Prof. Dr. Tufan Eroldoğan
Faculty of Fisheries,
Cukurova University - Founder of Aquaspin Ltd.
1800’lerden bu yana küresel sıcaklıklar 1°C artmış olup, 2030 ile 2052 yılları arasında bunun 1,5°C daha yükselmesi öngörülmektedir. Deniz seviyesinin yükselmesi ve buzulların erimesi ile birlikte okyanus ve iç su yüzeylerinin ısınmasının önümüzdeki yıllarda birçok balık türünü olumsuz etkilemesi beklenmektedir. (1) Küresel ısınmaya bağlı olarak bazı deniz türleri daha yüksek enlemlere kayarken, Kuzey Kutup Bölgesi ve tatlısu ortamlarında yaşayan türler ise alternatif yaşam alanları bulunmadığından yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. (2) Su ürünleri yetiştiriciliğinin küresel gıda güvenliği, beslenme, geçim kaynakları ve uluslararası ticarete sağladığı önemli katkılara bağlı olarak, iklim değişikliğinin bu alandaki etkisi hayli ilgi görmektedir. (3; 4) Günümüzde su ürünleri yetiştiriciliği sektörü iklim şartlarına son derece bağımlı olduğundan, iklim değişikliğiyle bağlantılı potansiyel risk faktörlerine karşı hassas durumdadır ve bu durum sektörün gelecekte balık yetiştirme ve üretme kapasitesini etkileyebilir.

Aşağıdaki tablo, AB su ürünleri yetiştiriciliği üzerindeki iklim risklerine, üretim ortamına göre genel bir bakış sunmakta ve bu riskleri orta, büyük ve şiddetli dereceli olacak şekilde sınıflandırmaktadır. Şiddetli riskler derhal uyum eylemleri gerektirmektedir. Üretim ortamına göre iklim risklerinin değerlendirilmesi, çeşitli AB projeleri ve diğer kaynaklardan elde edilen kısa ve uzun vadeli senaryolara dayanmaktadır. Ayrıca, çok sayıda rapor, iklim değişikliğinin su ürünleri yetiştiriciliği üzerindeki etkilerinin coğrafi bölgeler, ekonomi, iklim kuşakları, üretim sistemleri ve yetiştirilen türlere bağlı olarak değişebileceğini ortaya koymaktadır.
Tablo 1’de görüleceği üzere, tüm çevresel şartlarda orta dereceli riskler söz konusu olduğunda orta ve uzun vadede yönetimsel önlemler alınması gerekmektedir. Buna karşılık, şiddetli şartlarda kıyı bölgeleri, lagünler ve sulak alanlar için hem deniz hem de kara tabanlı ortamları etkileyen önemli yönetim düzenlemelerine acilen ihtiyaç vardır. Deniz ve karasal ortamlarda artan sıcaklıklar, tatlı su göletlerinde oksijen seviyelerinin düşmesine ve hipoksiye yol açarak su ürünleri üretimi için ciddi bir risk oluşturmaktadır. İklim değişikliğinin sebep olduğu bu su sıcaklığı değişimleri kitlesel ölümleride beraberinde getirmektedir. İklim projeksiyonlarında sık sık çoklu tehlikeler ortaya çıkabilir ve bu sebeple bu risklerin önem ve aciliyetine göre öncelik sırasına konması şarttır. Üretim ortamı ve sistemine göre bu risklere ilişkin daha ayrıntılı bilgiler için “Implementing the Strategic Guidelines on EU Aquaculture Climate-change Adaptation in the Aquaculture Sector1” başlıklı çalışmaya başvurulabilir.

