Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEM-BİR) Başkanı M. Ülkü Karakuş, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) tarafından düzenlenen VII. Balık Besleme ve Yem Teknolojileri Çalıştayı’nda sektörün hammadde stratejisine dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Karakuş, Türkiye’nin soya üretiminde %95 oranında dışa bağımlı olmasının bir ‘kompleks’ haline getirilmemesi gerektiğini, coğrafi kısıtlar sebebiyle ithalatın kaçınılmaz bir üretim realitesi olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin yıllık 30 milyon tonluk yem üretim kapasitesini beslemek için yaklaşık 15 milyon ton hammadde ithal ettiğini belirten M. Ülkü Karakuş, özellikle soya konusundaki yerli üretim projeksiyonlarının gerçekçi zeminde tartışılması gerektiğini ifade etti. Geçmiş yıllarda GAP bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında soya üretimini artırmak için yürüttükleri saha çalışmalarını hatırlatan Karakuş, "Dağı taşı soya lehine zorlasak ve en yüksek fiyatı versek bile, Türkiye’de kendi yeterliliğimizi %20’nin üzerine çıkaramıyoruz. Bu bir teslimiyet değil, coğrafyanın ve iklimin getirdiği bir kısıttır," dedi.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş
Soya üretiminin mısır, ayçiçeği ve pamuk gibi rakip ürünlerle aynı ekim alanlarını paylaştığına dikkat çeken Karakuş, ekonomik dengelerin bu ürünler arasında bir tercih zorunluluğu yarattığını belirtti. İthal edilen soyanın aslında bir "üretim ithalatı" olduğunu savunan Karakuş, "Biz bu hammaddeyi getirip katma değerli balık, tavuk ve süt ürünlerine dönüştürerek ihraç ediyoruz. 2025 Türkiye’sinde bu ithalatı bir zayıflık gibi görmeyi bırakıp, rasyonel politikalarla süreci yönetmeye odaklanmalıyız," ifadelerini kullandı. Karakuş ayrıca, küresel ısınmanın iklim krizine dönüştüğü bu dönemde, planlı üretimin merkezine suyun konulmasının hayati önem taşıdığını ekledi.
TÜRKİYEM-BİR Başkanı M. Ülkü Karakuş, konuşmasında 1974 yılında kurulan birliğin Türkiye’deki yem üretiminin dörtte üçünü temsil ettiğini vurguladı. Sektörün son yıllarda 800 bin tonu aşan balık yemi üretimiyle büyük bir ivme yakaladığını belirten Karakuş, özellikle hayvansal üretim ihracatında balıkçılık sektörünün lider konumunu korumasının hammadde tedarikindeki rasyonel yaklaşımlara bağlı olduğunun altını çizdi.