışları azaltmaya gitme ihtimali yüksek görülüyor.

Çin ve ABD arasındaki ticari gerginlik ithalat tablosuna da yansımış durumda. 2017 yılında Arjantin’de yaşanan olumsuz iklim koşulları dolayısıyla yaşanan kayıplar da ithalat üzerindeki etkisini göstermiş bulunuyor. Gittikçe büyüyen küresel iklim tehlikesinin aslında tarım ürünleri üzerinde nasıl bir etki yaşattığının en önemli örneği. İhracatçı durumunda olan Arjantin neredeyse bir önceki yıla göre 3 katı ithalat yapmak zorunda kalmış.

GLOBAL SOYA İTHALATÇI ÜLKELER Merak edilen konu şu: Çin alternatif satıcı bulacak mı? Çin ithalat tablosuna bakıldığı zaman alternatif ülkeler Latin Amerika ülkeleri olarak görülüyor. Nihayetinde Arjantin’in Çin’e yaptığı ihracatının büyük kısmını ABD’den ithalat desteği ile gerçekleştirdiği görülmektedir.

Alternatif olarak Latin Amerika ülkeleri görülse de bu ülkelerden yapılacak ithalatın Çin’e yüksek maliyetlere neden olacağı kesin gibi görünüyor.

Bir diğer alternatif ise Asya ülkeleri. Çin, 1 Temmuz 2018'den itibaren Hindistan, Güney Kore, Bangladeş, Laos ve Sri Lanka için gümrük tarifelerinde indirime gitti. Bu ülkeler arasında Hindistan dikkat çekici. 2016 raporlarına göre, Hindistan yıllık soya üretiminde %63 artış gösterdi. Uzun vadede Hindistan çözüm gibi görünse de, Çin’in soya ihtiyacını karşılamakta sorun yaşanacağı tahmin ediliyor. Hindistan yıllık ihracatının %60’ını ABD’ye yapıyor. Bu noktada yine ABD’nin baskısıyla karşılaşma ihtimali oldukça yüksek.

Bir diğer soru: ABD alternatif alıcılar bulabilecek mi? Bu sorunun cevabı aslında soyanın kullanım alanlarına bakılarak verilebilir. ABD bu konuda büyük alıcı olan Çin’den daha şanslı görünüyor. Soya en önemli kullanım alanları toplam yem kullanımının % 70'inden fazlasını oluşturan hayvan yemi, ardından insan tüketimi (%18), biyodizel (%6) ve endüstriyel kullanımdır (%2). Soya fasulyesi çoğunlukla SBM (soya fasulyesi unu) ve SBO (soya fasulyesi yağı) şeklinde işlenir.

SBM için küresel alıcı olan, özellikle Vietnam, Endonezya, Tayland ve Filipinler gibi gelişmekte olan Güneydoğu Asya ülkelerinde bir artış görülmektedir. Avrupa'da, Hollanda ve Fransa en büyük soya ve SBM ithalatçılarıdır. Bununla birlikte, Avrupa ülkeleri için GDO'suz SBM toplam yem pazarının % 75'ini oluşturmaktadır.

Avrupa'daki en büyük soya veya SBM ithalatçısı olan Hollanda, çoğunlukla Brezilya ve Arjantin'den ithalat yapmaktadır. Brezilya ve Arjantin'den gelen soya fasulyesi fiyatlarında keskin bir artış, alıcı noktasında ABD’yi öne geçirebilir. Son yıllarda artış eğiliminde olan soya fiyatları bu ihtimali yükseltiyor.

Sonuç olarak; Soya fasulyesi fiyatlarında 2018 yılına kadar dalgalanma yaşandı. ABD-Çin arasında yaşanan ticaret savaşı, piyasanın oynaklığının en önemli faktörüydü. Tabi bu durumdan bağımsız olarak, küresel soya talebi ve arzı da artıyor. Hayvancılık sektörü ve genişleyen ekim alanlarıyla yönlendirilen pazar büyümesinin devam etmesi bekleniyor.

Tüm dünyada beslenme alışkanlıkları gittikçe değişiyor, beslenme bilinci yaygınlaşıyor ve protein ağırlıklı beslenme eğilimi daha önemli bir hale geliyor. Tarımsal üretim hemen hemen her alanda önemini gittikçe artırıyor. Bunun en iyi örneği ‘Mucize ürün’ olarak adlandırılan soya fasulyesidir.

Çin üretimi artırma arayışına girerken ABD yeni senaryolarla yeni pazarlar bulmaya çalışacaktır. ABD ve Çin arasında ki gerginlik tarım emtialarını uzun süre meşgul edecek gibi görünüyor.

Etiketler
#evcil hayvan yemi
Güncel Haberler Kategorisindeki Yazılar