BLOG

İklim değişikliğinin hafifletilmesinde hayvancılığa düşen rol

27 Şubat 20245 dk okuma

Profesör Ermias Kebreab

Yakın zamanda gerçekleşen ve oldukça aydınlatıcı bir görüşmede Profesör Kebreab, sera gazı emisyonlarının azaltılmasında hayvancılık sektörünün potansiyelini keşfetme konusuna ağırlık verdi. Devletin ortak finansmanının ve bilimsel protokollerin önemini vurgulayan Kebreab, enterik metan emisyonlarını ele almak için sürdürülebilir çözümlere duyulan ihtiyacı vurguladı. İleriye dönük bir perspektifle, önümüzdeki yıllarda hayvansal üretimden kaynaklanan emisyonlarda kayda değer azalmalar öngören uzman isim, sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki önemli rolünün altını çizdi.

İklim değişikliği ve onun çok yönlü sorunlarıyla ilgili devam eden söylemde, sıklıkla mercek altına alınan tartışmalı konulardan biri de hayvancılığın sera gazı (GHG) emisyonlarını arttırmadaki rolü. Kimi kesimler, çevreye verdikleri zararlar nedeniyle ruminantların tamamen ortadan kaldırılması gibi radikal önlemleri savunurken, kimileri de daha incelikli ve hassas bir yaklaşımdan yana. Sürdürülebilir tarım ve hayvan bilimi alanında saygın bir isim olan Ermias Kebreab, hayvancılığın gerçekten de iklim krizine çözümün bir parçası olabileceğine inanan tarafın temsilcilerinden.

Profesör Ermias Kebreab, saygın Dünya Gıda Merkezi direktörlüğünün yanı sıra UC Davis Tarım ve Çevre Bilimleri Fakültesi’nde küresel katılımdan sorumlu dekan yardımcısı olarak seçkin bir konumda bulunuyor. Zootekni Bölümü’nde Sesnon Endowed Chair olarak Kebreab’ın uzmanlığı, zengin bir akademik geçmiş ve üretken bir araştırma portföyü ile desteklenerek çok geniş bir alana uzanıyor. 200’den fazla hakemli yayını bulunan Kebreab’ın alana katkıları çok önemli ve bir o kadar da etkili.

Birleşmiş Milletler FAO Yem Katkı Maddeleri Teknik Çalışma Grubu başkanlığı ve Ulusal Bilimler Akademisi komite üyeliği de dahil olmak üzere çeşitli saygın kuruluşlarda yer alması, hayvancılıktan kaynaklanan sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik politika ve girişimlerin şekillendirilmesindeki önemli rolünün önemini gösteriyor. Kebreab’ın sürdürülebilir uygulamaları geliştirme ve uluslararası işbirliklerini teşvik etme konusundaki kararlılığı, küresel gıda sistemlerimizin karşı karşıya olduğu büyük meseleleri ele alma konusundaki kararlılığına işaret ediyor.

Profesör Kebreab, FEFAC ile yakın zamanda gerçekleştirdiği bir söyleşide, hayvancılık sektöründe iklim değişikliğinin azaltılmasının inceliklerini ele aldı. Sera gazı emisyonlarını çevreleyen kutuplaşmış tartışmaların ortasında Kebreab’ın bakış açısı, hayvancılığın çevresel sürdürülebilirliğe olumlu katkıda bulunma potansiyelini kullanan pragmatik çözümleri savunan bir akıl rehberi olarak ortaya çıkıyor. Sohbet devam ederken Kebreab, sera gazı emisyonlarını azaltmanın doğasında var olan fırsatlar ve güçlükler hakkında son derece değerli bilgiler sunarak hayvancılığın daha sürdürülebilir bir geleceğin inşasında oynayabileceği önemli role ışık tutuyor.

Profesör Kebreab, sera gazı emisyonlarının azaltılmasına nasıl yardımcı olabiliriz?

Azaltıma destek olabilmek için bazı belirli şeylere ihtiyacımız var. Bunlardan biri hükümetlerin ortak finansmanı, yani hükümetlerin azaltım çabalarına yardımcı olmasını sağlamak. Bazen araştırma için bağımsız kurumları ve hükümetleri dahil etmek çok daha olumludur. Bu şekilde elde edilen veriler herhangi bir özel kuruluştan bağımsız olacaktır.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNİ HAFİFLETME FIRSATLARI

Karbon azaltma konusundaki en büyük fırsatlar nerede duruyor?

