BLOG

Küresel mikotoksin analizi: 2021 hammaddelerinin 2022 yemi için anlamı

06 Mart 20228 dk okuma

Nutreco'nun hayvan yemi şirketi Trouw Nutrition, 2021'de numune alınan yem ve hammaddelerin küresel mikotoksin analizinden elde edilen sonuçları paylaştı. Dünya çapında toplanan ve analiz edilen yaklaşık 32 bin numune, en yükseği aflatoksin (AFLA) kontaminasyonu ve en düşük T-2/HT2 toksini (T2HT2) olmak üzere, %18 ila %63 arasında değişen mikotoksin kontaminasyonu gösterdi. Mikotoksin konsantrasyonlarına (ppb) göre, mikotoksin riski en fazla evcil hayvan yemi ve su ürünleri yemi için geçerliydi. Bunu ruminantlar, domuzlar ve kanatlı yemleri takip etti. Bu sonuçlar, kontaminasyon tehditlerini değerlendirmek ve ortaya çıkan endişelere cevap veren hedefli mikotoksin azaltma stratejilerini tanıtmak için yemlerin ve hammaddelerin uygun şekilde numunelendirilmesine ve analiz edilmesine ihtiyaç olduğunu göstermektedir. 

Mycotoxin Risk Management Mikotoksin Risk Yönetimi
Trouw Nutrition


MİKOTOKSİN ANALİZİ İHTİYACI

Toksin kontaminasyonu hayvan sağlığını ve performansını bozabileceğinden, verimli üretim için güvenli yem sağlamak açısından yem bileşenlerinde ve yemlerde bulunan mikotoksinler konusunu anlamak gereklidir. Bazı mikotoksinler süt, yumurta ve et gibi hayvansal proteinlere bulaşabildiğinden, mikotoksin varlığının bilinmesi güvenli gıda üretiminde de rol oynar. Bu aktarım bazı alanlarda düzenleyici sınırları beraberinde getirmiştir.

İçerikler ve yemler mikotoksin kontaminasyonu açısından kontrol edildiğinde, deoksinivalenol (DON), T-2HT2, zearalenon (ZEA), fumonisinler (FUM), AFLA ve okratoksin (OTA) gibi “6 Büyük” mikotoksin seçimine öncelik verilir. Altı mikotoksinin hepsi ve diğer birçok mikotoksin, şu dört toksin grubundan birine aittir: fusaryum toksinleri, aspergilus toksinleri, penisilyum toksinleri ve ergot toksinleri. 


Mikotoksin izleme, zaman içinde birkaç farklı noktada yapılabilir: mahsuller tarlada hasat edildikten sonra, bileşenler yem değirmenindeyken ve hazırlanan yem karıştırıldıktan sonra. Trouw Nutrition, “6 Büyük” mikotoksinin analizi için esas olarak lateral akış teknolojisi Mycomaster'ı kullanır, ancak aynı zamanda silaj ve TMR analizi için LC-MS/MS kullanır. Spesifik türler için bölgesel bir risk analizi sağlayan Mikotoksin Monitörü ve müşteriye ve türe özel geri bildirim sağlayan Mikotoksin Danışmanı gibi mikotoksin yorumlama araçları, dünya genelinde Nutreco çalışanları ve müşteriler tarafından kullanılmaktadır.

MİKOTOKSİN KONTAMİNASYON İLE KONSANTRASYONLAR YÜZDELERİ ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Mikotoksin verilerinin yorumlanmasının daha iyi anlaşılması için birkaç anahtar terim önemlidir: kontaminasyon yüzdesi, test edilen 100 ürünün kaçının tespit seviyesinde (LOD) ve üzerinde mikotoksin konsantrasyonuna sahip olduğunu ifade eder. Mikotoksin konsantrasyonu ise, bir kg yem veya ham maddede bulunan belirli bir mikotoksin miktarı anlamına gelir ve miktar, miktar belirleme sınırında (LOQ) ve üzerinde olmalıdır. Genellikle ppb (µg/1 kg yem) veya ppm (mg/1 kg yem) olarak ifade edilir.