Uyuma yönelik yönetişim nedir?
İklim değişikliğinin su ürünleri yetiştiricileri üzerindeki etkilerinin, daha önce de belirtildiği gibi, tatlı su, tuzlu su veya deniz ortamı gibi faaliyet gösterilen çevre türüne bağlı olarak farklılık göstermesi öngörülmektedir. Çok sayıda araştırma, küçük üreticilerin iklim değişikliği risklerine karşı daha savunmasız olabileceğini ortaya koymuştur. Bunun başlıca sebebi, çiftlik yönetiminde yüksek üretim maliyetleri ve büyük ölçekli işletmelerin aksine toparlanma için yeterli destek sistemlerine sahip olmamalarıdır. Sonuç olarak, iklim değişikliği çoğunlukla istem dışı bir risk olarak görülmekte, sosyoekonomik kırılganlığı artırmakta ve özellikle gıda arz-talep dengesi ile çiftçilerin geçim kaynakları açısından stresi derinleştirmektedir.
Geçtiğimizi günlerde Soto ve Garcia Sampaio (6), “The Aquaculture Adaptation Framework for Climate Change (Aqua-Adapt)” başlıklı bir FAO kitabı yayımladı. Bu kaynak, ülkelerin ve sektör paydaşlarının su ürünleri yetiştiriciliğinin iklim değişikliğine karşı direncini artırmaya yönelik stratejiler geliştirmeleri ve uygulamaları için çok önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. (6)Yazarlar, birçok ülkenin Orta ve Uzun Vadeli Uyum ihtiyaçlarının belirlenmesini kolaylaştıran ve bu ihtiyaçları karşılamaya yönelik strateji ve programların oluşturulup uygulanmasına imkân veren Ulusal Su Ürünleri Planlarını (NAPs) hazırladığını açıkça vurgulamaktadır. Ancak burada dikkat çekici olan nokta, şu ana kadarki benzer yaklaşımlar iklim değişikliği senaryolarında odak noktasının çoğunlukla tarım ve kentsel koruma üzerinde kalmıştır. Su ürünleri yetiştiriciliğinde iklim değişikliğine uyum sağlamak için çeşitli önlemler bulunmaktadır ve bunlar özellikle belirli alanlarda kapasitenin güçlendirilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. İklime dirençli bir su ürünleri yetiştiriciliği sektörü tesis etmek için paydaşların finansman, teknoloji ve alan gibi temel kaynaklara adil erişimden yararlanabilmeleri; yetiştiricilik ve pazarlama stratejilerini uyarlama becerisine sahip olmaları; güçlü kolektif eylem yetenekleri sergilemeleri ve iklim değişikliğinin değişen etkilerini etkin şekilde belirleyip bunlara karşılık verebilmek için sürekli öğrenmeye bağlı kalması gerekmektedir.
Bu sebeple, ülkelerin; çiftçiler, işleyiciler, pazarlar, Ar-Ge kurumları ve yerel topluluklar dahil ilgili paydaşların uyum seçeneklerini belirleyip seçebilmesi için bir rehber ve taslağa ihtiyaçları vardır. Soto ve Garcia Sampaio’nun (6) önerdiği Aqua-Adapt çerçevesi, su ürünleri yetiştiriciliğinde iklim değişikliğine uyum stratejileri geliştirmek için altı adım ortaya koymaktadır.

Şekil 1. Su ürünleri yetiştiriciliği ve kıyı ekosistemi üzerindeki başlıca iklim değişikliği etkileri (Yadav ve diğ., (5)’ten uyarlanmıştır)
1. Su ürünleri yetiştiriciliği uyum birimini tanımlayın: Uyum planı için belirli alanı ve topluluğu (ör. tek bir koy, bir bölge) belirleyin.
2. İklim projeksiyonlarını ve olası senaryoları değerlendirin: İlgili zaman dilimlerinde belirlenen alan için iklim projeksiyonlarını (ör. sıcaklık, fırtınalar) toplayın ve gözden geçirin.
3. Tanımlanan su ürünleri yetiştiriciliği uyum biriminde risk ve/veya kırılganlık değerlendirmesi yapın veya mevcut değerlendirmeyi gözden geçirin: Yerel su ürünleri operasyonları ve topluluklar için spesifik iklim tehditlerini belirleyin.
4. Bir uyum çalışma planı tasarlayın: En uygulanabilir ve etkili uyum önlemlerini seçin, olumsuz yan etkilere (uyumsuzluk) yol açmadığından emin olun. Hedefler ve atanmış roller ile detaylı bir plan oluşturun; örn. risk temelli mekânsal planlama.
5. Çalışma planına uygun stratejiyi hayata geçirin: Planı; finansman, eğitim, politika desteği ve tarım gibi diğer sektörlerle koordinasyon aracılığıyla güçlü destekle uygulayın.
6. Çalışma planının uygulanmasını izleyerek stratejinin uygulanmasını değerlendirin: Açık göstergeler kullanarak ilerlemeyi takip edin, paydaşlarla sonuçları gözden geçirin ve gerektiğinde stratejiye düzenlemelere gidin.

