FEFAC, 27-28 Nisan 2027 tarihlerinde Lüksemburg'da gerçekleşecek 70. Yıl Genel Kurulu'na hazırlanırken; üst düzey AB politika yapıcıları, tarım bakanları ve yem sektörü liderleri, Avrupa hayvancılığının direnci, protein kendi kendine yeterliliği ve küresel ticaret dinamiklerine dair somut adımları belirlemek üzere bir araya geliyor.
Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen 9. ECOSA Uluslararası Tohumculuk Kongresi, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) üyesi ülkelerden yaklaşık 400 delegeyi ortak tohum pazarı hedefi etrafında buluşturdu. Yayımlanan Taşkent Bildirgesi ve Özbekistan ile imzalanan iki kritik Mutabakat Zaptı (MoU) ile tamamlanan organizasyon, diplomatik temennilerin ötesine geçerek Orta Asya’da somut ticari anlaşmalara dönüştü.
TMO, Karadeniz’deki savaş kaynaklı lojistik problemlerin mısır sevkiyatlarını durma noktasına getirmesi ve iç piyasada spekülatif fiyat dalgalanmalarına yol açması üzerine hammadde stoklarını takviye edeceğini açıkladı. Büyüyen yem sektörünün artan hammadde ihtiyacını ve sanayicinin erişimini korumayı hedefleyen bu müdahale, henüz yerli hasat tamamlanmadan piyasa istikrarını sağlama amacını taşıyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, ABD’den soya, mısır ve hayvansal ürün alımlarını artırmak için 60 milyar dolarlık karşılıklı gümrük vergisi indirimi paketinin yürürlüğe girmesini ön şart koştu. Pekin'in bu sert hamlesi, Washington'ın taahhüt ettiği yıllık 17 milyar dolarlık ek tarımsal hammadde alım takvimini ve ABD'li ihracatçıların küresel rekabet gücünü doğrudan belirsizliğe sürüklüyor.
Tahıl ve yem endüstrisinin dev buluşması İDMA İstanbul 2026 Fuarı, 25-27 Haziran tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşti. Fuarla eş zamanlı düzenlenen ‘IDMA Global Grain and Milling Forum’un dördüncü oturumunda yem sektörü küresel, bölgesel ve ulusal ölçekte ele alındı. Üst düzey panelistlerin katılımıyla gerçekleşen kritik oturumda; küresel tedarik krizlerinden AB’nin yeni çevre yasalarına, Türkiye’nin biyogüvenlik hassasiyetinden hayvancılığın saha gerçeklerine kadar birçok stratejik başlık tartışıldı.
Dünya değirmen, yem ve bakliyat teknolojilerinin küresel zirvesi İDMA İstanbul, 11’inci edisyonunda 120’den fazla ülkeden binlerce profesyoneli tek çatı altında buluşturdu. 1 milyar dolarlık iş hacmine zemin hazırlayan dev organizasyon; eş zamanlı düzenlenen uluslararası forumu, makro stratejileri ve devasa üretici iş birlikleriyle gıda arz güvenliğinin küresel ortak aklına dönüştü.
Jeopolitik gelişmeler, düzenlemeler, hayvan sağlığına yönelik riskler ve maliyet baskıları, 2026 yılında hayvansal protein ve hayvan besleme piyasalarının genel çerçevesini belirliyor.
Avrupa yem pazarı, düzenleyici gelişmeler, hayvan hastalığı riskleri ve küresel arz dinamiklerindeki değişimlerin etkisiyle 2025/26 sezonunu artan bir belirsizlik ortamında geçiriyor.
Fuar alanının %70’inden fazlasının şimdiden rezerve edilmesiyle BolognaFiere salonları hızla doluyor. Bu esnada Zoomark ekibi, dünyanın dört bir yanından uluslararası satın almacıları ve perakendecileri etkinliğe getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.
Günümüz yem üretiminde verimlilik, tekil makineleri bağımsız olarak optimize etmekten değil; hammadde kabulünden karıştırmaya, buhar şartlandırmasından peletlemeye ve SCADA tabanlı veri yönetimine kadar tüm proses zincirini tek bir bütün olarak kontrol altında tutmaktan geçiyor. Süreçteki sapmaları minimuma indirmek, ekipman güvenilirliğini korumak ve kalitede istikrar sağlamak ancak veriyi bir sonraki üretim çevrimini iyileştiren aktif bir yönetim aracına dönüştürmekle mümkündür.
Her zaman bir dışkı gözlemcisi olduğumu söylüyorum. Çünkü bir rasyon kağıt üzerinde tüm spesifikasyonları karşılasa bile hayvanlar size bambaşka bir hikaye anlatabilir. Ham proteini düşürüp sentetik amino asitlere dayanmak belirgin avantajlar sunsa da gerçek performans yem tüketimi ile dışkı arasındaki süreçlere bağlıdır. Protein kalitesine, peptit emilimine ve esansiyel olmayan amino asit dengesine yakından bakarak, basit maliyet hesaplarının ötesine geçip hayvan biyolojisini gerçekten destekleyen rasyonlar oluşturabiliriz.
Yakın tarihli bir AMIS piyasa analizi; Endonezya ve Malezya’da artan biyodizel zorunluluklarının, El Niño kaynaklı üretim riskleriyle birleşerek küresel palm yağı ihracat imkanlarını daralttığına dikkat çekiyor. Hem gıda hem de yem sektörleri için kritik bir hammadde olan palm yağında arzdaki sıkışma ve yükselen fiyatlar Endonezya’nın Ekim 2026 itibarıyla tam uygulamaya koyacağını açıkladığı B50 kotasıyla birlikte talebi doğrudan soya, ayçiçeği ve kanola gibi alternatif bitkisel yağlara kaydırıyor.
