Koronavirüs salgını nedeniyle, tarım ve hayvancılığın önemi artık biraz daha iyi anlaşılmaktadır. Gıda ve yemin depolanması da aynı kaderi paylaşıyor. Yem veya yem ham maddelerinin olması gerektiği gibi depolanabilmesi, yemin kalitesini ve miktarını korumak ve ürünlerinizi en uygun zamanda kullanabilmek veya satabilmek için önemli bir imkân.
Koronavirüs salgının sebep olduğu hasarın büyüklüğü henüz tam olarak tespit edilip değerlendirebilmiş değil. Burada birbiriyle çarpışan iki karşıt görüş var. Bunların birincisi ve iyimser olanı, hayatın yavaş yavaş normalde dönmeye başladığını ve bu normalleşme sürecinin daha da genişleyeceğini savunuyor. Buna göre, etkin ve yaygın bir aşı veya ilaç bulunduğu anda da bu uğursuz salgın tatsız bir hatıra olarak tarih kitaplarındaki yer alacak ve unutulacak.
İyimser görüşte ifade edilen ihtimaller herhalde kimseyi mutsuz etmez. Hatta hepimiz içten içe bu düşüncenin haklı çıkmasını isteriz. Ancak her şeye rağmen karamsar olan görüş üzerinde biraz daha durulmayı hak ediyor. Bu perspektif ise, koronavirüs salgınının dünyayı etkisi altına alan ilk salgın olmadığı gibi son da olmadığına dikkat çekiyor. Aşı konusunda henüz tünelin ucunun görünmediğini hatırlatıyor. Ayrıca bu görüşün bazı müdafilerine göre, söz konusu pandemi çözüme kavuşturulsa dahi artık buna benzer felaketlerin tekrar etmesi oldukça olası.
Dolayısıyla, artık gıda güvencesinin ve güvenliğinin çok daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekiyor. Kötü ihtimale hazırlıklı olma prensibi burada devreye giriyor. Değer zincirinin her bir halkası bu açıdan ele alınarak gerekli tüm tedbirler alınmalı. Muhtemel bir pandeminin tekrar yaşanmasının önüne geçmek için uluslararası standartlar ve yaptırımlar devreye sokulmalı.
Koronavirüs salgını nedeniyle, tarım ve hayvancılığın önemi artık biraz daha iyi anlaşılmaktadır. Gıda ve yemin depolanması da aynı kaderi paylaşıyor. Yem veya yem ham maddelerinin olması gerektiği gibi depolanabilmesi, yemin kalitesini ve miktarını korumak ve ürünlerinizi en uygun zamanda kullanabilmek veya satabilmek için önemli bir imkân.
İçerisinden geçtiğimiz süreç gerek ticari anlamda gerekse gıda güvenliği kaygıları açısından gıda ve yem depolama konusunun yıldızının parlayacağını gösteriyor. Sektörün önemli alt birimlerinden biri olan depolama işinin son yıllarda lisanslı depoculukla çok daha modern ve profesyonel şekilde yapılması gündemde. Türkiye de dâhil olmak üzere gelişmekte olan birçok ülke bu konunun önemini anlamış ve lisanslı depoculuğun daha da yaygınlaşması için bazı adımlar atmaktadır.
Yem ve gıda güvenliği kaygılarının böylesine yoğun bir şekilde yaşandığı günümüzde temmuz-ağustos sayımızın kapak konusunu lisanslı depoculuğa ayırdık. Türkiye'nin lisanslı depoculuk hakkında ilk elden bilgi almak isteyen ilk aklına gelen kişilerin başında gelen Hikmet Özkan, konuyu siz değerli okuyucularımız için detaylı bir şekilde ele aldı. Sektör paydaşları için oldukça faydalı olan bu yazıyı keyifle okumanız dileğiyle…
---------KAPAK DOSYASI İÇERİKLERİ---------
- LİSANSLI DEPOCULUK VE YEM SEKTÖRÜ AÇISINDAN ÖNEMİ
Lisanslı depoculuk sistemi, ülkemiz açısından stratejik öneme sahip tarım ürünleri üretiminin sürdürülebilirliğine katkı sağlaması, ticareti kolaylaştırması, modern depolama ve finansman imkânı sunması gibi hususlar göz önünde bulundurulduğunda sektör için vaz geçilmez bir sistem olmaya devam edecektir.
[button color="red" size="small" link="https://www.feedplanetmagazine.com/lisansli-depoculuk-ve-yem-sektoru-acisindan-onemi/.html" icon="" target="true"]Devamı İçin >>>[/button]