Şu anda en büyük fırsatlar ekinler, topraklar ve enterik metan emisyonlarında. Enterik metan emisyonlarında, çünkü büyükbaş hayvanlardan, ruminantlardan kaynaklanan emisyonların çoğu metan formunda ve eğer bunu yakalayabilir ve azaltabilirsek, burada çok fazla fırsat olacağını düşünüyorum. Ayrıca, iklim ve Dünya’nın sıcaklığı üzerindeki etkisi söz konusu olduğunda metan çok daha etkili. Dolayısıyla, metanı azaltmak ve metanı yakalamak ya da sürdürülebilir ve kalıcı bir azaltım elde etmemizi sağlamak, çünkü mahsuller ve topraklarla ilgili sorunumuz, bazen azaltımların kalıcı olmayabileceği ya da belki birkaç yıl için olabileceği. Eğer bir şeyler değişirse, o zaman karbon ortaya çıkacaktır. Ancak hayvancılıkta durum farklı çünkü bu azaltımlar kalıcı ve kalıcılık olduğunu göstermek oldukça kolay. Dolayısıyla bu emisyonların üretiminin güvenilirliği için çok daha fazla fırsat var.

Bu hedefe nasıl ulaşabilir ve tüm bunları nasıl uygulayabiliriz?

Bu azaltımların güvenilirliğini hesaba katmak ve çevresel bütünlüğü sağlamak için bir yola ihtiyacımız var ve bunu yapmanın yolu da protokoller geliştirmek. Bu protokoller halka çok açık olmalı. Öncelikle, yem katkı maddelerinin ya da buna benzer herhangi bir ürünün üretiminde hiçbir bir rolü olmayan bağımsız bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilmeli. Dolayısıyla, hakemli dergilerde yayınlanan çalışmaları kullanarak, bunun güvenilir ve bilim temelli bir protokol olduğundan emin olmalıyız ve bu protokolü azaltımları ve ardından karbon kredilerini tahmin etmek için kullanmalıyız.

KÜRESEL MEVZUAT ORTAMINDA YOL ALMAK

Günümüzde küresel ölçekte yasal mevzuat ne durumda?

Bence düzenleyici piyasalar şu anda biraz genişliyor gibi görünüyor. Çok fazla düzenleme veya uyumluluk yok, bunu sadece Kaliforniya veya Avrupa’da görüyorsunuz. Sanırım Avustralya ve Kanada’da da var ama bunun ötesinde pek bir şey yok. Şu anda çoğu isteğe bağlı azaltımdan ibaret. Ancak uyumluluk sektörü gelişiyor. Bence insanlar diğer ülkelerde neler olduğunu izliyor ve politikacılar bunun nasıl işlediğini gördüklerinde daha istekli olacaklardır. Yeni Zelanda’da da çok yakında gündeme gelecek. Emisyonları azaltmaya yönelik düzenleyici çerçeve açısından, diğer hükümetlerin de muhtemelen bunu takip edeceğini düşünüyorum. Yine de ABD’deki eyaletler ve dünya genelindeki birkaç ülke gibi çok sınırlı sayıda yerde uygulanıyor.


Hayvancılık kaynaklı iklim değişikliğini azaltma konusunda büyük bir potansiyel var mı?

Evet, elbette. Hayvancılık da tıpkı bitkisel üretimde olduğu gibi çevresel bir etkiye her zaman sahip olacak. Yine de bunu azaltmayı umabileceğimizi düşünüyorum ve şu anda emisyonları önemli ölçüde azaltacak yöntemlere sahibiz. Bu ilgi gören bir konu ve üzerine çok fazla çalışma yapıldı. Tüm bu enerjiyi ve çabaları iklim etkilerini hafifletmeye ve emisyonları azaltmaya yardımcı olmak için kullanabiliriz. Önümüzdeki beş-on yıl içinde hayvancılıktan kaynaklanan emisyonlarda %30-%50 arasında bir düşüş yaşanacağını düşünüyorum. Çünkü şu ana kadar yapılan çalışmalar olağanüstü ve şu anda emisyonları %30’un çok üzerinde azaltmamıza yardımcı olacak araçlara sahibiz.

Röportaj Kategorisindeki Yazılar
07 Haziran 20227 dk okuma

Süt işletmeleri için ısı stresi işaretleri ve azaltma stratejileri

27 Eylül 20186 dk okuma

“İran olarak yem maddelerinin yüzde 80’inden fazlasını ithal etmek zorundayız”

“Karma yem üretmek için yem maddelerinin yüzde 80’inden fazlasını ithal etmek zorundayız. Diğer bir...

30 Mart 20218 dk okuma

Yeni ürünlerimizle sektörde ilkleri başaracağız

Röportaj : Cemalettin Kanaş Kartal Kanat: Türk tarım ve hayvancılığının gelişimine katkı sağlam...