TMO, Karadeniz’deki savaş kaynaklı lojistik problemlerin mısır sevkiyatlarını durma noktasına getirmesi ve iç piyasada spekülatif fiyat dalgalanmalarına yol açması üzerine hammadde stoklarını takviye edeceğini açıkladı. Büyüyen yem sektörünün artan hammadde ihtiyacını ve sanayicinin erişimini korumayı hedefleyen bu müdahale, henüz yerli hasat tamamlanmadan piyasa istikrarını sağlama amacını taşıyor.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü, 5 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı resmi duyuruyla, ilerleyen dönemde yaşanabilecek arz sıkışıklığının ve gıda enflasyonunun önüne geçmek amacıyla mısır stoklarını ihtiyaten takviye etmeye başladığını bildirdi. Türkiye’nin bu yılki mısır rekoltesinin yaklaşık 8,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiği, ancak Türkiye yem sektörünün düzenli büyümesine bağlı olarak iç tüketim ihtiyacının da eş zamanlı arttığı vurgulandı. Kamu ve özel sektörün dış tedarik kanallarıyla karşıladığı bu açık, son dönemde Karadeniz bölgesinde tırmanan lojistik engeller sebebiyle kritik bir boyuta ulaştı.
TMO açıklamasında, Türkiye’nin mısır tedarikinde hayati role sahip olan Rusya ve Ukrayna hattında yaşanan lojistik aksaklıkların sevkiyatları durma noktasına getirdiğine dikkat çekildi. İthalat kanalındaki bu tıkanma nedeniyle iç pazara ulaşabilen kısıtlı miktardaki ithal ürüne yönelik aşırı talep oluştuğu, bunun da olağan piyasa koşullarının çok üzerinde fiyat tekliflerine ve yurt içi pazarda sert fiyat dalgalanmalarına yol açtığı belirtildi. Ofis; yerli üreticinin ürününü hasat döneminde iyi fiyatla değerlendirmesini desteklerken, yem ve nişasta sanayisinin hammaddeye kesintisiz erişimini teminat altına almak ve spekülatif fiyat hareketlerini dizginlemek adına henüz yerli hasat bitmeden ihtiyati stoklama kararı aldığını duyurdu.