BLOG

Yem sektöründen hükümete acil çağrı: Zamların önünü alabilmemiz için ikinci tahıl koridoru şart

28 Temmuz 20264 dk okuma

Türkiye’de hububat ve yağlı tohum tarafında tarihi rekor kırılan bir üretim sezonu yaşanmasına rağmen, Karadeniz’de tırmanan savaş ve kilitlenen liman trafiği yem fiyatlarını yeniden ateşledi. TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş, 3 haftalık sürede ham madde fiyatlarının fırladığını belirterek, devletin zirvesine diplomatik hamle çağrısında bulundu: "Sıkışan gemilerin kurtarılması ve gıda krizinin önlenmesi için vakit kaybetmeden İkinci Tahıl Koridoru hayata geçirilmeli."

Bloomberg HT ekranlarında yayınlanan canlı yayında tarım ve yem sektöründeki sıcak gelişmeleri değerlendiren Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı M. Ülkü Karakuş, iç piyasadaki bol üretime tezat bir şekilde yükselen ham madde maliyetlerine ve lojistik krizine dikkat çekti.

Türkiye’nin yem ham maddesinde dışa bağımlılığı bilinen bir konu. Sektörel verilere göre Türkiye, buğday ithalatının %98'ini, ayçiçeği tohumu küspesinin %97'sini, mısırın %86'sını ve kepeğin %84'ünü Rusya ile Ukrayna'dan karşılıyor. Toplam ithal tahıl ve yağlı tohum ürünlerinin %72'si bu iki kuzey komşusundan tedarik edilirken; Karadeniz'deki çatışma dozunun artması iç piyasada doğrudan bir maliyet patlamasına yol açıyor.

43 MİLYON TONLUK REKOR GELİYOR, ANCAK YÜKSEK FAİZ ÖZEL SEKTÖRÜN ALIM GÜCÜNÜ KESTİ

Dünyada ve Türkiye'de iklim şartlarının ve El Niño etkisinin getirdiği yağışlarla birlikte rekoltede sıkıntı yaşanmadığını vurgulayan Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Karakuş, iç piyasadaki üretim tablosunu şu sözlerle özetledi:

"Güneydoğu ve Güney bölgelerimizde hasat tamamlandı, İç Anadolu'da ise %80 seviyesine geldik. Buğdayda 24 milyon ton, arpada 10 milyon ton sınırının aşıldığı rekor bir sezon geçiriyoruz. Geçen yıl 34 milyon tonla tamamladığımız toplam hububat rekoltesi bu sene 43 milyon tona yaklaşıyor. Ancak asıl mesele bu malın piyasada nasıl hareket edeceğidir."


Yüksek faiz yükleri sebebiyle özel sektörün stok yapamadığına dikkat çeken sektör temsilcisi, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) devasa bir stok yüküyle baş başa kalacağını belirtti. Karakuş, TMO'nun planlanan 10 milyon tonluk alım miktarının 3-4 milyon ton üzerine çıkacağını öngördüklerini ve kurumun 150-200 milyar liralık finansman ihtiyacını banka kredileriyle karşılamaya çalıştığını dile getirdi.

"BÖYLE HIZLI BİR FİYAT ARTIŞINI MESLEK HAYATIMDA GÖRMEDİM"

Rekolte beklentisiyle birlikte yem fiyatlarında yaklaşık 4 hafta önce haftalık %2-3 seviyesinde indirimler yapıldığını ve fiyatlarda %8 ile %14 arasında rahatlama sağlandığını hatırlatan Ülkü Karakuş, Karadeniz’de kilitlenen limanlar yüzünden tablonun bir anda tersine döndüğünü aktardı:

"Meslek hayatımda bu kadar kısa sürede böylesine hızlı bir fiyat artışına şahit olmadım. Karadeniz kıyısındaki iki komşumuz arasındaki savaşın dozunun artmasıyla yükleme yaptığımız Odesa, İzmail, Mariupol, Rostov ve Azak gibi 12-13 kritik limanda gemi trafiği neredeyse tamamen durdu. Birkaç hafta önce 160-170 dolar bandında olan kepek fiyatları bir anda 250 doların üzerine fırladı. Mısırda ton başına 30 dolar, diğer ürünlerde 40 dolar artış yaşandı. Rahatlığımız ne yazık ki çok kısa sürdü."