Mikotoksinlerle kontamine olma yüzdesi, çeşitli ürünler ve bölgelerde mikotoksinlerin yaygınlığını gösterirken, konsantrasyon, mikotoksinle kontamine ürünlerin belirli bir çiftlikte çeşitli hayvan türlerine verilmesinin potansiyel toksisitesinin anlaşılmasına yardımcı olur. Aynı düzeyde belirli bir mikotoksin içeren bir yem, farklı hayvan türlerinde farklı toksik cevaplar ortaya çıkarabilir. 

VERİ KÜMESİNE GENEL BAKIŞ

Bu veri setinde gerçekleştirilen 32 bine yakın analiz, 5 bölgeye ayrılmış 43 ülkeden geldi (Şekil 1). Numunelerin en yüksek yüzdesi Avrupa'dan geldi ve bunu Kuzey Amerika, LATAM, MEA ve Asya bölgeleri izledi. Veri setine en fazla katkıyı yemler (%39), ardından tahıllar (%35), tahıl yan ürünleri, protein küspeleri, silajlar ve diğer protein ürünleri izledi. Test edilen başlıca tahıllar mısır, buğday ve arpa iken, soya fasulyesi küspesi, ayçiçeği küspesi ve pamuk tohumu küspesi başlıca protein küspeleriydi. Buğday kepeği, mısır DDGS, mısır glüten unu ve mısır unu dahil olmak üzere birçok yan ürün testin bir parçasıydı. Önceki araştırmamızda olduğu gibi, etlik piliç yemi, yumurtacı yemi, domuz yemleri ve ruminant yemleri, test edilen yem numunelerinin büyük bir kısmını oluşturmuştur, ancak 2021'deki araştırmada da önemli sayıda silaj, evcil hayvan yemi ve su ürünleri yemi yer almıştı. 


TÜM VERİ SETİ ANALİZİ 

Tablo 1'de görüldüğü gibi, veri setine LOD filtresi uygulanmadığında numunelerin %89'u en az bir mikotoksin için pozitif sonuç vermiştir (tablo 1). Hızlı testler kullanılarak analiz yapıldığında, cihaz LOD'nin altındaki mikotoksin konsantrasyonlarını dahi gösterecektir. Örneğin, AFLA için LOD 3 ppb ise, cihaz ayrıca 1 ppb ve 2 ppb için sonuçları görüntüleyecektir. 1 ve 2 ppb AFLA içeren numuneleri pozitif numune olarak kabul etmemeliyiz. Her bir mikotoksine ilgili LOD uygulandığında, numunelerin sadece %51'inin kontamine olduğu tespit edildi ve bunlar doğru rakamlar. Tüm numunelerde en çok bulunan iki mikotoksin, sırasıyla örneklerin %63'ünde ve %53'ünde mevcut olan AFLA ve ZEA idi.


Ürünlerdeki mikotoksin konsantrasyonlarını tanımlamak için ortalamayı kullanmak endüstride rutin bir uygulama. Anlaşılması kolay olsa da, verilerin çarpık olma olasılığı çok yüksektir. Test edilen 1000 numuneden bir veya iki numune yüksek düzeyde mikotoksin içerse bile, ortalama yukarı doğru sapabilir. Örneğin, bu anketteki tüm veri setinde minimum AFLA konsantrasyonu 3 ppb ve bulunan maksimum 2,010 ppb'dir (tablo 1). Verilerdeki aykırı değerler göz önüne alındığında, AFLA için ortalama konsantrasyonun yaklaşık 12ppb olduğu belirlendi. Ancak, veri setindeki medyan veya merkezi sayı 3 ppb idi. Bu nedenle, mikotoksin riskinin ortalama konsantrasyona dayalı olarak hesaplanması, toksisitenin gerçek düzeyine kıyasla abartılmasına sebep olabilir.


Box ve Jitter Grafiği (Şekil 2), analize ortalama, medyan, çeyrek ve aykırı değerleri dahil ettiği için mikotoksin konsantrasyonlarının daha iyi bir resmini sunar. Şekil 2'den, veri kümesi içindeki değişkenliğin AFLA için en yüksek olduğu, ardından ZEA, T2HT2 ve OTA'nın geldiği açıktır. Ortalama (elmas şekli) medyana (kutu içindeki bir çizgi) daha yakın olduğu için değişkenlik FUMO ve DON için en düşüktü.