3. WVPA Afrika & Orta Doğu Bölgesel Kongresi’nin ardından Feed Planet’in sorularını cevaplayan Veteriner Tavukçuluk Derneği Başkanı Prof. Dr. Pınar Saçaklı, küresel enfeksiyon baskısı ve hammadde krizleri karşısında kanatlı sektörünün çözümünün tek bir disiplinde olmadığını vurguluyor. Prof. Dr. Saçaklı, hayvanı sadece besleyen değil, hastalıklara karşı direncini ve sağlığını destekleyen dinamik besleme stratejilerini açıklıyor.
2026’da alım heyeti programının ölçeğini büyüterek katılımcılarını doğrudan küresel satın almacılarla buluşturmayı hedefleyen PETZOO Eurasia; Mısır’dan Almanya’ya, Polonya’dan Çin’e uzanan geniş bir coğrafyadan profesyonelleri İstanbul’da bir araya getirecek.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı Ülkü Karakuş, İDMA ve IAOM MEA ile yaptıkları dev iş birliği sayesinde Türk yem teknolojisini Güney Afrika’ya taşıyacaklarını müjdeledi. Sektörün geleceğine yön verecek bu ortaklığın ilk somut hedefi olan 23-26 Kasım 2026’daki 36. IAOM MEA Conference & Expo ile endüstrinin stratejik Afrika rotası Cape Town olacak.
Londra’daki IGC Hububat Konferansı çıktılarını Feed Planet için değerlendiren IGC Direktörü Arnaud Petit, Türkiye’nin un ihracatçılığından üst düzey değirmen teknolojilerine uzanan katma değerli evrimini stratejik bir başarı olarak nitelendirdi. Küresel pazardaki parçalanmalara rağmen Türkiye’nin coğrafi avantajını koruduğunu belirten Petit; yapay zekâ, inovasyon ve lojistik rotalardaki yeni dinamikleri de masaya yatırdı.
Yem fabrikalarında ve silolarda işlediğimiz hammaddeler zararsız görünebilir ancak havada asılı kalan tozlar ve kapalı ekipmanlardaki sürtünme saniyeler içinde yıkıcı bir patlamaya dönüşebilir. Güvenlik işi şansa bırakılamaz. Bu gizli yangın ve patlama risklerini ortadan kaldırmak için en kritik ekipmanlar, görünmeyen tutuşma kaynakları ve önleme yetersiz kaldığında hayat kurtaran koruma sistemleri bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Yem fabrikalarında yüksek kapasiteli öğütme, taşıma ve depolama operasyonları, patlayıcı özellikteki organik tozları sürekli olarak ortama yayar. Tesis güvenliğini ve üretim sürekliliğini teminat altına alan mühendislik yaklaşımı; tehlikeli toz bulutları ile tutuşma kaynaklarının önlenmesi, ekipmanların patlama basıncına karşı korunması ve alev yayılımını engelleyen sistemlerle bağlı hatların izole edilmesi olmak üzere üç senkronize katmandan oluşur.
Tahıl işleme ve yem üretim tesisleri, havada asılı duran organik tozların yarattığı sürekli patlama riski altında faaliyet gösterir. Bu sayımızın kapak dosyasında; personeli, tesisleri ve üretimin sürekliliğini korumak için hayati önem taşıyan mühendislik prensiplerini, ATEX standartlarını ve aktif koruma teknolojilerini mercek altına alıyoruz.
Gıda güvenliğinin artık yalnızca tarlalardaki üretimle sınırlı kalmadığı; lojistik, teknoloji ve jeopolitikle iç içe geçmiş stratejik bir kapasiteye dönüştüğü bir dönemden geçiyoruz. Karadeniz’deki kırılmalar, küresel tedarik zincirindeki riskler ve Türkiye’nin bu denklemdeki rolü, tahıl depolama sistemlerini klasik bir ekipman sektörü olmaktan çıkarıp gıda güvenliğinin asli altyapısı haline getiriyor.
Türkiye yem sanayisinin en önemli buluşmalarından TUYEM16, sektörün tüm bileşenlerini aynı çatı altında buluşturdu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla 800’ü aşkın ziyaretçi ve katılımcıyı ağırlayan organizasyon, üretimden ticarete kamudan akademiye uzanan geniş yelpazede sektörün nabzının attığı yer oldu.
Yem üreticileri, hayvansal protein değer zincirinin merkezinde kritik bir rol oynuyor. Dalgalı hammadde tedariki, sürdürülebilirlik talepleri ve nitelikli iş gücü eksikliği sektörün geleceğini şekillendiren baskılar arasında.
Yemtar, 1980 yılında kurulmuş olup; anahtar teslimi hayvan yemi fabrikaları, kedi-köpek maması üretim tesisleri ve balık yemi fabrikaları başta olmak üzere flake tesisleri, rendering tesisleri ve gübre işleme çözümlerinin tasarım, üretim ve kurulumunda uzmanlaşmıştır.
TÜSİAD ve FAO iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye’de Tarım Kooperatiflerinde İş Modelleri Araştırması” sonuçları açıklandı. 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılı kapsamında düzenlenen toplantıda, kooperatiflerin sürdürülebilir gıda arzı ve sanayi-üretici entegrasyonundaki kritik rolü masaya yatırıldı.
Gündemi yakalayın, etkinlikleri takip edin, özel içeriklere ulaşın!
26 Şubat 2018 1 dk okuma
Haberler
Milli Emlak Genel Tebliğinde yapılan değişikliğin meralarda yapılaşmayı artırmayacağını açıklandı. ...