Piyasada kepek ve küspe fiyatlarının kontrolsüz yükseldiğini belirten TÜRKİYEM-BİR Başkanı, "Daha dün 7.000 - 8.000 lira bandında aldığımız yan ürünler iki hafta içerisinde 12.000 liraya çıktı ve ucu hâlâ açık." diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

UKRAYNA VE RUSYA’DA ÇİFTÇİ TARLAYI BİÇMİYOR: "İKİNCİ TAHIL KORİDORU ŞART"

Saldırılar ve bombardımanlara bağlı olarak Ukrayna ile Rusya’da tarladaki ürünün de toplanamadığını vurgulayan tecrübeli sektör yöneticisi, küresel tehdide dikkat çekti:

"Şu anda tarlada 80-100 dolara ürün bulabilirsiniz ama üretici 'Biçsem de gönderecek yerim yok' diyerek ürünü toplamıyor. Çünkü gemiler kımıldayamıyor, armatörler savaş riski primi yüzünden bölgeye yaklaşmıyor ve sigorta maliyetleri katlanıyor. Karadeniz limanlarında yüklenmiş halde, sıcakta bekleyen gemilerin selameti ve dünya gıda güvenliği için Cumhurbaşkanlığımız, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma Bakanlığımız öncülüğünde acilen 'İkinci Tahıl Koridoru' diplomasisi başlatılmalıdır."

Türkiye'nin öncülüğünde 2022'de imzalanan tarihi Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması, küresel gıda krizinin çözümünde kilit rol oynamıştı.

UN, MAKARNA VE KANATLI ETİ İHRACATINDAKİ ENGELLER KALDIRILMALI

Yem fiyatlarındaki tırmanışı frenlemek için iç piyasaya ürün akışını artıracak stratejik adımları da sıralayan Karakuş, un ve gıda sektörünün önündeki kısıtlamaların kaldırılmasını talep etti:

"Un sanayisi ürettiği her 1 kilogram ürünün %30'dan fazlasını kepek, ruşeym, razmol ve buğday kırığı olarak yem sektörüne verir. Un, makarna, tavuk eti ve yumurta ihracatının önündeki kota ve engeller tamamen kaldırılmalıdır. Un sektörü dış pazara çalıştıkça içeride ekstra 400-500 bin tonluk kepek arzı doğacak, bu da yem maliyetlerini doğrudan aşağı çekecektir."

Ayrıca mısır ve soyadaki ham madde açığını kapatabilmek için mevzuat iyileştirmelerine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Birlik Başkanı, Avrupa Birliği'nde gıda ve yem amaçlı onaylanmış biyoteknolojik (GDO) ürünlerin Türkiye'de de bürokrasiye takılmadan hızla onaylanması gerektiğinin altını çizdi.

EN KIRILGAN SEKTÖR YUMURTA VE TAVUKÇULUK


Yem maliyetlerinin hayvancılık kollarına etkisini değerlendiren sektör temsilcisi, en büyük darbeyi kanatlı sektörünün aldığını ifade etti. Hayvancılıkta işletme giderlerinin %45 ile %75'ini yemin oluşturduğunu, yem maliyetinin ise %85'inin ham maddeden geldiğini hatırlatan Karakuş; "Büyükbaş ve küçükbaşta kaba yemle ikame sağlama imkânı var ancak yem payının %75'e çıktığı tavukçuluk ve yumurta sektörü zamlardan anında etkileniyor. İhracatın kapalı olması dolayısıyla kanatlı üreticimiz ciddi mağduriyet yaşıyor." dedi.

YIL SONU İTHALAT FATURASI 6.5 MİLYAR DOLARI AŞABİLİR


Türkiye'nin yıllık 30 milyon ton karma yem üretimi gerçekleştirdiğini ve bunun %50-55'lik kısmını ithal ham maddeyle karşıladığını belirten TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş, mali tablo konusunda bilgi verdi. Geçtiğimiz yıl yem ham maddesi ithalatı için yaklaşık 5 milyar dolar ödendiğini hatırlatan Karakuş, bu yılın ilk 6 ayında ödenen tutarın şimdiden 3 milyar doları aştığını, Karadeniz'deki kriz ve navlun artışları çözülmezse yıl sonunda ithalat faturasının 6.5 milyar dolar seviyesine ulaşacağını vurguladı.

Haberler Kategorisindeki Yazılar