Bölgesel olarak, hangi mikotoksinlerin daha yüksek konsantrasyonlarda mevcut olduğu konusunda bir varyasyon vardı (Şekil 3). Örneğin, Asya; AFLA, FUMO ve DON için en yüksek mikotoksin konsantrasyonlarını bildirirken, Kuzey Amerika daha yüksek OTA ve T2HT2 konsantrasyonları bildirdi. LATAM, diğerlerine kıyasla daha yüksek ZEA konsantrasyonları bildirdi.

HAMMADDE ANALİZİ

Özellikle 2021'de hasat edilen ve 2022'de yemlerde kullanılma potansiyeli olan hammaddelere bakıldığın da

 analizlerde aranan birincil mikotoksinlerin çoğu yem içeriğinde mevcuttu. İstisnalar, hiçbir soya fasulyesi küspesi örneğinin T-2 pozitif olmaması ve hiçbir mısır silajının OTA'ya sahip olmamasıydı (Şekil 4).


Yem bileşenleri bir araya getirildiğinde, farklı bileşenlerdeki kontaminasyon aralığı sorunlu olabilir. Öğeleri eksiksiz yemle karıştırmak, yeni mikotoksinlerin eklenmesine veya kontaminasyon yüzdesinin artmasına sebep olabilir.

TÜR RİSKLERİ

Yemde aynı mikotoksinin varlığı tüm türler için eşit risk teşkil etmez. Örneğin, kanatlı hayvanların aksine domuzlar DON'a karşı oldukça hassas olabilir. Bununla birlikte kanatlı hayvanlar, T2HT2'ye süt sığırlarından veya domuzlardan daha duyarlıdır. Fark yaratan mikotoksinlerin türü ve konsantrasyonuna ek olarak, maruz kalma süresi, hayvanların mikotoksin olumsuz etkilerini yaşama sırası ve diğer mikotoksinlerin varlığı, mikotoksin kontaminasyonuna verilen cevabı etkileyebilir.

Pratik mikotoksin kılavuz değerlerine (konsantrasyonlar) dayanarak, 2021'de analiz edilen çeşitli yemler için tür riski analiz edilebilir (tablo 2). Verilerdeki değişkenliği azaltmak için, bu yıl risk değerlendirmesinde ortalama değerler yerine medyan değerler dikkate alınmıştır. Genel olarak, veriler kanatlı hayvan türleri için düşük toksisite, ardından domuzlar için düşük ila orta toksisite ve ruminantlar ve su ürünleri türleri için düşük ila yüksek toksisite gösterdi. Köpek mamalarındaki mikotoksinler, köpekler mikotoksinlerin sayısına oldukça duyarlı olduklarından maksimum risk göstermiştir.

2022'ye bakıldığında, 2021'in sonlarında ve 2022'nin başlarında toplanan numuneler üzerinde yapılan değerlendirmeler, süt ürünleri, domuz yavruları ve ardından domuzlar ve kümes hayvanları için yüksek risk olduğunu gösterdi. Bu değerlendirme, bu yemlerdeki AFLA, DON, FUM ve ZEA konsantrasyonlarına dayanmaktadır.

MİKOTOKSİN YÖNETİMİ

Bağlanma, yemlerdeki mikotoksin varlığının ele alınmasıyla ilgili uzun süredir tartışmanın bir parçası olmasına rağmen, birden fazla mikotoksin türünün sorunlu olarak kabul edilmesi, çeşitli etki biçimlerinin kullanılmasının, hafifletme çabaları için önemli olabileceğini düşündürmektedir. Tek başına bağlama, tüm mikotoksin sorunlarında fayda sağlamayabilir. Bununla birlikte, farklı mikotoksinler, bağırsak duvarına zarar vermek veya bağışıklığı baskılamak gibi hayvan için benzer sorunlar oluşturabileceğinden, mikotoksinden zarar gören organları desteklemek başka bir hafifletme uygulamasıdır. Mikotoksinleri yüzeyde toplamak, bağırsak duvarı bütünlüğünü ve bağışıklık sistemini desteklemek ve antioksidan sağlamak dâhil bir dizi tepki sağlayan yem katkı maddelerinin kullanılması, hem bir hayvana zarar verebilecek mevcut mikotoksinleri sınırlamaya yardımcı olur hem de hasarın bir kısmını hafifletebilir. 