Not: Risk, 4 puanlık bir ölçeğe göre değerlendirilmiştir. Buna göre 0 = uygulanamaz (siyah nokta), 1 = orta dereceli (gri nokta), 2 = büyük (pembe nokta) ve 3 = şiddetli (kırmızı nokta). İklim değişikliği faktörleri CLIMEFISH projesinden uyarlanmıştır.2
Aqua-Adapt veya benzeri uyum metodolojilerinin hayata geçirilebilmesinin önündeki önemli bir engel, bu metodolojilere karşılık gelen bir yönetişim çerçevesinin gerekliliğidir, ki benimsenmesi ve uygulanması açısından en zorlu konu da budur. Bu sebeple, su ürünleri yetiştiriciliğinde iklim değişikliğine uyumun başarılı bir şekilde uygulanabilmesi için, uygun ölçekte faaliyet gösteren ve iç içe geçmiş karar alma süreçlerine sahip, iyi hazırlanmış bir lider kurum veya ekip; kurumları, özel sektörü, sivil toplumu ve araştırma kuruluşlarını sürece dahil edecek bir koordinasyon mekanizması; uyum eylemlerini mümkün kılacak destekleyici politika ve normlar; ve yeterli ekonomik ve insan kaynakları gerekmektedir (7).

Genel olarak, su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisinde iklim değişikliğiyle etkin şekilde mücadele edebilmek için tüm ilgili tarafları kapsayan pratik ve acil uyum stratejilerinin hayata geçirilmesi kritik önem taşımaktadır. Bu, çiftçilerden ve su ürünleri topluluklarından bilimsel ve yenilikçi kurumlara, politika yapıcılar ve uygulayıcılar dâhil olmak üzere yönetim mekanizmalarına kadar herkesi kapsamaktadır. Müşterek çabalar, su ürünlerinin hem iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada hem de bu değişimlere uyum sağlamada kullanılabilmesi için hayati önem taşımaktadır. Bu süreç, iklim etkilerine karşı direnci artıran teknoloji ve uygulamaların benimsenmesini içermektedir. Şüphesiz bu zorlu bir çabadır, ancak iklim değişikliğine dayanıklılık için bir çözüm bulmamız kaçınılmaz!
REFERENCES/KAYNAKLAR
- 1- Dervash, Moonisa Aslam, et al. "Global warming: Impacts of temperature escalation." Phytosequestration: strategies for mitigation of aerial carbon dioxide and aquatic nutrient pollution. Cham: Springer International Publishing, (2023). 27-36.
- 2- Dahms, Carolin, and Shaun S. Killen. "Temperature change effects on marine fish range shifts: A meta-analysis of ecological and methodological predictors." Global Change Biology 29.16 (2023): 4459-4479.
- 3- Dabbadie, Lionel, et al. "Effects of climate change on aquaculture: drivers, impacts and policies." Impacts of climate change on fisheries and aquaculture (2019): 449.
- 4- Maulu, Sahya, et al. "Climate change effects on aquaculture production: sustainability implications, mitigation, and adaptations." Frontiers in Sustainable Food Systems (2021)5: 609097.
- 5- Yadav, Nitesh Kumar, et al. "Climate change effects on aquaculture production and its sustainable management through climate-resilient adaptation strategies: a review." Environmental Science and Pollution Research 31.22 (2024): 31731-31751.
- 6- Soto, D. & Garcia Sampaio, F., eds. 2025. FAO Fisheries and Aquaculture Technical Papers, No. 739. Rome, FAO. https://doi.org/10.4060/cd6476en.
- 7- FAO, 2025. Guidelines for Sustainable Aquaculture. Rome. DOI https://openknowledge. fao.org/handle/20.500.14283/cd3785en.