Muhammad Umar
Teknik Satış Müdürü
Dr. Eckel Animal Nutrition
Dr. Bernhard Eckel
Başkan Yardımcısı
Dr. Eckel Animal Nutrition
YEM GÜVENLİĞİ KANITLANMIŞ ÇÖZÜMLERLE BAŞLAR
Mikotoksinler hayvancılıkta ciddi ve kalıcı bir sorun olmaya devam ediyor. Bu toksik mantar metabolitleri yemleri ve hammaddeleri kirleterek hayvan sağlığı, verimlilik ve gıda güvenliği açısından ciddi riskler oluşturuyor. Bilinen 400’den fazla mikotoksin bulunuyor ve bunların etkileri akut toksisiteden uzun vadeli organ hasarına kadar değişiyor; çoğu zaman ekonomik kayıplara ve hayvan sağlığında zafiyete yol açıyor. Bu artan tehditle mücadele, gelişmiş tespit yöntemlerini etkili azaltma stratejileriyle birleştiren stratejik ve bilimsel bir yaklaşım gerektiriyor.

MİKOTOKSİN YAYILIMINI VE HAYVANCILIK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİ ANLAMAK
Mikotoksin kontaminasyonu, ürün yetiştirmeden depolama ve taşımaya kadar her aşamada ortaya çıkabilir. Birçok etkileyen faktör arasında sıcaklık ve nem başta olmak üzere çevresel şartlar, hasat öncesi ve sonrası depolama sürecinde kritik rol oynar. İklim değişikliği sorunu daha da ağırlaştırmış, artan sıcaklıklar ve öngörülemeyen yağışlar mantar gelişimi için ideal şartların meydana gelmesini sağlamıştır.
Küresel ölçekte düzenlenen mikotoksinler arasında aflatoksinler, fumonisinler, okratoksinler, deoksinivalenol, T-2/HT-2 toksinleri ve zearalenon bulunur. Bu bileşikler yapı ve toksisite bakımından farklılık gösterir ve türlere göre değişen etkiler yaratır. Kenya, Çin ve Güney Afrika gibi bölgeler özellikle aflatoksin ve fumonisin açısından yüksek riskli alanlar arasındadır.
Kontaminasyonun karmaşıklığı ve bölgesel farklılıkları göz önüne alındığında, etkili yönetimin ilk adımı zamanında ve doğru tespittir. Saha testleri ile laboratuvar analizlerinin birleştirilmesi, sürekli mikotoksin izleme ve hızlı müdahale için en güvenilir temeli sağlar.
GERÇEK MALİYET: MİKOTOKSİNLER HAYVAN SAĞLIĞINI VE VERİMLİLİĞİ NASIL ETKİLER?
Mikotoksinler hayvan performansını önemli ölçüde azaltabilir. Klinik belirtiler arasında yem tüketiminin azalması, kusma ve ishal, karaciğer ve böbrek hasarı ile metabolik bozukluklar yer alır. Bağışıklık sisteminin baskılanması ikincil enfeksiyon riskini artırırken, düşük fertilite, embriyo kayıpları ve düşük yumurta verimi gibi üreme sorunları verimliliği daha da düşürür.
Ayrıca yem hammaddeleri çoğu zaman tek bir mikotoksinle değil, aynı anda birden fazla toksinle kirlenir. Bu toksinlerin birikimli veya sinerjik etkileri sağlık sonuçlarını ağırlaştırabilir. Bu sebeple giderek daha yaygın hale gelen çoklu mikotoksikoz olguları, kapsamlı ve entegre azaltma stratejilerini zorunlu kılar.
KANITLANMIŞ VE UYGULANABİLİR YEM GÜVENLİĞİ ÇÖZÜMLERİ
Etkili yem güvenliği, kaynağında önlemle başlayan çok katmanlı bir yaklaşım gerektirir. Daha iyi tarla yönetimi, zararlı kontrolü ve uygun depolama şartları mantar gelişimini azaltabilir. Önemli önlemlerden biri, hammaddeleri bozulmaya karşı koruyan küf inhibitörlerinin kullanılmasıdır.
Propiyonik, benzoik ve formik asitlerin sinerjik bir karışımı olan MoldCid Pro, küf oluşumunda temel iki faktör olan mikrobiyal aktiviteyi ve pH dengesini hedef alır. Bu sayede MoldCid Pro, tahıl depolama süresince güvenilir ve uzun vadeli koruma sağlar. Vietnam’da yapılan bir yem denemesinde, MoldCid Pro sekiz haftalık süreç boyunca küf gelişimini önemli ölçüde azaltmıştır.
Ancak kontaminasyon zaten gerçekleşmişse, mikotoksin bağlayıcı kullanımı kritik hale gelir. Anta®Ferm MT 80, organik ve inorganik bağlayıcı maddelerden oluşan çok fonksiyonlu bir kompleks olup çeşitli hayvan türlerinde geniş spektrumlu koruma sağlar. Yeme eklendiğinde, mikotoksin baskısı altındaki şartlarda verimliliği ve yemden yararlanmayı artırarak güçlü bir yem güvenliği programının vazgeçilmez bir bileşeni haline gelir.

SAHA SONUÇLARI: BROYLER ÜRETİMİNDE ANTA®FERM MT 80
Küresel endişeyi pratik sonuçlara dönüştürmek için Anta®Ferm MT 80, mikotoksinlere karşı ekonomik getirilerin son derece hassas olduğu broyler üretim sistemlerinde test edilmiştir. Tekrarlanan saha denemeleri, ürünün mikotoksinlerin zararlı etkilerini azaltmadaki etkinliğini doğrulamaktadır.
İki ayrı 37 günlük denemede, yemi Anta®Ferm MT 80 (1 kg/ton yem) ile desteklenen broylerler, kontrol grubuna kıyasla üstün sonuçlar elde etmiştir. Rasyonlar doğal olarak mikotoksinle kirlenmiş olup gerçekçi bir zorluk senaryosu sunmuştur. Son canlı ağırlık %4,3 ve %9,2 oranında artarken yem dönüşüm oranı (FCR) sırasıyla %3,8 ve %9 iyileşme göstermiştir.

TESPİTTEN ETKİLİ KORUMAYA
Hayvan performansındaki düşüş, gizli bir mikotoksin baskısının ilk görünür işareti olabilir. Bu sebeple erken hareket etmek büyük önem taşır. Doğru yem katkılarıyla üreticiler kayıplar büyümeden müdahalede bulunabilir.
Mikotoksinler, iklim değişikliğinin etkileriyle daha da ağırlaşan, hayvan sağlığı ve yem kalitesi için büyüyen bir tehdit oluşturuyor. Hayvan performansını ve çiftlik kârlılığını korumak için erken tespit ve etkili müdahale şarttır. Yenilikçi küf önleme ile güvenilir mikotoksin bağlayıcıyı birleştiren MoldCid Pro ve Anta®Ferm MT 80, yem üreticilerine yem güvenliği, hayvan refahı ve sürdürülebilir üretim için akılcı ve bilimsel bir strateji sunuyor.
Performansın düşmesini beklemeyin. Önleyin, erken harekete geçin ve hayvanlarınızı Dr. Eckel’in kanıtlanmış çözümleriyle koruyun.