BLOG

Türk yem sektörü, Karadeniz'deki krizden çıkış arıyor: Arjantin’le kritik görüşme

17 Ağustos 20262 dk okuma

Türkiye karma yem sektörünün Karadeniz bölgesine olan yüksek hammadde bağımlılığını azaltmak ve tedarik zincirini çeşitlendirmek amacıyla TÜRKİYEMBİR ile Arjantinli ihracatçı birlikleri CIARA-CEC online istişare toplantısında bir araya geldi. Türkiye’nin yıllık 22,3 milyon tonluk hammadde ithalatında Arjantin’in payının henüz %2,8 seviyesinde kaldığı vurgulanırken, navlun avantajları sağlayan hasat takvimi uyumu ve ayçiçeği küspesindeki potansiyel fırsatlar ele alındı.


Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEMBİR) ile Arjantin hububat ve yağlı tohum ihracatını temsil eden CIARA-CEC, iki ülke arasındaki yem hammaddesi ticaretini geliştirmek amacıyla 13 Ağustos 2026 tarihinde geniş katılımlı bir çevrim içi toplantı gerçekleştirdi. Türkiye’nin 30,7 milyon tonluk karma yem üretimiyle küresel ölçekteki güçlü konumuna dikkat çekilen görüşmelerde, incelenen 17 temel yem hammaddesinde Türkiye’nin 22,3 milyon tonluk ithalat gerçekleştirdiği, ancak bu hacmin yalnızca %2,8'inin Arjantin’den karşılandığı paylaşıldı.

Arjantin’in %66 pazar payı ve 628 bin tonla Türkiye’nin soya küspesindeki en büyük tedarikçisi konumunda bulunmasına rağmen; buğday, mısır, kepek, ayçiçeği küspesi ve arpa gibi stratejik kalemlerde Karadeniz menşeli ürünlerin %62 ila %98 arasında dominant paya sahip olduğu vurgulandı. Türkiye tarafı, Arjantin’in Mart-Temmuz hasat takvimi ile Karadeniz bölgesinin Temmuz-Eylül döneminin birbirini rakip olarak değil tamamlayıcı nitelikte desteklediğine dikkat çekti.

Gustavo Idígoras
CIARA-CEC Başkanı

Toplantıda söz alan CIARA-CEC Başkanı Gustavo Idígoras, kurumlarının Arjantin’in bitkisel yağ ve küspe ihracatının %95’ini temsil ettiğini ve Paraná Nehri üzerindeki Rosario koridorunun dünyanın en büyük yağlı tohum kırma merkezi olduğunu ifade etti. Ticaretin önündeki engeller değerlendirilirken Türk tarafı, Türkiye’deki Biyogüvenlik Kanunu kapsamında onaylı transgenik ürün sayısının 36 ile sınırlı kalmasının özellikle Arjantin menşeli mısır ve türevlerinin ithalatında bulaşan riski yarattığına ve navlun maliyetlerine dikkat çekti.

TÜRKİYE’NİN KOMŞU PAZARLARINA TRANSİT TİCARET İMKANI

Ayrıca Karadeniz’deki bölgesel çatışmalar sebebiyle Arjantin ayçiçeği küspesi için önemli bir tedarik fırsatı doğduğu; ancak pestisit kalıntı limitlerinin AB standartlarına uyumlaştırılması ve navlun-kalite dengesinin sağlanması hâlinde ticaret hacminin katlanabileceği belirtildi. Arjantin soya küspesinin ise yüksek kalitesi sayesinde Türkiye üzerinden Irak, İran ve Suriye gibi komşu pazarlara da transit ticaretle ulaştırıldığı dile getirildi.

Küresel yem hammadde pazarlarında artan jeopolitik riskler ve lojistik kırılmalar, Türkiye gibi büyük ölçekli karma yem üreticilerini Karadeniz havzasına alternatif olarak Güney Amerika menşeli tedarik kanallarını derinleştirmeye sevk ediyor.

Haberler Kategorisindeki Yazılar