Almanya'da laboratuvar ortamında yapılan bir deney, Trouw Nutrition'ın Toxo ürünlerini kullanarak ergot toksinlerinin yüzeyde toplanmasını inceledi. 6.5'lik bir pH'ta, ergot özütünün %90.4'ü, 3.0'lık bir pH'ta ise %93.6'sı emildi.

Benzer bir deney, Toxo-XL ürünü kullanılarak ortaya çıkan mikotoksinlerin bağlanmasını araştırdı. Deneyde, 1.000 ppb sterigmatosistin, 1.000 ppb enniatin B ve 1.000 ppb rokfortin C, 3.0 ve 6.5 pH'da %0.2 Toxo-XL'e maruz bırakıldı. Daha nötr şartlarda, sterigmatosistin, enniatin B ve rokfortin C'nin sırasıyla %74.9, >%85.0 ve %83.1'i ürün tarafından adsorbe edildi ve bu, ortaya çıkan mikotoksinlerin gastrointestinal kanalda yüksek adsorpsiyon potansiyelini ortaya koydu.

SONUÇLAR 

Sonuçlar ve analizler, kontaminasyon yüzdelerinin olduğundan fazla tahmin edilmemesi için yalnızca uygun numune almanın yeterli olmadığını, numuneler arasındaki veri varyasyonunu en aza indirmek için doğru istatistiksel parametrenin (konsantrasyon için ortalama yerine medyan) kullanımının ve LOD'un uygulanmasının önemini göstermektedir. Trouw Nutrition, verileri doğru yorumlamak için çok kritik olan LOD ve LOQ'u tam olarak uygulamaktadır.”

Genel olarak, en fazla mikotoksin prevalansı Asya ve Ortadoğu ve Afrika bölgesinde (MEA) görüldü ve bunları Latin Amerika (LATAM), Kuzey Amerika ve Avrupa izledi. Avrupa'da AFLA ve Asya, MEA ve LATAM'da ise DON'un daha yüksek prevalansına ait beklenmeyen sonuçlar, uluslararası hammadde ticareti ile ilgili olabilir.

Konsantrasyon açısından analize bakıldığında, DON, FUM, T-2, ZEA, AF ve OTA temel endişe sebepleri. Bu sonuçlar, ortalama yerine medyan konsantrasyonları kullanan numune analizlerine dayanmaktadır. 2022'de bu veriler sırasıyla domuz yavruları, süt sığırları, domuzlar ve kümes hayvanları için potansiyel bir tehdidin varlığını gösteriyor. Bununla birlikte, su ürünleri yemleri ve evcil hayvan yemleri ile ilgili daha fazla bilgiye ve ortaya çıkan mikotoksinler hakkında da daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Makale Kategorisindeki Yazılar
11 Haziran 202612 dk okuma

Teknoloji ve sürdürülebilirlik, akuayem sektöründe yeni bir dönemi şekillendiriyor

Artan deniz ürünü talebi, sürdürülebilirlik baskıları ve yem teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, küresel akuayem sektörünü yeniden şekillendiriyor.

25 Şubat 20256 dk okuma

“Beyaz et ihracatımız 1,5 milyar dolara ulaşacak”

Türk beyaz et sektörü Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine ihracat alanında olumlu gelişmelerin eşiğinde.

05 Nisan 20194 dk okuma

Evcil Hayvan Yemi Üretimi Üretim Teknolojileri Ve Yem Katkıları

Miguel Lopez Pet food advisor-Evcil Hayvan Yemi Danışmanı www.mlopez.mx Pazarda çok çeşitli e...