TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı hububat bilançosunu açıklayarak Türkiye'nin elinde 17,5 milyon tonluk dev bir hububat stoku bulunduğunu bildirdi. 140 milyon tonluk tarihi bitkisel rekolte döneminde 12,5 milyon tonun üzerinde alım yaptıklarını ve üreticilere 187 milyar TL ödeme gerçekleştirdiklerini belirten Güldal, önümüzdeki dönemde temel stratejinin bu stokları piyasa dengelerini gözeterek ekonomiye kazandırmak ve yeni sezona hazırlanmak olduğunu kaydetti.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, katıldığı canlı yayında Türkiye’nin tarımsal üretim gücüne ve yem ile gıda sektörünü yakından ilgilendiren regülasyon hamlelerine ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulundu. Küresel düzeyde gıda güvenliği ve lojistik maliyetlerin tartışıldığı bir dönemde Türkiye’nin rekor alım ve depolama hacmiyle öne çıktığını vurgulayan Güldal, açıklanan verilerin sadece bir bilanço olmadığını, aynı zamanda sanayici ve üretici için uzun vadeli bir öngörülebilirlik garantisi taşıdığını ifade etti.

"TAHIL ARZINDA PROBLEMİMİZ YOK, HATTA FAZLAMIZ VAR"
İklim şartları ve üretim sezonundaki verimlilik, 2026 yılını Türkiye tarımı açısından son yılların en bereketli dönemlerinden biri haline getirdi. Bu yüksek rekolte ortamında piyasa istikrarını korumak adına alım sürecini kesintisiz sürdürdüklerini ifade eden Ahmet Güldal, ellerindeki stok gücünün sektöre sağladığı güvenceyi şu sözlerle dile getirdi: "Arz güvenliği açısından herhangi bir problemimiz yok, hatta fazlamız var. TMO'nun mevcut hububat stoku 17,5 milyon ton seviyesinde bulunuyor. Ülkemizin hububat ve mamul maddelerde en az bir-iki yıllık süreç açısından arz güvenliği problemi yaşamayacağı değerlendiriliyor."
REKOR ALIM VE ÜRETİCİYE 187 MİLYAR TL NAKİT AKIŞI
Yüksek üretimin piyasada fiyat baskısı oluşturmaması için alım fiyatlarının 2 Haziran'da ilan edildiğini hatırlatan Güldal, sezon başında 13 milyon tonluk bir ürün arzı öngördüklerini belirtti. Gerçekleşen alım rakamlarının bu tahminle tam bir isabet yakaladığını vurgulayan TMO Genel Müdürü, bilançonun ayrıntılarını şöyle aktardı: "Yaklaşık 9,8-9,9 milyon ton buğday ve 2,5 milyon ton arpa olmak üzere 12,5 milyon tonun üzerinde hububat alımı gerçekleştirdik. Tahminimizi yüzde 97 oranında tutturarak gerçekleşen tabloyu bugün itibarıyla görmüş bulunuyoruz."
Güldal, teslim edilen ürünlerin bedellerinin 21 ila 26 gün içerisinde üretici hesaplarına aktarıldığını ve bugüne kadar yapılan toplam ödeme miktarının 187 milyar TL'ye ulaştığını kaydetti. Sürecin şeffaflığına da değinen Genel Müdür, analiz ve numune alma noktalarında kamera sistemine geçilerek karşılıklı güvenin artırıldığını söyledi.

20 MİLYON TONLUK DEPOLAMA ALTYAPISI
Rekor seviyedeki ürünün sağlıklı koşullarda muhafaza edilebilmesi, TMO'nun sezon öncesinde geniş çaplı bir depolama diplomasisi yürütmesini zorunlu kıldı. Lisanslı depoculuk kapasitesinin 15 milyon tona ulaştığını, TMO'nun öz mal depolarının ise 4 milyon ton seviyesinde bulunduğunu belirten Güldal, açık yığın alanlarıyla birlikte toplam 20 milyon tonluk depolama hazırlığı yapıldığını ifade etti. "Bu artık devletin, milletin malı, milli servettir" diyen Güldal, stokların haşere, rutubet ve dış etkenlere karşı düzenli olarak kontrol edildiğini vurguladı.
SANAYİCİ İÇİN ÖNGÖRÜLEBİLİR REGÜLASYON VE SATIŞ HAMLESİ
TMO'nun yalnızca alım döneminde değil, tüketim ve işleme sürecinde de piyasa yapıcı rolünü sürdürdüğünü ifade eden Güldal, un ve karma yem sanayisinin önünü görebilmesi için satış fiyatlarının da önceden açıklandığını hatırlattı. Bu kapsamda Ekim ayı itibarıyla Türkiye genelinde 5,5 milyon ton buğdayın satışa sunulduğunu belirten Genel Müdür, bunun TMO tarihinin en yüksek satış stoklarından biri olduğunu söyledi.
2027 VİZYONU: STOKLARI EKONOMİYE KAZANDIRMAK
Küresel ölçekte temel meselenin gıdaya erişim ve nakliye maliyetleri olduğuna dikkat çeken Güldal, Türkiye'nin sahip olduğu stok gücüyle hem kendi ihtiyacını karşılayacak hem de ihracat yeteneğini koruyacak konumda olduğunu ifade etti. Kurumun 2027 yılı ana stratejisini özetleyen Güldal, sözlerini şöyle tamamladı: "Önceliğimiz, mevcut 17,5 milyon tonluk hububat stokunun yurt içi ve yurt dışı imkânlar değerlendirilerek satış yoluyla ekonomiye kazandırılması ve gelecek sezon için gerekli depolama kapasitesinin yeniden oluşturulmasıdır."